1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. ÇINAR

  4. Karacadağ şehidleri kabirleri başında anıldı
Karacadağ şehidleri kabirleri başında anıldı

Karacadağ şehidleri kabirleri başında anıldı

Çınar ilçemizde, PKK'nin 1994 yılında yola döşediği mayının patlaması sonucu şehid olan 11 kişi, Şehitler Kervanı Platformu tarafından düzenlenen programla anıldı. Programda şehidlerin kanının rahmet ve bereket olduğu vurgulandı.

A+A-

Karacadağ Şehidlerini Anma programında konuşan Molla Muzaffer Karavil, şehid olanların İslam davasına bereket kattığına dikkat çekerek Müslümanların, şehidlerin yolunu sürdürmeleri gerektiğini ifade etti.

Oğlu saldırıda şehid olan Abdurrahman Gölçer ise konuşmasında Allah yolunda mücadele etmenin önemine değindi.

PKK'nin, 1994 yılında, Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Yıllarca (Gogwerî) köyü yoluna döşediği mayının patlaması sonucu şehid olan "Karacadağ Mayın Şehitleri" Şehitler Kervanı Platformu tarafından düzenlenen programla kabirleri başında anıldı.

Şehitler Kervanı Platformu tarafından şehidlerin metfun bulunduğu Yıllarca mezarlığında düzenlenen programa HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Şeyhmus Tanrıkulu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehidlerin yakınları, arkadaşları ve sevenleri katıldı.

Programın düzenlendiği köy mezarlığına şehid edilen 11 kişinin özgeçmişlerinin yer aldığı pankartlar asıldı.

Şeyhmus Şanlı'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Molla Muzaffer Karavil, bir an bile olsa şehidlerin unutulmaması gerektiğini söyledi.

"Bugün bizler rahat içerisinde İslam davasını anlatıyorsak bu şehidlerin kanlarının sayesindedir"

Müslümanların bir an olsun şehidleri unutmaması gerektiğini belirten Karavil, "Bugün bizler rahat içerisinde İslam davasını anlatıyorsak bu şehidlerin kanlarının bereketi sayesindedir. Bugün dünya malı ve mülkü bizi aldatmamalıdır.  Dünyanın makam, zevk ve lezzetleri bizi kandırmamalıdır. Ey Müslümanlar! Bizler bugün bu mübarek şehidler için burada toplandık. Bunu iyi bilmeliyiz ki, 124 bin peygamber gelmiştir. Onların makamından sonra en yüce makam 'şehadet' makamıdır. Eğer bunu hesaba katarsak o zaman Allah Resulü'nün hadisini anlarız. Allah Resulü buyuruyor ki: 'Kim şehadeti ve Allah davasını istemeden ölürse cehalet üzerine ölmüştür.' Ya Rabbi! Şehadetin aşkını ve sevgisini kalbimizden çıkarma. Ya Rabbi! Nasıl ki, kardeşlerimiz senin yolunda mallarını, evlatlarını şehid verdiler, bize de güzel bir bilinç nasip et." diye konuştu.

"Şehid, zalimlere şahittir"

Şehidlerin birçok konuya şahit olduğuna vurgu yapan Karavil, "Şehid şahittir. Şehid âlemlerin Rabbi olan Allah'ın kudretine şahittir. Şehid imana şahittir. Şehid âlemlerin Rabbi olan Allah'ın aşkına şahittir. Bu sevgi bir insanın gönlüne girmedikçe şehid olmaz. Şehid, Allah'a teslim olmaya şahittir. Şehid, âlemlerin Rabbinin nuruna şahittir. Şehid, İslam dininin hidayetine şahittir.  Şehid, İslam dininin fedakârlığına şahittir. Şehid, küfre şahittir. Şehid, zalimlere şahittir. Şehid, karanlığa şahittir. Şehid, mahşer gününe şahittir. Ya Rabbim bizleri de mahşer gününe şahit kıl." dedi.

"Şehidlik hiçbir zaman durmamış her zaman devam etmiştir"

Hazreti Âdem ile birlikte şehadetin başladığına dikkat çeken Karavil, "İnsanlık hayatının başlamasıyla birlikte şehadetin tarihi de başlamıştır. Biliyorsunuz hazreti Âdem'in ilk çocukları Habil ve Kabil'di. Biri iman taraftarıydı diğeri ise küfür taraftarıydı. Yeryüzünde dökülen ilk kan, bir şehidin kanıydı. İlk şehid de Habil'di. Şehidlik hiçbir zaman durmamış her zaman devam etmiştir. Hazreti Zekeriya, hain Yahudiler tarafından testere ile kesilerek şehid edildi. Oğlu Hazreti Yahya, Allah'ın dini için başını verdi ve asla teslim olmadı. Hazreti Hamza, Allah yolunda şehid oldu, göğsü yarıldı ve kalbi çıkarıldı, ağzı burnu ve kulakları kesildi fakat o kendini Allah ve resulüne teslim etti. Hazreti Mus'ab bin Ümeyr, Allah yolunda canını, gençliği, malını ve güzelliğini feda etti. Uhud Savaşı'nda her iki elini kaybetti. Fakat küfre teslim olmadı, canını feda etti. Hazreti Hüseyin, Kerbela'da zalimlere ve İslam düşmanlarına karşı Allah yolunda bütün ailesini ve ashabını feda etti, fakat küfre teslim olmadı. Bizim asrımızdaki şehidler Şehid Rehber Hüseyin;  ömrünü, malını, canını, kardeşlerini bu dava yolunda feda etti, fakat küfre karşı teslim olmadı. Ya Rabbi sen onlardan razı ol ve bizleri de onların yolundan ayırma." diye konuştu.

"Hazreti Ebu Eyyûb el-Ensarî 90 yaşında 3 bin kilometre atların sırtında Kostantiniye'ye gitti ve orda canını feda etti"

Şehadetin bir aşk olduğunu bu aşkın tadına varanların asla bu aşktan vaz geçemeyeceğini vurgulayan Karavil, sözlerine şöyle devam etti: "Allah Resulü'nün vefatından 15 yıl sonra, onun sahabeleri ve talebeleri İslam'ı üç kıtaya yaydılar. Peki, sebep neydi? Bunlar nasıl 15 yılda İslam'ı 3 kıtaya yaydılar? Bizler onların hayatına baktığımız zaman görüyoruz ki,  Vallahi şehadet aşkı onları Diyarbakır'a getirmiştir. Süleyman Bin Halid, 27 arkadaşı, İyaz Bin Ganem, Halit Bin Velid ve 8 bin arkadaşı şehadet aşkı ile buraya geldiler. Hazreti Ebu Eyyûb el-Ensarî 90 yaşında 3 bin kilometre atların sırtında Kostantiniye'ye gitti ve orda canını feda etti. Çünkü o da şehadet aşkı ile oraya gitti. Acayip bir şeydir, Mekke'de Cennet'ül Baki'de ve Medine'de 10 bin sahabe vardır. 90 bin sahabe Arabistan dışında, memleketleri dışında, ruhlarını Allah'a teslim etmişler ve şehid olmuşlardır. Bunda büyük bir hikmet vardır. O da şehadet aşkıdır, Allah'ın aşkıdır. Allah'ın Resulü'nün aşkıdır; onları bu seviyeye getirmiştir."

"Memleketin kâfirleri ve hainleri İslam'a karışı mücadele ettiler, fakat rezil oldular"

Günümüzde kâfirlerin kalbinden Müslümanların korkusunun çıktığına dikkat çeken Karavil, "Bizler bugün Allah'ın hükmünden uzaklaşmışız. Çünkü bizler Allah Resulü'nün sünnetinden uzaklaşmışız. Bizler İslam'ın kardeşliğinden ve ittifakından uzaklaşmışız ve sonuç olarak bugün bunlar başımıza geldi. Bizler bugün çocuklarımızı takvalı bir insan olarak yetiştiremiyoruz. Fakat sizler de şahitsiniz, Allah'a hamd olsun, bu karanlık asırda İslam davası çıktığında bizler fazla uzaklaşmadık ve şehadeti tanıdık. Şehadet, İslam kardeşliği, Allah'ın sevgisi ve şeriat isteği sayesinde Müslümanlar ayakta durdu. Müslümanlar arasında ittifak oluştu. Memleketin kâfirleri ve hainleri İslam'a karışı mücadele ettiler, fakat rezil oldular. Sayımız ve gücümüz azdı, fakat Allah ve şehadet sevgisi ile kazandık." ifadelerini kullandı.

"Bugün de eski günler gibi İslam dini ve davası kalbimizde olmalıdır"

Müslümanların, çocuklarına şehidlerin isimlerini taktıklarını ve şehid hikâyeleri anlatarak çocuklarını büyüttüklerini anımsatan Karavil, "Peki, bizlere ne oldu, neden dünyayı bu kadar seviyoruz, acaba bizler bu şehidleri unuttuk mu? Acaba bizler o günleri unuttuk mu? Bugünde eski günler gibi İslam dini ve davası kalbimizde olmalıdır. Çocuklarımızı şehidlerin adları ile büyüttük. Şehid Hamza, Şehid Kutbeddin, Şehid Abdusselam, Şehid Hıdır çocuklarımızın isimleri, bu şehidlerin adı değil miydi? Bizler demiyor muyduk, çocuklarımızı İslam yolunda büyütüp şehid vereceğiz. Fakat düşmanımız küfür, nefis ve dünya sevgisi son nefesimize kadar devam edecek. Allah-u Teâla bizler için birçok nimet vermiştir ve bizleri kendisine halife kılmıştır. Bizler İslam dinin davasını sürdürüyoruz." diye konuştu.

"Kim Allah'ın adını yüceltmek için mücadele ediyorsa o Allah yolundadır"

Oğlu mayın saldırısında şehid olan Abdurrahman Gölçer ise konuşmasında Allah yolunda mücadele etmenin önemine değindi. Müminlerin, Allah'ı sürekli olarak anması gerektiğini belirten Gölçer, "Allah Resulü buyuruyor ki: 'Bir topluma gittiğinizde Allah-u Teâlâ'yı zikredin. Allah'ın zikredildiği topluma Allah rahmet eder.' Allah Resulünün bu sözüne icabet etmek için biz de Allah'ı sürekli zikredeceğiz. Zaten müminlerin sıfatlarından biri de Allah-u Teâlâ'yı çokça zikretmeleridir." diye konuştu.

"Kıyamet günü çok tehlikeli bir gündür, fakat Müslümanlar için tehlike yoktur"

Müslümanın bütün hayatının ve mücadelesinin Allah yolunda olması gerektiğine dikkat çeken Gölçer, "Allah-u Teâlâ şehidler hakkında Kur'an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: 'Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin, bilakis onlar diridirler ve Allah katında rızıklandırılıyorlar.' Allah-u Teâlâ insanlardan canlarını istemiş ve karşılığında onlara cenneti verecektir. Allah onlara çok değer vermiştir. Allah-u Teâlâ ayetin devamında buyuruyor ki, Allah'ın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinerek arkalarından henüz kendilerine katılmayanlara; kendilerine korku olmadığını ve üzülmeyeceklerini, müjdelemek isterler.' Kıyamet günü çok tehlikeli bir gündür, fakat Müslümanlar için tehlike yoktur." ifadelerini kullandı.

"Şehidlerin kanı rahmettir, berekettir"

Şehidlerin Allah katında birçok nimetlere kavuşacaklarına değinen Gölçer, "Allah yolunda şehid olanlar için Allah'ın arşının gölgesi altında istirahat vardır. Şehidler dışında öldükten sonra dünyaya tekrar dönmek isteyen kimse yoktur. Allah'ın onlara verdiği faziletten dolayı tekrar dünyaya gelip şehid olmak isterler. Şehidler insanlar için rehberdirler, şehidlerin kanı rahmettir, berekettir. Allah yolunda öldürülenlere şehid deniliyor. Bugün bazıları kim öldürülüyorsa ona şehid söylüyorlar. Fakat şehid o kimselerdir ki, Müslümandırlar ve Allah yolunda öldürülmüşlerdir. Mücadele ancak Allah yolunda olur." diye konuştu.

Program Molla Sadrettin Gümüş tarafından yapılan dua ile sona erdi.

1994 yılının bahar günlerinde PKK'nin Karacadağ'ın Gogwerî köyü yoluna döşenen mayının infilak etmesi sonucu; İbrahim Dağtekin, Mele Hıdır Akyol, Bedri Soysal, Muhammed Halil Gölçer, Muhammed Emin Gölçer, Tacettin Parlak, Halil Demir, Kutbettin Ayhan, Muhammed Ayhan, Hacı Ramazan Yeşil, Ramazan Gölçe şehid olmuştu.

İLKHA

Karacadağ şehidleri kabirleri başında anıldı   FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ!

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.