1. HABERLER

  2. ADIYAMAN

  3. ADIYAMAN

  4. ​Asırlık çınar eski ramazanın zorluklarını anlattı
​Asırlık çınar eski ramazanın zorluklarını anlattı

​Asırlık çınar eski ramazanın zorluklarını anlattı

​Adıyaman'da ikamet eden asırlık çınar Abdurrahman Çavuş, eski ramazanın zorluklarını ve çektiği yoksulluğu anlattı.

A+A-

Adıyaman merkeze 5 kilometre uzaklıkta bulunan İndere (Zey) köyünde ikamet eden 96 yaşındaki Abdurrahman Çavuş, eski ramazanın zorluklarını anlattı.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtulma olan 11 ayın sulatanı ramazan ayının orucunu ilerlemiş yaşına rağmen tutan Çavuş, eskiden iftar ve sahurda yitecek yemek bulmakta zorlandıklarını şimdiler de ise çeşit çeşit yemeklerin olduğunu söyledi. Çavuş, bunlara karşı insanın daha fazla şükretmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Geçmiş yıllarda çok büyük sıkıntılar çektiklerini dile getiren Çavuş, şimdi sofralarda büyük bereket olduğunu belirterek, "Evvelki yıllarda yemek için ekmek bulamıyorduk. Giyecek üst baş bulmak dahi çok zordu ama şimdi maşallah en fakirin sofrasında çeşit çeşit yemekler var. Şimdilerde insanlar her yemeği beğenmiyor. Fakirin çöpe attığı yemekle bile insanın karnı doyar." dedi.

Eskiden sahur ve iftar vakitlerini belirlemek için yıldızlara ve aya bakarak zamanı belirlemeye çalıştıklarını anımsatan Çavuş "Şimdilerde saatler var. Zamanı ölçmek kolay olmuş. Sahurlarda davullar çalıyor. Sıkıntı yaşamıyoruz." şeklinde konuştu.

"Camiler şimdi boş, kimse yok"

"Müslümanlar birbirini beğenmiyor." diyen Çavuş, "Bizim köyün İmamı Molla İsmail, hoparlör olmadığı halde gür sesle ezan okurdu. O zaman camilerde oturacak yer bulamazdık. Şimdi camiler boş, kimse yok. İmam Ali, camilerin olacağını ancak içinde insanların azalacağını söylemiş. Şimdi kimseye bir şey diyemiyorsun. Hemen karşılık veriyorlar." ifadelerini kullandı.

Orucun ve namazın son derece ehemmiyetli ibadetler olduğunu ve asla terk edilmemesi gerektiğini dile getiren Çavuş, "Ben 96 yaşındayım bugüne kadar hiç orucumu, namazımı kazaya bırakmadım. Gençken sabah namazının abdestiyle yatsı namazını kılabiliyordum. O zamanlarda orakla buğday biçtiğimiz halde ibadetlerimizi terk etmiyorduk." dedi.

Sahur ve iftar yemeklerini kendisinin hazırladığını belirten Çavuş, "Ben iftar için sulu ve pilav hazırlamışım. Patates ve yumurta haşlamışım bütün bu nimetlerin kıymetini bilmesek mahşer günü bu nimetler bizden şikâyetçi olacaktır." ifadelerini kullandı.

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.