1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. "Cumhurbaşkanının 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var sözü dilde kaldı"

"Cumhurbaşkanının 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var sözü dilde kaldı"

​Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var. Bunların düzeltilme fırsatını yakaladık." sözlerini hatırlatan 28 Şubat mağdurlarının aileleri, bu ifadelere rağmen bir gelişmenin yaşanmadığını belirtti.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ekim 2016'da Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Adayları Kura Töreni'nde yaptığı, "Ne yazık ki 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var. Bunlar oldu. Şimdi bunların düzeltilme fırsatını yakaladık. İşte bunu iyi değerlendirmemiz lazım." açıklamalarına atıfta bulunan 28 Şubat mağdurlarının aileleri evlatları için yeniden yargılama yolunun açılmasını istediler.

28 Şubat ve FETÖ yargısının kararları sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılan Tamer Gezer ve Habib Kaya'nın aileleri, diğer mahkum aileleri gibi adaletin tecelli edeceğini günü bekliyor.

Evlatlarının işkencelerden geçirildiklerini, üzerlerine çeşitli suçların atıldığını söyleyen aileler, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda yargılananların serbest bırakıldığını ancak 28 Şubat mağdurlarının yönelik bir adımın atılmadığını ifade ettiler.

20 yıldır cezaevinde olan Tamer Gezer’in çeşit işkencelerden geçirildiğini belirten baba Ahmet Yüksek, oğluna işkence yapan polislerin, savcı ve hâkimlerin FETÖ’den tutuklu olduğundan dolayı dosyaların tekrar açılması gerektiğini söyledi.

Yüksek, "Oğlum kendi halinde biriydi. Camiye gidip Kur’an- Kerim dersi veriyordu. Polisler, Sur ilçesinin bir sokağında onu yakaladılar.  90 gün boyunca işkence ettikten sonra bıraktılar. Başka bir sefer daha yakalandı. 50 günün üstünde işkencede kaldı. Polisler benim gözümü bağlayıp oğlumun yanına götürdüler. Çocuğa yapılanları gördüm, ölü gibiydi. Vücudundaki bütün kıllarını yakmışlardı. Filistin askısı, suyun içine bırakıp elektrik vermeler, farelerin olduğu bir odada çırılçıplak bekletmeleri gibi en ağır işkencelere maruz kaldı. İşkencelerden sonra Elâzığ Cezaevine gönderildi. Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra cezaevinden mahkemeye götürülme bahanesiyle alınıp 45 gün boyunca tekrar işkence yaptılar. Dosyalarda net olarak en ağır işkenceler gördüğü bellidir."

"Onu cezaya mahkûm eden savcı ve hâkimler terörist olarak cezaevlerinde"

Oğluna haksız ve suçsuz yere ceza veren FETÖ’nün hâkimleri tutuklu olduğunu vurgulayan Yüksek, şunları söyledi:

"Var mı böyle bir adalet, devlet bunu bilmiyor mu? Yazık günah değil mi bu gençlere? Düşünün bir buçuk sene hükümlü olan yani içerde olan bir genci sen git Elazığ’dan al işkenceye götür. 45 gün ona işkence et. Kim yapıyor? FETÖ’nün polisleri. Kim yargılıyor? FETÖ’nün hâkimleri. Bu yapılan işkencelerden dolayı Anayasa Mahkemesine başvurdular ve haklı buldular, bir miktar para verdiler. Resmiyette dosyasında işkence gören birine 36 yıl ceza nasıl verilebiliyor. FETÖ hâkimleri Ergenekon balyoz vs. daha birçok kişiyi yakaladılar. 3 sefer müebbet de verdiler ama serbest bıraktılar.  Bu çocuklar suçsuz olmasına rağmen ceza aldılar."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ekim 2016'da Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Adayları Kura Töreni'nde yaptığı, "Ne yazık ki 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var. Bunlar oldu. Şimdi bunların düzeltilme fırsatını yakaladık. İşte bunu iyi değerlendirmemiz lazım." açıklamalarını hatırlatan Yüksek, "Bunu söylemesine rağmen sadece dilde kaldı.  Hiç kimse göz önünde getirmedi. Onu cezaya mahkûm eden savcı ve hâkimler terörist olarak cezaevlerinde. Peki, teröristlerin verdiği hüküm müdür?" diye belirtti.

"Artık bu zulmün son bulmasını istiyoruz"

18 yıldır cezaevinde olan Habib Kaya’nın annesi Naime Kaya ise oğlunun günlerce polis tarafından aç ve susuz bırakılarak işkenceler yapıldığını anlattı.

Çocuğunun salih bir kişiliye sahip olduğunu camii çocukları tarafından çok sevildiğini dile getiren anne Kaya, "Çocuğumun anlattıklarına göre, onunla beraber diğer iki kişiyi de çöle götürüp ellerini ve ayaklarını bağlayıp günlerce aç ve susuz bir şekilde işkence ettiler. Polisler zorla onlara yapmadıkları suçları kabul ettirmek istemişler. O zaman asker ve polisler ‘biz size neyi sorsak her şeyi kabul etmeniz gerekiyor.' diyordu. O şekilde onlara baskı ve zulüm yapıyorlardı. Polisi, hâkimi ve savcısı hepsi FETÖ’nün adamlarıydı. Allah’a hamdolsun, Allah oğlumun hakkını onlara bırakmadı. Şimdi onların hepsi cezaevlerindedir. Artık bu zulmün son bulmasını istiyoruz. Hak ve adalet yerini bulsun." (Emrah Deniz, Mehmet Çelik-İLKHA)



















Bu haber toplam 2765 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.