1. YAZARLAR

  2. Abdullah ASLAN

  3. Barış süreci mi yoksa zaman ve güç kazanma evresi mi?
Abdullah ASLAN

Abdullah ASLAN

Doğruhaber Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış süreci mi yoksa zaman ve güç kazanma evresi mi?

A+A-

Malumunuz bir yılı aşkındır bir çözüm sürecinin başlatıldığı ifade ediliyor.  Bu süreç başlatılırken herkes ‘ölümler duracak’ diye tabiri caizse iki kovboy arasındaki suskunluğa ‘evet’ dedi ve destekledi. Mustazaflar Camiası da, Kürt ve Türk halklarına zarar veren bu iki tarafın çatışmazlığını destekleyeceğini deklare etti ve bu konu da üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını çeşitli vesilelerle ifade etti.

Ancak o gün bugündür ‘artık çatışmayacağız’ diye sözleşen iki tarafın, yoğun bir faaliyet içerisine girdikleri hiç gözden kaçmadı. Bu “süreç”in ileriki süreç için yoğun bir savaş hazırlıkları yapıldığı ve tarafların adeta yoğun mevzi hazırlıkları yaptıkları bir fasıla olduğu o kadar da sır kalmadı. Sanki taraflar, “çatışmazlığı” “daha yoğun bir çatışma” için bir teneffüs olarak gördü ve öyle de değerlendiriyor.

Devlet veya hükümet başlatmış olduğu sürecin ruhuna aykırı olarak daha muhkem karakollar inşa yoluna koyulurken, PKK/KCK/BDP de daha yoğun insan kaynağı oluşturma hedefine kilitlendi ve bu anlamda tehdit, şantaj veya kandırma yoluyla da olsa yoğun bir çocuk kaçırma olay veya olaylarına imza attı. Şuan kayıp yüzlerce çocuktan söz ediliyor ve bütün bunları PKK’nin kaçırdığı veya kandırdığı ifade ediliyor.

PKK’nin çocuk ve gençleri özellikle karşıt cinsler üzerinden ahlaksızlık ve aşk yöntemleriyle götürdüğü belirtiliyor. Mardin’den, Diyarbakır’dan saf ve temiz dimağlarıyla batıya okul okumaya gelen Mahmutlar ve Hasanlar gibi gençlerin, bir süre sonra kayboldukları ve ardlarından yapılan araştırmalarla onların sosyal ağlarda PKK işaretlerini taşıyan kızlarla resimlerinin olduğu ifade ediliyor. Maalesef bu yöntem sözü edilen zihniyetin tıynetinden uzak değil. Geçmişte de gençleri bu yöntemlerle hep kandırdıkları biliniyor.

İşin başka bir yönü de, sürecin başladığı günden bu yana PKK’nin halka yönelik yüzlerce belki binlerle ifade edilebilecek küçük-büyük saldırısı oldu. Hatta zaman zaman bu, PKK DEVLETLE ANLAŞTI, HALKA SAVAŞ AÇTI yorumlarına yol açtı ki vakıa da onu gösteriyor.

Daha önce sosyal ortamda da ifade ettiğim gibi; PKK sadece birkaç gün içerisinde Mardin’de bir eve bomba ve molotoflarla saldırdı; Lice’de dindar ve dini hassasiyeti olan iki kardeşi kaçırmak istedi, halk ve diğer aile bireyleri karşı çıkınca aileyi uzun namlulu silahlarla tarayıp üç kişiyi yaraladı; Şırnak’ta dokuz işçiyi kaçırdı ancak fidye karşılığı daha sonra serbest bıraktı…

Evet, bütün bunların yanında ‘aman süreç var, sürece zarar gelmesin’ deyip duruyoruz. Tamam kardeşim, sürece zarar gelmesin de süreci takan mı var? Bütün bunlar süreci haklı olarak sorgulatmamızı icap ettiriyor. Madem sözüm ona bir ‘Barış Süreci’ yaşıyoruz o zaman bütün bu saldırılar ve yoğun hazırlıklar neyin nesi oluyor? Bugün bunu sorgulamazsak eğer, yarın öbür gün çok daha kötü bir sonuçla karşılaşabiliriz. Allah korusun kısmi de olsa geçen bu sessiz günlerin hıncını birileri bizden toptan alabilir. O zaman –Allah korusun- zayiatın önünü almak çok daha zor olacak. Çünkü taraflar aldıkları teneffüsle sahaya daha güçlü çıkacaklardır.

Süreç varsa bu herkes için olmalı. Birilerin süreci benim canımı acıtıyorsa ben o süreçte yokum ve kendimi savunmam gerekiyor demektir. Denilebilir ki tarafların dışında provokatörler var ve bu işin selametle devam etmesini istemiyorlar. O zaman deriz ki, bu provokatörlerin ortaya çıkartılması da yine sürecin tarafları sorumluluğundadır. Taraflardan birinin ‘eylemleri yapan ben değilim’ deyip delillerini ortaya koyması gerekirken, diğerinin de bu sözü edilen provokatörleri yakalayıp onların asıl gayelerinin de ne olduğunu deşifre ederek bu provokasyonları akamete uğratma sorumluluğu vardır.

Yoksa bu işin sonu gelmez ve Allah korusun durum bir yerlerde patlak verir de bunun önünü almak bugünkünden çok daha zor olacaktır.  Saldırganlar biran önce akıllarını başlarına almalı ve Müslüman Kürt halkına saldırıdan vazgeçmelidirler. Saldırganlar herkesten önce Kürt halkına zarar veriyorlar. Bunu iyice bilmelidirler.

Sonuç olarak diyorum ki, eğer bu süreç, çözüm değil de zaman kazanma süreciyse o vakit işin daha vehim olduğu/olacağı değerlendirilmelidir; benden söylemesi…

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 307 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.