Mirali YILDIRIM

Mirali YILDIRIM

Kürdistan'a Alışabilmek

Özellikle Ortadoğu Müslümanları; akla gelen her şeyi yaptı. Hesabını ödeyemeyeceği her günahı işleyerek her şeye alıştı ama “Kürt ve Kürdistan” kavramlarına alışmadı, alışmakta zorlanacak gibi.

Kerbelagibi ağır cinayetlerindevrine varmaya gerek yok; 19 Mayıs 1919 saat 09.05(!?)'ten günümüzekadar bakalım Rabbimiz ya da diğerlerinin tanrıları aşkına!

Öncelikle Rabbimizin emri olan hilafet kalktı. “Yav kardeşim bu yanlıştır” diyenleri “idam, katliam, hapis ve sürgün ettiler.

Tüm bunların da öncesinde Sömürü Ajanları İngiliz Misyonerleriyle uzlaşıp haram demeden kutsal toprakları gezdirip parsellediler.

Selahaddin'in zelil ettiği tüm Haçlılarla da ayrıca uzlaştılar; stratejik ortaklar oldular. Beraber  yüz binlerce, milyonlarca din kardeşinin kanına girdiler. Beraberce “Somali, Yemen, Ortadoğu, Afganistan, Kudüs cephelerinde” direnen muvahhitlere kurşunlar sıktılar.

Bizler; “Hilafeti, Kudüs'ü, Ömer Muhtarın Libyasını, Şeyh Şamilin cihadını..” haçlı diyarlarında değil;Ankara, Tahran, Kahirelerde kaybettik.

Osmanlı bakiyesi olan buralara yardım etmeyeceğimize, bir mermi dahi göndermeyeceğimize; ahd u peyman ettik, Cenevrelerde ıslak imzalı teminatlarla cinayetler işledik.

Eğri oturup doğru konuşalım. Eli kardeşkanına girmemiş hiçbir Müslüman millet kalmamıştır. Hem de her biri milyonlarcasını katletmiştir. Cinayetleri teraziye vurduğumuzda, Kürtlere, Ortadoğu'da nispeten en masum diyebiliriz.

Müslümanlar aklını başına toplamalı; hilafetin kaldırılmasından sonra artık halkların kardeşliği de zora girdi, belki imkânsız oldu. Artık halklar, sahip oldukları devletler üzerinden kardeşliğini sürdürme aşamasına girdiler. Bunu da Ümmetin etkili ve yetkili güçleri, Haçlıyla el ele vererek sağladı.

Barzani'nin referandumuna ikinci israil diyen kardeşlerim, neden israil terör devleti kurulurken onu tanıma yarışına giren devletlerimize hala dokunamıyoruz? israil'den silah alan, en çok ticaret yapan ülkeler açıktır.

Barzani'nin referandumundan dolayı yapılan yorumlara göz attım.FETO darbesi gecesinde dut yemiş bülbüle dönenler, yarınları için kendine karanlık paralellerde yer arayanlar, hala FETO diyemeyenler, Erdoğan'a her fırsatta derin ve serin vuranlar..her kesKürdistan'ın Celladı kesilmiş.

Ne oluyor beyler? Bu akıl tutulması da ne demek? Arap Katliamından kurtulmak için başta Türkiye olmak üzere, tüm çevre ülkelere “bizleri ilhak edin..” diyen bir Barzani'nin şahsında neden her kes HALEPÇELERİ çağırıyor?

Küfür, şirk ve Haçlı dünyası PYD'ninşahsında birleşmiş, antiislamcı bir Kürdistan'a varmışlar. PYD safında Koreli savaşçı bile var.Neden muhafazakâr ve her diyalogla hazır bir Barzani linç ediliyor?

Yine diyorum; Kürt halkı artık çantada keklik değil, her şeyi biliyor ve görüyor. Bu halkın aklıyla da alay ediliyor. Ciddi bir iş, salağa vuruluyor.“Sen; her kesi kör alemi sersem mi sanırsın?/ En ummadığın keşfeder esrar-ı derunun!”

Yemezler! Her kes ne dediğini çok iyi biliyor; işiten de ne işitip gördüğünü çok iyi biliyor. Ayrıca geçmişteki iyiliklerden dem vurup başa kakmayalım. İşin orası, çok su götürür.

Yarın tarih her kesi ve her şeyi yazacak. Iraktaki bir Türkmen beldesini bile devlet yapmaya çalışanlar; neden Türkmenlerin Araplardan kaçıp Kürt kardeşlerine sığındıklarını ve beraberce mutlu olduklarını göremiyor?

Barzani ailesi;tüm Kürdistanlarda bir Şeyh Sait ve Said Nursi gibi,belki daha ötesi bir bağa sahiptir. Barzani'yi kazanan tüm Kürtleri kazanır ve Ortadoğu'ya gelecek birlik ve huzurun da anahtarı olur.

Sayın Erdoğan'ın ABD'deki konuşmasını dinledim; tüm dünya mazlumlarını konuştu ve sahiplendi. Everensel bir dünya lideri kimliği… Batı'nın yüzüne yüzüne haykırdı amma sıra Kürt halkına gelince mahallileşti...48, 49 ama 50 diyemeden 30 dedi.

Erdoğan'a da yazık ediyorlar.Sayın Erdoğan'ın bu yolun yolcusu olmadığını hala düşünüyorum. Nobelli DezmanTutu'nun dediği gibi; “Eğer, Miyammar'ın başkanlığına yükselmenin bedeli buysa, bu insanlık adına çok ağır bir bedeldir.” Erdoğan'a da ağır bedeller ödetiliyor. Düne kadar dedikleri bellli; duruşu belli..

Mazlumların tercümanı ve hamisi raddesine yükselmiş; dua almış, daha da ilerilere gitmeyi hak eden birisi, bir anda Milli Şef'in söylemlerinin tercümanı oluveriyor.

“Dersim'den dolayı..devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ben özür diliyorum” diyen sayın Erdoğan şaştırtıyor. Çiçek dalında güzeldi.

Erdoğan'ı her fırsatta kurtaran muhafazakâr Kürt OYLARI, bu seçimde çok şey anlatacak!Dilerim Erdoğan'a, Türkiye'ye ve Kürtlere yazık olmaz. Neden korkular ve vesveselerle hareket ediliyor? Neden “Feleq ve Nas” surelerinden feyizlenemiyoruz. 

“Katip arzuhalim yaz yare böyle:”

Kürt halkı, Şeyh Muhammed Berzenci döneminde; “ŞerifHüseynin rolü ve devlet vadeden” İngilizlere; “biz hilafeti bırakıp sizlerle uzlaşamayız” demiştir. İngilizler tarafından”uslanmaz ve uzlaşmaz Müslüman halk”damgasıyla cezalandırılmış ve dört parçaya bölünmüştür.

Tüm halkların, hatta aşiretlerin dahi devlet olduğu bir diyarda Kürtler de bir eksiği tamamlamak istiyor. Zaten Irak anayasasında da tanınmış.

İran ve Türkiye'nin; Irak Şii fanatik HaşdiŞabileriniKürt Katliamına çağırmaları; -Seyyit Rıza'nın deyimiyle- “Evlad-ı Kerbelayız! Ayıptır, günahtır, iftiradır, cinayettir!”

Kürt halkı da dünyadaki her medeni halk gibi her şeyin farkında. Barzani'nin referandumu belki zamansız ama Kürtler yol ayrımında ve zaman daralıyor. Bu gün “şer bildiklerimiz bir çok şeyde hayrın da olduğu görülmeli..

İran, Şah'ın; Türkiye, Mili Şef'in gözüyle bakarsa; Irak'ta da Saddam'ın kimyasal ruhu haşrolur.Aziz'untikam Rabbim ise pek yaman yakalar!

Devletler de kardeşliği sindirsin; Rabbimizin “çetin yakalaması” gelmeden. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.