1. HABERLER

  2. İSLAM VE KURAN

  3. “İtikâf için şartlarımızı zorlamalıyız”
“İtikâf için şartlarımızı zorlamalıyız”

“İtikâf için şartlarımızı zorlamalıyız”

İtikâf ibadetinin Hz Muhammed'in terk etmediği ve önem verdiği sünnetlerinden biri olduğunu belirten ilahiyatçılar, Müslümanların itikâfa girmek için şartlarını zorlamaları gerektiğini söyledi.

A+A-

On bir ayın sultanı Ramazan ayının sonlarına yaklaşılırken, Müslümanlar son 10 günde itikâfa girmeye hazırlanıyor. Ayrıca bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin de bu son 10 gün içinde olması bu günlerin önemini daha da arttırıyor.

İtikâf ibadetinin Hz Muhammed'in terk etmediği ve önem verdiği sünnetlerinden biri olduğunu belirten ilahiyatçılar, Ramazan ayının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde günümüzde unutulmaya yüz tutmuş itikâf ibadeti hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Müslümanların önemli olan bu sünneti yerine getirmek için şartlarını zorlaması gerektiğini belirten İlahiyatçı ve Evrensel Hafızlar Derneği (EHAD) Gaziantep Şube Başkanı Abdulvehap Beyaz, günün bir kısmında dahi olsa itikâfa girilmesini tavsiye etti.

Ramazan'ın son 10 gününde mescide girerek ihya edilen itikâfın, dünya meşgalesinden kurtulmak için en iyi bir fırsat olduğunu belirten Beyaz, itikâfın bir nevi de olsa Müslümanların dünya hırsı ve dünya sıkıntısından, stresinden kendilerini kurtarmaları, ruhun dinlenmesi, insanın kendine gelmesi, kişinin muhasebe etmesi, tefekkür etmesi ve kulluğunu hatırlaması olduğunu söyledi.

Hz Muhammed'in Ramazan ayının son 10 gününde itikâfa girdiğini hatırlatan Beyaz, “Efendimiz (sav) vefat edeceği zaman bu ibadeti 20 güne çıkarmıştı. Hatta Efendimizin vefatından sonra efendimizin hanımları da itikâfa girmişlerdir. Malumunuz Ramazan ayının içerisindeyiz. Rahmet, mağfiret ve cehennem azabından kurtuluş ikliminin içerisindeyiz. On bir ayın sultanı Ramazan ayıdır. Ramazan ayının sultanı da diyebileceğimiz itikâf yani Ramazan’ın son 10 gününde bir Müslüman’ın bir nevi kendisini dünyevi duygularından arındırması, maddi sıkıntıları bir tarafa bırakması ve adeta bir insanın inzivaya çekilmesidir.” dedi.

"İtikâf, ölmeden evvel kendini hesaba çekmesidir "

İtikâfın kişinin ölmeden önce kendisini hesaba çekmesi olarak da tanımlayan Beyaz, çok önemli olan bu ibadetin unutulmaya yüz tuttuğunu belirterek, bu sünnetin daha yaygın hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.  

Beyaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İtikâf, bir insanın ‘Rabbim beni yaratan sensin, beni yaşatan sensin, beni öldürecek ve diriltecek olan sensin, beni öldürdükten sonra hesaba çekecek olan sensin, beni cennet ile ödüllendirecek olan sensin ve Allah korusun beni cehennem ile azaplandıracak olan sensin’ deyip bir nevi Müslüman’ın kendisine çeki düzen vermesidir. Ölmeden evvel kendini hesaba çekmesidir. İtikâf ibadeti gerçekten çok önemlidir. İtikâf unutulmaya yüz tutmuş bir ibadettir. Tabi bunu biraz daha canlı tutmak lazım. Maalesef maddiyat endişesi, globalleşen dünya, sosyal medyanın, TV ve gazetelerin yine medyanın adeta Müslüman’ın ve İslam’ı olumsuz yönde tanıtması ve bunu farklı şekillere getirmesi tabi insanların böyle fıtratında olan bu duyguların aslında yok olmasına vesile oldu. Dolayısıyla Ramazan ayı ne kadar önemli bir ay ise, Ramazan’ın içerisindeki son 10 günde itikâf ibadeti de bir o kadar önemlidir. Malumunuz itikâf Peygamber efendimizin sünnetlerindedir. Bizim bunu daha iyi yaygın hale getirmemiz en önemli görevimizdir.” ifadelerini kullandı.

Çok kısa bir zaman dahi olsa bu kadim sünnetin hayrından yararlanılması çağrısında bulunan Beyaz, Müslümanların önemli olan bu sünneti yerine getirmek için şartlarını zorlaması gerektiğini kaydetti.

"Günün bir saatinde dahi olsa itikâfa girmeliyiz"

Günün bir kısmında dahi olsa itikâfa girilmesini tavsiye eden Beyaz, “İtikâf konusunda malumunuz mezheplerin bazılarında camiye girdiğiniz zaman ‘Niyet ettim itikâfa’ dediğiniz zaman da itikâfa girebiliyorsunuz. Ramazan aslında gerçekten yaşadığımız hayat öyle zor ve öyle bir ağır ki, hem çalışan bir insanın hem çalışacak hem oruç tutacak hem de itikâfa girecek gerçekten biraz zor gibi. Ama gücümüzün yettiği kadar günün bir saatinde itikâfa girmeliyiz. Bu konuda şartlarımızı zorlamalıyız. Kendimizi birkaç saat de olsa zorlamalı. Günün bir kısmını veya gecenin bir kısmını camide geçirip en azından bu ibadetten nasiplenmek lazım.” şeklinde konuştu.

Beyaz, “İtikâfın nasıl bir lezzet olduğunu anlayan bir millet değiliz. Bu maalesef bizden uzaklaştırıldı. İtikâf ibadetinin lezzetini alan bir insan bunun vazgeçilmez bir ibadet olduğunun ve lezzetinin farkına varacaktır. 2-3 saat de olsa dünyanın bütün duygularımızdan sıyrılıp ‘Ben kimim, rabbim beni niye yarattı, ben nereye gideceğim, biraz Kur’an’a zaman ayırmak, anlamına zaman ayırmak, namaza zaman ayırmak ve zikre zaman ayırmak elbette güzeldir.’ İtikâfın da temel gayesi budur. İnsanın silkelenmesine, üzerindeki tembelliği atmasına, düşünmesine, hayatında yeni bir sayfa açmasına vesiledir. Yani itikâf aslında bir silkiniştir. İnsanın kendisine gelmesi, kulluğunu hatırlaması, rabbini hatırlaması ve dinini hatırlamasıdır.” diye konuştu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)






 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.