İran'da yaşananlar-2

2008'de ilk olarak İran'a gittiğimde bu ülkeye dair bazı müşahedelerim olmuştu. Bu müşahedelerim, İran'ın uzun olmayan bir gelecekte içeride ciddi sorunlar ve karışıklıklar yaşayacağı idi.

İran'ın durumunu görünce, ülkenin geleceğine dair, yeryüzünün en sağlam devlet ve toplum yapısını oluşturan Resulullah (sav) sonrası yaşananlar aklıma gelmişti. Resulullah'ın (sav) vefatından kısa bir süre sonra, seçkin neslin oluşturduğu toplum ve idarede karışıklıklar baş göstermiş, dört halifenin üçü şehit edilmişti. Torunları, yönetimin başına geçenler tarafından kılıçtan geçirilmişti.

Resulullah'ın (sav) oluşturduğu toplum ve kurduğu düzende çok kısa sürede bunlar yaşanmışsa, içeride çok ciddi ve büyük toplumsal sorunlar barındıran İran'ın geleceğinde karışıklıkların yaşanması uzak ihtimal değil diye düşünmüştüm. Hatta bunu o dönem ve sonrasında görüştüğüm kimselerle de paylaşmıştım.

İran'da geleceğe dair tehlike barındıran birkaç şey dikkatimi çekmişti.   

Hepsi olmasa da genel olarak mollaların kendilerini halk içinde ayrıcalıklı gören anlayış ve tavırları, İran halkında ciddi rahatsızlıklar oluşturuyordu.

İkinci bir husus da gençlerde gördüğüm ahlaki yozlaşma idi. Devlet imkanlarına sahip rejimin, bu imkanları İslam'ın ahlakı üzerine yeni nesil yetiştirmede kullanmayışını yadırgamış ve İran'ın geleceği adına tehlikeli bulmuştum.

İran'ın yumuşak karnı olan (mezhep olarak) Sünniler, (etnik olarak da) Kürtler, Beluciler, Araplar İran'ın başını ağrıtacak siyasi sorunlar olarak içeride duruyor.

ABD ve siyonist rejim ile içeride bunlarla işbirliği halinde olanlar da İran'ı karıştırmak için her daim uğraşta ve tetikte.

Tabi gittikçe sorun olarak büyüyen, ekonomi. Devrim sonrası emperyalist dünya tarafından dayatılan sekiz yıllık savaş ve 40 yıllık ambargo ile direniş grupları HAMAS ve Hizbullah'ı finanse etme; Suriye, Yemen ve Irak'ın savaş yükü, dış tehditlere karşı silahlanmaya ve silah sanayisine yapılan yatırım, İran için son derece ağır ekonomik bir yük. İster istemez bu ağır ekonomik yükten en çok etkilenen halk oluyor.

İran, içeride Sünniler, Kürtler, Beluciler ve Araplar'ı sorun olarak çıkaracak iyileştirmelere giderse uzun vadede vaziyeti kurtarır. Bunun için de devlet yapısı ve politikaları üzerinde belirleyici olan Fars milliyetçiliğinden arınmalı, Şia mezhepçiliğine ayar vermeli.

İran bunları yapmazsa halkı bezdiren ekonomik sorunların yanında, soruna dönüşen mezhebi ve etnik kesimlerle uğraşmaya devam edecektir. ABD ve siyonist rejim için de İran, sürekli içerden karıştırılmaya müsait bir ülke olacaktır.

İran bugünkü gösterileri bastırabilir, bu gücü var. Zira birilerinin düşündüğü gibi zayıf değil, güçlü bir devlettir. Ancak gösterileri bastırırken kullanacağı orantısız güç ve uygulayacağı aşırı şiddet farklı mecralara ve sorunlara da kapı aralayabilir. Herkesin Suriye'den ders çıkarması gerekir.

Türkiye bu dersi çıkarmışa benziyor. Hükümet yetkililerinin yaptıkları açıklamalar şimdilik bunu gösteriyor. Doğru olanı yapıyorlar.

Komşunun evini yakıyor diye, kişinin kendi evine sıçrayacak olan bir yangını husumet ile istemesi ve buna sevinmesi akıllı kimselerin işi değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.