6-8 Ekim şehitleri Ankara'da yad edildi

6-8 Ekim şehitleri Ankara'da yad edildi

6-8 Ekim 2014 saldırılarında hunharca katledilen Şehid Yasin Börü ve arkadaşları için Ankara'da bir anma programı düzenlendi.

HÜDA PAR Ankara İl Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından 6-8 Ekim 2014’te HDP/PKK elemanları tarafından hunharca katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının şehadet yıldönümleri dolayısıyla anma programı düzenlendi.

Hacı Bayram Veli Camii avlusundaki Eşrefoğlu Rumi Konferans Salonunda düzenlenen programa; HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir ve HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, siyasi partiiler, STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Program, Hafız Ahmet Gürgen’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Program, HÜDA PAR Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Murat Günaydın’ın açılış konuşması ile devam etti.

"Karanlık eller, iyiliğin ve yardımlaşmanın eli olan Yasin Börü ve arkadaşlarını vahşice katlettiler"

HÜDA PAR Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Murat Günaydın

Günaydın, "Şehit Yasin Börü ve arkadaşları, bir ekim ayında, bir Kurban Bayramı’nda taşıdıkları iyilik ve yardımlaşma mesajının onlara yüklediği sorumluluk gereği yola çıkan bu asrın mücahitleriydi. Onlar iyilik ve kötülük mücadelesinde iyiliğin, hak ve batıl mücadelesinde hakkın, güzellik ve çirkinlik mücadelesinde güzelliğin yanında olarak nebevi mesajın pratiği, aslı ve öznesi olduklarını ispat eden bu asrın Habibi Neccar’larıydı. Onların bu muhkem ve kararlı çizgisi elbette bir takım karanlık mahfillerin de hedefi olmuş, bu çizgi birilerini daim olmak üzere hazımsızlığa mahkum etmişti. Ve işte bu karanlık eller, iyiliğin ve yardımlaşmanın eli olan Yasin Börü ve arkadaşlarını vahşice katlettiler. Yasin Börü ve arkadaşları, döktükleri kanları ile tarihe mesaj verdiler, geri durmadılar, ileri atıldılar ve şehadete kavuştular. Onların masumiyeti, geçmiş mazlumiyetin tefsiri oldu. Aziz, pak ve nurani kanları yeni bir dönemin kapısını açmış ve her daim büyük ve yüce bir örneklik olarak gösterdikleri iyilik mücadelesi Hür Hençliğin meşalesi olmuştur." dedi.

"Yasin Börü ve arkadaşlarının taşıdığı misyon, bugün biz hür gençliğin omuzlarına yüklenmiş ağır bir vazifedir"

Devamında Günaydın, şunları aktardı:

"Gökyüzü ve yeryüzü şahit olsun Yasin'e, onun çağrısına iyilik ve güzellik aşkına eşlik etsin kainat, kanat çırpsın mavi gökyüzüne şehitlerin aziz hatırasına şehadet kuşları, bağrımızda büyüyen şehitlerin mesajıdır. Bilmelidir bunu tarih, zaman ve mekan! Yasin Börü ve arkadaşlarının taşıdığı misyon, bugün biz hür gençliğin omuzlarına yüklenmiş ağır bir vazifedir. Bu vazife, bizlere mücadele etmeyi iyilik ve adalet yolunda her türlü zorluğu göze almayı farz kılmıştır. Bizler de bu farzın gereği olarak içerisinde yaşadığımız toplumda halka karşı hizmet sorumluluğumuzu yerine getirmek, iyilikleri çoğaltmak ve kötülüklere set olmak adına elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Şehit Yasin Börü ve arkadaşları, Hüseyni şehadet mektebinin bu asırdaki tecellisi olmakla birlikte şehadet aşkını ve özlemini de bizlere miras bırakmıştır. Şehadetlerinin sene-i devriyesinde aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, şehadetlerini bir kez daha tebrik ediyoruz. Hür Gençlik olarak bir kez daha sizlerin huzurunda söz veriyoruz ki; aziz şehitlerimizin bu kutlu davasını bedenimizde ruhumuz var olduğu müddetçe sürdüreceğiz. Onları hiçbir zaman için unutmayacağız, unutturmayacağız."

Yapılan açılış konuşmasının ardından sinevizyon gösterisi ile devam eden program ilahi sanatçıları tarafından seslendirilen ezgilerin ardından tiyatro gösterisiyle ile devam etti.

"Şehit Yasin Börü'nün kanının bereketi asırlarca devam edecek"

HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir programda kısa bir selamlama konuşması yaptı.

1-001.png

HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir

Demir, "Yasin Börü o kadar değerli bir miras ortaya bıraktı ki arkasında söylenecek çok fazla şey var. Tarih boyunca bütün şehitlerin, kanları bereketli olmuştur. Ama Şehit Yasin Börü'nün kanının bereketi asırlarca devam edecek bir bereket vermiştir. Yasin Börü ile ilgili tanımlama yapacak olursam elbette ki Yasin Börü, Fikri ve Hatice Börü'nün oğlu olan Yasin diye tarif etmeyiz onu. Çünkü bu onu tarif etmeye yetmez, tarif edemez onu. Umut Kervanı'nın değerli hizmetçisi, fakirlere yardım götüren ve caniler tarafından katledilen Yasin diye tarif etsek belki az bir şey tarif etmiş oluruz ama yine de hakkıyla tarif etmeyiz onu. Yasin Börü, bir model oluşturan, yaşantısıyla, mücadelesiyle, geçmişiyle, yetişme tarzıyla mücadele verdiği sahalarda, camiyle, bütünleşmesiyle aslında bir model, bir siret ortaya koyan aziz bir kardeşimiz. Gençliğimiz için rol model bir insan. Belki bu hakkıyla, onu tarif eder. Ayrıca aslında Yasin Börü bizim doğu toplumunun vicdanıdır." dedi.

"Gençler Şehit Yasin'in yaşantısını, mücadelesini ve mirasını ilelebet örnek alınmalı"

Devamında ve son olarak Demir, "Çünkü o dönemi hepimiz biliyoruz. Çok karanlık bir zaman, çok karalık dönemler yaşamış bir toplum. Çok karanlık senaryoların, kirli projelerin, kirli ilişkilerin ortaya konularak memleketin geleceğinin karanlığa mahkum edilmek istendiği bir dönemde Yasin Börü'nün kanı bunların hepsini deşifre etmiş, afişe etmiş. Yalanı kirli proje diye ortaya koymuş, dosdoğru yolu da kendi kanıyla ortaya koymuş, perçinlemiş ve bize bir yol, bir siret ortaya koymuştur. Aslında bu anlamda söylenecek tek şey var ve bundan daha çok gençlere yönelik söylenecek bir konudur. Onun mirasına sahip çıkılması gereken bir model, insan; yaşantısını cami ile bütünleştirilmiş camiyi yetişme mektebine dönüştürmüş, kendisi, arkadaşları ve Aytaç Baran gibi aziz hocaları ile birlikte aslında bize ve çocuklarımıza bir yol, bir siret bir model ortaya koymuş. Kanı ile hem bunu tarihe yazmış hem model haline getirmiştir. Gençlerden tek arzum var; onun yaşantısı, onun mücadelesi ve onun mirası ilelebet örnek alınmalı, yaşatılması ve model olarak hayatın merkezinde tutulmalıdır. Bu vesile ile bir kez daha onu rahmetle anıyorum. Rabbim bizleri onların şefaatine mahrum etmesin inşallah." ifadelerine yer verdi.

Günün anlam ve önemine dair HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yunus Emiroğlu bir konuşma yaptı.

"Biz şehadete, şehitliğe yabancı değiliz"

Konuşmasının başında Emiroğlu, Filistinli mücahitleri, Aksa Tufanı ile başlattıkları taarruzdan dolayı tebrik edip hayır duasında bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yunus Emiroğlu

Ardından Ahzab Suresi'nde şehitlerle ilgili ayeti hatırlatarak konuşmasına devam eden Emiroğlu, "Bugün 6-8 Ekim vahşetinde hunharca katledilen kardeşlerimizi yad etmek, onları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı göstermek için bir araya geldik. Eğer birine üzülecek isek, eğer birine ağlayacak isek o biz olmalıyız. Çünkü onlar gittiler ve biz öyle inanıyoruz ki kazandılar. Şehitler asla kayıp değildir. Onun için biz şehit verdik yerine şehit kazandık demeyi tercih ediyoruz. Bizim inancımıza göre onlar ölüm ahitlerini yerine getirdiler, sadakat gösterdiler, pes etmediler, mücadele ettiler ve şahitliklerini şehitlik ile taçlandırdı. Allah mübarek eylesin. Şehadet ve şehidlik denilince aklımıza tabi çok şey geliyor. Bunlar bizim yabancısı olduğumuz kavramlar değil. İnsanlık mücadelesi kadar eskidir; şehadet, şehitlik ve şahitlik. Habil ile başlayan bir süreçtir bizim davamız. Biz şehadete, şehitliğe yabancı değiliz. Biz şehadeti Hazreti Zekeriya'dan tanırız, Hazreti Yahya Aleyhisselam'dan biliriz, biz şehadeti Uhud'tan biliriz, Bedir'den tanırız. Biz şehadeti Kerbela'dan tanırız, biz şehadeti 'mücadelem din ve Allah içindir' diyen Şeyh Said'ten tanırız. Biz şehadeti Hüseyinlerimizden, Selahaddinlerimizden biliriz. En çok da 6-8 Ekim döneminde, o kanlı günlerde Rabbimize uğradığımız Yasin'imizden tanırız, Turan'ımızdan biliriz, Hasan'ımızdan, Hüseyin'imizden tanırız, Cumali'mizden Riyad'ımızdan biliriz." ifadelerine yer verdi.

"Bu mücadele aslında adananlarla aldananların mücadelesidir"

Emiroğlu, "Bu mücadele hak ile batılın, imanla küfrün mücadelesidir. Bu mücadele ma'ruf ile münkerin, doğruyla eğrinin mücadelesidir. Ve bu mücadele kıyamete kadar devam edecektir. Zaten bizim mücadelemizin temelinde de bu vardır. Yani insanlığın imtihanının temelinde bu vardır. Hak ile batılın, imanla küfrün mücadelesi vardır. İnsanlar, inananlar ve inkar edenler diye tasnif edilir. Ama bu mücadele aslında adananlarla aldananların mücadelesidir. Ya gerçekten biz Rabbimizin bize lütfettiği bu nimeti O'nun rızası doğrultusunda kullanacağız, O'na adayacağız, bize teklif ettiği bu büyük ticareti kabul edeceğiz, sonsuzluğa uçacağız ya da şu geçici fani aleme gönül verip aldananlardan olacağız. Allah sonumuzu hayreylesin. Allah bizi aldananlardan eylemesin. Şehitlik bu kutlu mücadelede yani bu şahitlik sürecinde en zirve noktadır. Aslında biz bu dünyaya şahitlik etmeye geldik. Şehitlik ise bu şahitliğin tacıdır, zirvesidir, artık son noktasıdır." diye konuştu.

Furkan Katuç'un seslendirdiği şiirin ardından ise program ilahi ve ezgilerin seslendirmesiyle devam etti. İlahi ve ezgi dinletisinin ardından ise son olarak program Sedat Yalçınkaya Hoca'nın yaptığı dua ile nihayete erdi. (İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.