1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. DİYARBAKIR

  4. 28 Şubat bin yıl sürecektir' ifadesinin somut örneğini ne yazık ki günümüzde görüyoruz
28 Şubat bin yıl sürecektir' ifadesinin somut örneğini ne yazık ki günümüzde görüyoruz

28 Şubat bin yıl sürecektir' ifadesinin somut örneğini ne yazık ki günümüzde görüyoruz

'28 Şubat bin yıl sürecektir.' ifadesinin somut örneğinin günümüzde görüldüğüne dikkat çeken Diyanet Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen, cezaevlerinde mağdur edilen insanlara yeniden yargılama yolunun açılması gerektiğine vurgu yaptı.

A+A-

28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi'nden oluşan bir heyet, Diyanet Sen Diyarbakır Şubesi'ni ziyaret ederek destek talebinde bulundu. Burada yaptığı konuşmada, '28 Şubat bin yıl sürecektir' ifadesinin somut örneğinin günümüzde görüldüğüne dikkat çeken Diyanet Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen, cezaevlerinde tutulan 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru insanlara yeniden yargılama yolunun açılması gerektiğine vurgu yaptı.

FETÖ tarafından değişik hile ve desiseler ile cezaevine konulan mahkûm ailelerinin oluşturduğu 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Sözcüsü Musap Arasan ve beraberindeki heyet, cezaevlerindeki mahkûmların sesini duyurabilmek için siyasi parti ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmeye devam ediyor.

Bu kapsamda Diyanet-sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen'i ziyaret ederek 28 Şubat sürecini ve bu süreçte yaşadıkları mağduriyeti dile getiren İnisiyatif yetkilileri, Evsen'den destek talebinde bulundular.

Türkiye'de bir dönem yaşanan hukuk garabetine değinen 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Sözcüsü Musap Arasan, bu süreç içerisinde mağdur edilen ailelerin dramlarını anlattı.

Arasan, "Malumunuz 28 Şubat'ta bir darbe süreci yaşandı ve askeri vesayetin brifingleriyle yargı süreci işledi. Ve bir sürü mağduriyet oluştu. Devam eden süreçte FETÖ yargısını görüyoruz. Onlar da benzer bir süreç işlettiler ve yüzlerce insan, onların vermiş olduğu kararlarla şu an halen cezaevinde. Bu işkencelerin içerisinde askıya alma, ailelerin sorgu yerlerine getirilip aileleriyle tehdit edilmesi, mezarlarını kazdırmaları, kaçırmalar, ortadan kaldırmalar gibi ciddi süreçler sonrasında ifadeler imzalatıldı ve bu insanlara bu süreç böyle işledi." dedi.

"Hukuksuzluklar yargı sürecinde de devam etti"

Yargı sürecinde de söz konusu hukuksuzlukların devam ettiğine dikkat çeken Arasan, "Tabi dosyalar mahkemelere gitti. Mahkemeler de önyargılarla bu dosyalara baktılar, bakıyorlar. Özellikle darbe sürecinden sonra ortaya çıkan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin durumu var. Onlar da dosyaları aynı şekilde, polisin zorla uydurulmuş ifadeleri ve belgeleri savcıların önüne koydular. Orada da önyargılı bir şekilde bunlar imzalandı ve maalesef yüzlerce insan hukuksuzluklar içerisinde cezaevlerine konuldular. Ve şu anda 20 – 25 - 27 yıldır cezaevindeler. Yani düşünün; 50 bayram çocuklarından uzak, anne babalarından uzak bu insanlar. Çocuklarının acı - tatlı hiçbir günlerinde yanlarında olamıyorlar. Anne babaları onlara hasret vefat ediyorlar." ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz bu dosyaların ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu"

Gelinen süreçte seslerinin duyulmadığına değinen Arasan, şunları söyledi:

"Ve geldiğimiz süreçte, 15 Temmuz gibi bir darbe süreci yaşandı. Bundan sonra da ortaya çıkan yeni veriler, bu insanların bir kez daha gündeme getirilmesi, bir kez daha dosyalarının ele alınması gerektiğini bize göstermiş oldu. Daha önce onlarca KHK ile ceza düzenlemeleri yapıldı. Ergenekon ve balyoz davalarındaki gelişmeler de yine malumunuz. Ama bu insanlar bir türlü bu yasaların içerisine dâhil edilmedi ve sesleri duyulmadı maalesef."

"Bu hukuksuzluğun giderilmesini istiyoruz"

Arasan, son olarak şunları kaydetti:

"Bu aşamadan sonra yine gündemde yeniden yargılanma ve ceza indirimi söz konusu. Bu insanların haklarının iadesini, bu hukuksuzluğun giderilmesini istiyoruz. Hükümetten talebimiz budur. Cumhurbaşkanımız sürekli bunu dillendiriyor,  'cezaevinde mağdur insanlar var, 15 - 20 yıldır.' söylemleriyle. Ama yine bakıyoruz ki kimse adım atmıyor bu konuda. Biz, İnisiyatif olarak yeniden çalışmalarımızı başlattık. Bu kapsamda size gedik, desteklerinizi bekliyoruz."

"28 Şubat bin yıl sürecektir' ifadesinin somut örneğini ne yazık ki günümüzde görüyoruz"

Ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren Evsen ise 28 Şubat sürecinin Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak yazıldığına vurgu yaptı.

"Dönemin askeri zevatından birinin, '28 Şubat bin yıl sürecektir.' ifadesinin somut örneğini ne yazık ki günümüzde görüyoruz." diyen Evsen, "Bu bizim için Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara lekelerle yazılmış bir ifade olarak duruyor. Birçok noktada FETÖ yargısının yapmış oldukları gün yüzüne çıkmış olmasına rağmen bu kardeşlerimizin en azından yeniden yargılanması gerektiği noktasında bir yol aydınlığı olarak önümüzde duruyor. Özellikle 28 Şubat ve süreci içerisindeki yargılanmalarla hala içeride olan bu şahıslarla ilgili dosyaların incelenmesi, haklarında bilgi ve belgelere göre cezalarının ya sona erdirilmesi ya da yeniden yargılanma usullerine riayet edilerek yeniden yargılanıp bu işin çözülmesi kanaatindeyiz." şeklinde konuştu.

"28 Şubat'ı geride bırakma noktasında artık adımlar atılması gerekir"

Evsen, "Toplumda da ciddi manada da görüştüğümüz birçok insandan da konuyla ilgili taleplerle karşı karşıya kalıyoruz. Artık 28 Şubat bin yıl sürmemeli. 28 Şubatı geride bırakma noktasında artık adımlar atılması gerektiği görüşündeyiz. Kimse görüşünden, düşüncesinden dolayı yargılanmamalıdır. Devletin asli unsurlarına zarar verecek iş ve eylemlerden dolayı bu kadar insanın bu kadar uzun süre içeride hapsedilmesinin bir manası ve mantığı olmadığı düşüncesindeyim. Bunu bir defa daha deklare edelim. Acilen buna bir son verilmeli ve bu arkadaşlarla ilgili adli süreç başlatmalı. Bu adli süreçle birlikte de en azından tahliyelerinin acilen gerçekleştirilmesi, bu insanların aileleriyle buluşturulması ve bu acıların bir an önce sona erdirilmesi gerekiyor."

İLKHA

Bu haber toplam 723 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.