1. YAZARLAR

  2. Mustafa AYDIN

  3. Kurban Bayramınız Mübarek Olsun...
Mustafa AYDIN

Mustafa AYDIN

Çınar'ın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun...

A+A-

Kurban, sözlükte yaklaşmak, Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelir. Dinî bir terim olarak kurban; ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.

Kurban'ın tarihçesi, Hz. İbrahim Peygamber ile başlar. İbrahim Peygamber, oğlu İsmail'i Allah'u Teala'ya kurban etmeye nezreder. Zamanı gelince, kendisine bu ahdi hatırlatılır. O da gerekli hazırlığı yaparak, oğlu İsmail’i kurban etmek üzere müsait bir yere götürür. Çocuğu yatırır ve bıçağı boğazına vurur. Fakat bıçak çocuğu kesmez. Bu sırada, Allah tarafından kendisine bir koç gönderilir. Bu koçu keserse, oğlunun yerine kabul edileceği bildirilir. Bu olay üzerine Hz. İbrahim kendisine gönderilen koçu keser ve ileride peygamber olacak olan oğlu İsmail kesilmekten kurtulur.

Hz. İbrahim'in geçirdiği büyük imtihandan sonra Allah'ın lütfettiği koç kurbanını da hatırlatan bu ibadet, böylece İslam'da da devam etmiştir.

Kurban, kişinin Allah’a gerçek bir teslimiyet göstermesi ve gerektiğinde onun yolunda en sevdiğini feda etmesidir. Hz. İbrahim ve Oğlu Hz. İsmail bu samimiyeti göstermiş ve bu konuda tereddütsüz bir teslimiyetle Allah’ın emrine boyun eğmişlerdir. Onların bu örnek davranışları şimdiye kadar olduğu gibi, kıyamete kadar da müminlere örneklik teşkil edecektir.

Merhum Ali Şeriati “Hac” kitabında deyim yerindeyse kurbanın ruhunu şöyle tarif ediyor:

"Bu İbrahim'in dinidir; kana susamış tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil. İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan. İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka, ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir...

Sen de İbrahim gibi kendi İsmail'ini getirmelisin Mina'ya. Senin İsmail'in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim'in İsmail'i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikati duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah'a yaklaşmak istiyorsan, İsmail'i Mina'da kurban etmen gerek.

İsmail'in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail'in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır."

Kurban bayramında Müslümanların yıllık kongresi mesabesinde olan Hacc ibadetini eda eden milyonlarca Müslüman, dünyanın dört bir tarafından gelerek ırk, renk, dil, sınıf farklılıkları gözetmeksizin bir araya gelerek bir mahşer provasını gerçekleştirmektedir adeta!   

Hacc, hem Allah’ın ilk evi olan Kabe’yi ziyaret etmek hem de yüzyıllar öncesine gitmek, Hz. İbrahim, Hz. Hacer ve Hz. İsmail ile beraber olmaktır. Onların aziz hatıralarını yaşamak ve yaşatmaktır. Tıpkı onlar gibi, Kâbe’ye bağlılıklarını, Kâbe’nin Rabbine saygı ve tazimlerini sunmak, Hacer gibi, sa’y yapmak, İsmail gibi Zemzem’den kana kana içmektir. Mina ’da, Allah için kurbanlar veren İbrahim’i anmak, onun gibi kurban kesmektir.

Bu Kurban bayramına da maalesef Müslümanlar dünyanın her yerinde eziyet, zulüm, muhacerat ve katliamlarla girmektedir. Kanın oluk oluk aktığı, zulüm ve katliamların yaşandığı yerler genelde İslam coğrafyasıdır. Emperyalistlerin türlü oyun ve desiselerle Müslümanları birbirlerine düşürüp düşman haline getirerek bir fitne alanı haline getirdiği ve istediği şekilde at oynattığı bu coğrafya, kendisini tekrar kurtuluşa götürecek bir kurtarıcının yolunu gözlemektedir.  

Bu da kuşkusuz bütün Müslümanların yine özüne dönmesi yani onlara izzet ve şeref kazandıracak olan aziz İslamı kendilerine yegane kurtuluş yolu olarak seçip ona uymasıyla olacaktır. Şimdiye kadar peşinde koştukları bütün ideoloji ve beşeri fikirler sadece acı, gözyaşı ve felaket getirmiş, çıkmaz sokak olmuştur.

Bu Bayramın Müslümanların uyanışına ve kurtuluşuna vesile olmasını, barış ve huzur getirmesini Cenab-ı Allahtan niyaz eder, bütün Müslümanların Kurban bayramını tebrik ederim...

 

 

Bu yazı toplam 344 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.