28 Şubat mağduriyetini bir an önce gidermek zorundasınız

28 Şubat mağduriyetini bir an önce gidermek zorundasınız

​28 Şubat sürecindeki yargı kararlarında FETÖ parmağına işaret eden Avukat Muhlis Alkan, Balyoz ve Ergenekon dosyalarının beraatla sonuçlandığına dikkat çekerek 28 Şubat mağdurlarına da yeniden yargılama yolunun açılması gerektiğini belirtti.

28 Şubat 1997 yılında gerçekleştirilen ve "post-modern darbe" olarak adlandırılan karanlık sürecin üzerinden tam 21 yıl geçti. Darbenin brifingli yargıçları ve FETÖ'nün kumpaslarıyla binlerce insanın hayatı karartıldı.

Bugün o dönemin mahkemeleri kapatıldı, hukuksuz kararları veren FETÖ'cü savcı ve hâkimlerin bir kısmı cezaevine atıldı ama onların mağdur ettiği yüzlerce insan hâlâ cezaevinde.

Türkiye Hukukçular Derneği Mardin Temsilcisi Muhlis Alkan, son günlerde yeniden gündeme gelen 28 Şubat döneminin hukuksuzluklarını ve mağdurların akıbeti hakkında İLKHA'ya açıklamalarda bulundu.

28 Şubat 1997 yılında Refah Partisi dönemine denk gelen ve Genelkurmay Başkanlığı’nın oluşturduğu bir grubun yaklaşık 6 milyon kişiyi fişlediğini hatırlatan Alkan, bu kişilere "irticaiyi faaliyetlerde" bulundukları gerekçesiyle işlem yapıldığını belirtti.

"21 yıldır bu insanlar mağdur bir şekilde ceza evinde yatıyorlar"

Yapılan işlemlerde hem yargı hem de medya organlarının kullanıldığı ifade eden Alkan, "Özellikle yargı ayağında bütün Yargıtay üyelerini, Danıştay üyeleri, Anayasa Başkanı ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığına çağrılarak, brifing verdiler. Özellikle irticaiyi faaliyetlerle ilgili neler yapılabileceği konusunda yönlendirdiler. Nitekim bunların sonucunda da birçok insan mağdur oldu. Haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yargılanıp haksız bir şekilde ceza aldılar. 1997 yılından beri yaklaşık 21 yıl geçti. 21 yıldır bu insanlar mağdur bir şekilde ceza evinde yatıyorlar." diye konuştu.

Alkan, şunları söyledi: "Genelkurmay Başkanlığının darbeye yönelik olarak, bazı kesimlerin yönlendirilmesiyle yapılan yargılamalarda irticai faaliyetlere katıldığı hesabıyla birçok kişi gözaltına alınmıştı. Bu kişiler yalnızca ve yalnızca başörtüsü yasağını protesto etmek amacıyla yürüyüşlere katılmış veya basın açıklaması yapmış olan kişilerdir. Bu insanlar Filistin’le, Kudüs’le ilgili yapılan baskı ve yıldırmalara karşı açıklama yapan insanlardı. Bunların yaptığı açıklamalar bir şekilde 'Förgüt yöneticiliği', 'örgüt üyeliği' gibi veya 'anayasal düzeni bozmak' gibi suçlarla yargılanmış ve ceza almışlardı. Bunların yargılandığı mahkemelerin verdiği cezalar ne hikmetse hepsi Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesine gitmiş ve bunların hemen hemen hepsi onaylanmıştı. Hatta bir kısım davalar ceza miktarları düşük görüldüğü için bozulup ceza miktarları artırılmıştı."

"Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesini kapatıyorsanız bunların aldığı kararları da sorgulamak zorundasınız"

28 Şubat mağdurlarını yargılayıp cezaevine koyan Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi üyelerinin, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından FETÖ’den gözaltına alınıp tutuklandıklarını hatırlatan Alkan, Bu yüzden de 9'uncu Ceza Dairesi kapandı ve dosyaları başka ceza dairelerine verildi. Bu tür kararları alan Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesini kapatıyorsanız, üyelerini görevden alıp yargılıyorsanız bunların aldığı kararları da sorgulamak zorundasınız. Özellikle Çevik Bir ve Batı Çalışma Grubu diye belirtilen grubun yönlendirilmesiyle alınan Yargıtay kararları ve mahkeme kararlarının sorgulanması gerekiyor." dedi.

Buna ilişkin 2004 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "28 Şubat mağdurlarının mağduriyetini gidereceğiz." şeklindeki açıklamalarına işaret eden Alkan, "Bununla ilgili verdiği 3 isim vardı. Yakup Köse, Salih Mirzabeyoğlu ve Mehmet Ali Tekin. Bunlara yeniden yargılanma yolu açıldı. Bunlar yargılanıp tahliye oldular, mağduriyetleri giderildi. Ama biz Cumhurbaşkanımızdan şunu da istiyoruz. Bu 3 kişiyle sınırlanmasın diğer 550-600 mağdur var." ifadelerini kullandı.

"550-600 kişi için de yargılama yolunun açılmasını hukukçu olarak bekliyoruz"

.28 Şubat mağdurlarıyla birlikte ailelerin de mağdur edildiğini ve bunlara bir an önce yargı yolunun açılması gerektiğine vurgu yapan Alkan, sözlerine şöyle devam etti:

"Anayasa Mahkemesine başvuru yolları 2012 yılıyla sınırlanmış ve o tarihe kadarki kararlar kesinleştiği için sonrasında herhangi bir kesinleşen karar olmadığından 28 Şubat mağdurları için yeniden yargılama yolu açılmıyor. Bununla ilgili özelikle Cumhurbaşkanımızdan daha önce verdiği 3 ismin yargılama yolu açıldığından dolayı diğer 550-600 kişi içinde yargılama yolunun açılmasını hukukçu olarak bekliyoruz. Bu mağdurlar o zaman bir şekilde karakollarda baskı unsuruyla, işkencelerle alınan ifadeler sonucunda uydurma suçlarla yargılamışlar.  Özellikle de bu yargılamayı yapan bu kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ üyeleri olduğu ortaya çıktı. Bu mağduriyetleri bir an önce gidermek zorundasınız. Çünkü ayyuka çıkmış bir durum söz konusudur. Bunlar sadece 28 Şubat mağdurları değil aynı zaman da FETÖ mağdurlarıdır."

"Ergenekon ve Balyoz davaları için yeniden yargılama yolu açıldı, neden bu 28 Şubat mağdurları için de yapılmıyor?"

Alkan, "Ergenekon ve Balyoz davalarından yargılananlarla ilgili FETÖ kumpası olduğu bir şekilde yargıya müdahale edildiği ve bunların haksız bir şekilde yargılandıklarına yönelik bir kanıyla yeniden yargı yolu açıldı. Neden bu çabuk müdahale, 28 Şubat mağdurları için yapılmıyor? Biz, 'bu kişilere beraat verilsin, bunlar tahliye edilsin' demiyoruz. 'Yeniden yargılansınlar', diyoruz. Bu mağdurlarda adil bir şekilde yeniden yargılanma talebinde bulunuyorlar. İnşallah yeniden yargı yolu açılır ve mağduriyetleri giderilir." diye konuştu.

İLKHA









HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.