Kaygı Bozukluğu Düzelir, Abartılmamalı

Eşinin korkularıyla uğraştığını ve bu durumun yaşam kalitelerini iyice düşürdüğünü belirten beyefendi okuyucumuz şöyle diyor:

“Yedi aydır evliyiz. İşim gereği, uzak bir şehre yerleştik. Burada neredeyse hiç tanıdık kimseler yok. İşyerinden birkaç kişi var. Onlar da öyle kafa dengi değiller. Komşular var ama onlar da öyle pek güven vermediler. Ben işe gidince eşim aşırı derece panik yapıyor, kapıyı kilitliyor en ufak bir gürültüden bile ödü patlıyor.

Birkaç ay annesi geldi, ben bir ay izin alıp yanında kaldım ancak durumu değişmedi. İşi bıraksam sonuçta yine bir yerde çalışmam lazım. Kayınvalidemin de okula giden çocukları var, onları bırakıp bizimle kalamaz. Kendi annem de sizlere ömür, beş yıl önce öldü. Eşimin, cinsel yönden de korkuları var. Karanlıktan, böcekten, fareden ve yanlış yapmaktan aşırı derece korkuyor. Sanki gölgesinden bile korkuyor.

Bir defa doktora gittik, o da depreson filan dedi, birkaç çeşit hap kullandı, ilaçların faydası olmadı, bol bol uyuttu sadece. Üstelik ilaç alınca hem midesinde problem oldu, hem de alerji, baş ağrısı gibi şikayetleri arttı, ilacı bırakınca midesi ve ağrıları geçti. Yani korkuları hız kesmeden devam ediyor.

Bir kadın hoca var dediler, gittik, bizden iyi para da aldı, birkaç dua okudu, ayda bir geleceksiniz deyince dolandırıldığımızı anladım.

İşteyken çok verimsiz oluyorum, çünkü sürekli beni arıyor, bir yere gidemiyorum, böyle ne olacak bilmiyorum..”

Anlatılanlara bakılırsa bunun bir hastalık olmadığını söylemek zor. Kendi memleketinden, anne babasından ve aşina olduğu çevreden, evlendiği biriyle tanımadığı bir yere yerleşmenin illa ki bir süre olumsuz etkisi olur. Ancak belirtilen diğer korkularla birlikte problemin azalmadan devam etmesi, açık bir hastalık işareti.

Bir defa doktora gidip sonuçtan memnun olunmadığında neden başka doktor ve hastaneye gidilmedi? Veya gidildi de burada ifade mi edilmedi bilmiyoruz, her halükarda tedavi için arayış sürmelidir. Sorun, kullanılan ilaçların yan etkisi ise, onun için de mutlaka bir çözüm vardır.

Bu tür sorunları suiistimal eden ve hoca diye geçinenler çıkabilir. Ancak böylesi durumlarda da okunacak duaların şifaya vesile olduğu bir hakikattir. Haliyle manevi olarak da elbette işin ehli olan alim kimselerden istifade edilmeli, bu hususta da arayış sürdürülmelidir. Lakin, Ayet-el Kürsi, Felak-Nas gibi sureleri okumak da zor olmasa gerektir.

Bahsedilen korkular, vesvese, evham ve kuruntuların zararlı bir versiyonudur. Onu, korkularından dolayı suçlamak ve küçümsemek yerine, cesaretini, özgüvenini ve iradesini güçlü kılacak adımlar atılmalıdır.

Bazı korkularının kabul edilebilir görülmesi, anormal olanların belli bir seviyeye çekilmesi açısından önemlidir. Bunun için dışarda birtakım sosyal aktivitelere katılımı sağlanabilir. Bu, bir tür ders alma verme gibi kurs faaliyeti olabilir veya başka herhangi bir etkinlik olabilir.

Yine evde birlikte olunduğu zaman, nitelikli bilgi paylaşımı da mutlaka düzenli olarak yapılmalıdır. Onun korkularına iyi gelecek eserler kendisine okunmalı ve okutturulmalıdır.

Diğer taraftan illa ki, hepsiyle olmasa bile komşularınızın eşlerinden bir kısmıyla geliş gidişlerinin olması, birbirlerini ziyaret etmeleri de, özellikle sizin için bir zaruret gibi durmaktadır.

Yine işyerinizde de, çevre edinme mecburiyetiniz vardır. Kendi yanlış kanaatlerinizin ve evhamlarınızın da eşinizin korkularını beslediğini fark etmeniz şart.

Dua bekleriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.