1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. HANİ

  4. ​Kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreseler inşa etmeliyiz
​Kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreseler inşa etmeliyiz

​Kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreseler inşa etmeliyiz

​Diyarbakır'ın Hani ilçesinde medrese açılışıyla birlikte gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi etkinliğinde konuşan Molla Beşir Varol, kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreseler inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

A+A-

İttihad-ul Ulema tarafından Diyarbakır'ın Hani ilçesine bağlı Gürbüz Beldesi'nde medrese açılışıyla birlikte Mevlid-i Nebi etkinliği gerçekleştirildi. Programda konuşan bölgenin kanaat önderlerinden Molla Beşir Varol, medreselerin önem ve ehemmiyetine değinerek, kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreselerin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

İttihadu-l Ulema Gürbüz Temsilciliği bahçesinde düzenlenen program, Salih Çiçek'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Ardından kısa bir açılış konuşması yapan Molla Muzaffer Karavil, yaptıkları çalışmaların altında yatan ana gaye ve hedefin Kur'an-ı Kerim'i ve Peygamberi iyice anlamak olduğunu kaydetti.

Karavil, yaptığı konuşmada "Buradaki gaye ve amacımız 21'nci yüzyılda bize unutturulan İslam medeniyetini toplumumuza tekrardan hatırlatıp hâkim kılmaktır. Hazreti Muhammed Aleyhisselamın ahlakını başta yaşadığımız bu topraklarda yaşamak, genelde de İslam ümmetine faydalı olacak bireyler yetiştirmek de gayemizdir. Bugün İslam ümmeti kan ağlıyor. İslam düşmanları, Müslümanları kendi parmaklarında oynatıyorlar. Bunun sebebi de Müslümanlarda şuur, bilinç ve ihlas azlığıdır. Kim ki elini Allah'ın Resulüne uzatırsa ona biat ederse cahil Mekke toplumu nasıl ki münevver bir topluma dönüştüyse Vallahi bizler de aynı şekilde değişeceğiz. Mesele Kur'an-ı Kerim'i ve Peygamberi iyi anlamak ve yaratılış gayesini iyi bilmektir." dedi.

Cahit Kılıç'ın okuduğu Mevlid-i Şerif'in ardından bölgenin tanınmış âlimlerinden Molla Beşir Varol, bir konuşma yaptı.

"İnsanın bu dünyadaki vazifesi Allah'a ibadettir"

Bu dünyanın imtihan hayatı olduğunu ve insanın bu dünyadaki vazifesinin Allah'a ibadet olduğunu vurgulayan Varol, "Hayat 2 merhaleden oluşur. Birinci merhale imtihan yeridir. İkinci merhale mükâfat merhalesidir. Yani mükâfat ve ceza yeri olan Ahiret merhalesi. Ölüm bir vasıtadır. Biz, imtihan yerinden ölüm ile mükâfat ve ceza yerine geçiyoruz. Madem bu dünya imtihan dünyasıdır, acaba Allah bizi ne ile imtihan ediyor? Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de beyan ediyor ki, 'Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım.' İnsanın bu dünyadaki vazifesi Allah'a ibadettir. Allah, bizi kendisine ibadet etmekle imtihan ediyor. Rabbimizin istediği şekilde ibadet edersek bu dünyadaki vazifemizi yerine getirmiş, bu imtihanı kazanmış ve ahirette de Rabbimizin cennetinde ikram ve nimetleri görürüz. Ama Rabbimizin ibadetini yapmazsak o zaman bu imtihanı kaybedecek, hem bu dünyada musibet ve belalar başımıza gelecek ve ahirette de Rabbimizin azabı olan cehennemde bulacağız kendimizi." ifadelerini kullandı.

"Allah'a ibadet etmeyene itaat etmememiz gerekir"

"Bu dünya bir mektep ve medrese gibidir. Dünyanın tamamı medresedir. Sadece bulunduğumuz bu medrese değil. Bütün insanlar öğretici ve öğrencidir." diyen Varol, Allah'a ibadet etmeyenlere itaat edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Varol, "Sadece bu medresedeki öğrencileri talebe olarak görmemeliyiz. Herkes bir talebedir. Allah bu medreseye kitaplar göndermiş, her kavme peygamber göndermiş. Kitaplarını da müfredat olarak o peygamberlere göndermiştir. Peygamberler de Allah'ın o kitaplarını insanlara ders olarak vermişler. İnsanlar Rabbine nasıl ibadet edecekler, helal ve haramlar nelerdir bilsinler diye. Allah-u Teâla, insanları öğretmensiz, rehbersiz ve kitapsız bırakmamıştır. Bütün peygamberler aynı şeyi tebliğ etmiştir. Allah'a ibadet edin ve tağutlardan sakının. Allah'ın emrini yerine getirmeyen, helal ve haram gözetmeyenlerden sakının çünkü onlar tağuttur. Allah'a ibadet etmeyene itaat etmememiz gerekir." şeklinde konuştu.  

"Dinimizin hükümlerini iyice öğrenmeli ve cahil kalmamalıyız"

Varol, sözlerine şöyle devam etti: "Vazifemiz Allah'a ibadettir. Bu yüzdendir ki bu dünya tüm insanlar için bir mekteptir. Allah, son Peygamber Hazreti Muhammed'e Kur'an-ı gönderdi ve onu âlemlerin öğretmeni kıldı. O, Kur'an'ı müfredat olarak ders verdi. Tabi kimi insanlar iman etti, o mektebe girdi ve o mektepte büyüdüler. Kimileri de o mektepten kaçtılar, firar ettiler. Kâfir kimdir? Kâfir, Allah'ın mektebinden kaçandır. Peygamberlerin varislerinden, İslam ulemasından uzak kalıp ders görmeyip, kendilerini cahil bırakmışlardır. Kâfirler, Rabbine itaat etmeyenlerdir. Müslüman kimdir? Kayıtlarını Allah'ın mektebinde yapan, Allah'ın enbiyasından ders gören, Allah'ın kitabını okuyan, okudukları ilim ile de amel işleyenler Müslümandır. Bu yüzden dinimizin hükümlerini iyice öğrenmeli ve cahil kalmamalıyız."

"Kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için medreseler inşa etmeliyiz"

Cahil kalan insan ve milletlerin başına gelecek musibetlere değinen Varol, İslam coğrafyasının, kâfirlerin hegemonyası altından kurtuluşlarının medreselerin ihya ve inşasından geçtiğine işaret etti.

Varol, "Çünkü cahil insan kördür. Kör insan çabuk kandırılabilir. Kim elinden tutsa ve iki güzel söz söylese arkasından gidecek. İhtiyacı birilerine var ki ellerini tutsunlar. Bu yüzden bugün milletimiz İslam'dan uzaklaşmış ve cahil kalmış. Yüzyıllardır babamızı, dedemizi ve ecdatlarımızı katleden Avrupalılar, gözlerini bugün Müslümanların memleketlerine dikmişler. Ve milletimiz de onlara güveniyor, dediklerini yapıyor. Ve bugün görüyorsunuz Müslümanların hali ne halde. Topraklarımız, her şeyimiz bugün ellerinde. Sebep; cahil kalmamızdır. Birçok gencimiz ve kızımız bugün Amerika'nın bayrağıyla iftihar ediyor ve Amerika'nın hâkimiyeti için kendilerini öldürtüyorlar. Bilgi sahibi insanlar ile âlimlerimiz görevlerini yapmamışlar. Hak ve hakikati onlara iyi tanıtmamış ve vazifelerini iyi yerine getirmemişler. Bu halden, kâfirlerin hegemonyası altından kurtulmak için Allah'ın azabından kurtulmak için bir daha eski izzet, kuvvet ve şerefimize erişmek için tek bir yol vardır. Bu medreseleri açarak, çocuklarımızı göndermek ve o çocuklarımızı İslam ilmiyle ve Peygamberin sünnetiyle yetiştirmek ve âlim olmalarını sağlayarak, milletler arasından hak ve hakikati söyleyerek, milleti bu cehaletten kurtarmaktır." dedi.  

"Canımızla ve malımızla bu medreselere sahip çıkmalıyız"

Bugün medreselere sahip çıkmanın mal ve can ile cihat olduğunu kaydeden Varol, son olarak şöyle konuştu:

"Müslümanların medreseler yapması elzemdir. Âlim olan ve ders verebilecek olanlar da gidip ders vermeli. Malları olan da medresenin işleyişi için mallarını versinler. Çocukları olanlar da çocuklarını medreselere göndersinler. Çocuklarımızı medreselere gönderirsek mallarımızla yardım edersek âlimlerimiz de istirahatlarına bakmayıp gece gündüz o çocuklara ders verip onları hakiki, Rabbani âlim yapsalar Allah'tan başka hiç kimseden korkmayan âlim yetiştirseler ve dertleri ümmetin derdi olursa bu halden kurtulacağız. Bu halden kurtulmak için başka bir yol yoktur. Bu yüzden ağırlığımızı medreselerin inşasına veriyoruz. Müslüman milletten ricamız medreseleri sahipsiz bırakmamalarıdır. Can ve mal ile cihat hali hazırda budur. Çünkü âlimler olmadığı ve Müslüman milletler rehbersiz, çobansız kaldığı zaman bu milletin sırtı hiçbir zaman yerden kalkmaz. Mukaddesatlarımıza, çocuklarımıza, coğrafyamıza sahip çıkmak istiyorsak bu medreseleri inşa etmeli, canımızla ve malımızla bu medreselere sahip çıkmalıyız."

Molla Nihat'ın yaptığı duanın ardından program, verilen Mevlit yemeğiyle son buldu.

Programa, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı M. Hüseyin Yılmaz, İttihad-ul Ulema Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şenlik, İttihad-ul Ulema üyeleri, STK temsilcileri, medrese öğrenci ile aileleri katıldı.

İLKHA

Bu haber toplam 2380 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.