1. HABERLER

  2. MARDİN

  3. MİDYAT‎

  4. Midyat 'taki patlamada evleri zarar görenler konuştu-foto
Midyat 'taki patlamada evleri zarar görenler konuştu-foto

Midyat 'taki patlamada evleri zarar görenler konuştu-foto

Mardin'in Midyat ilçesinde bomba yüklü araçla yapılan saldırının yaşandığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yanındaki binada oturan halk, ortada bir zafiyetin olduğunu ve bunun araştırılması gerektiğini belirttiler.

A+A-

Midyat Emniyet Müdürlüğüne bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda evleri zarar gören vatandaşlar, yaşadıkları korku dolu anları İLKHA’ya anlattılar.  

“İstihbaratta zafiyet mi var?”

Emniyetin 3 aydan beri ilçede tedbir aldığını, buna rağmen saldırının önlemediğine dikkat çeken Adnan Demirdağ, “Biranda bütün camlar kapı pencereler üzerimize geldi. Üst katta çocuklarım alt katta babam ve karşımızda ise kardeşim oturuyor. Onlara koştum kimseye bir şey olmuş mu diye oğlum ve birkaç kişi yaralanmıştı onları hastaneye yolladık. 3 aydır burada emniyet tedbir alıyor, ama bir türlü önleyemiyorlar. Adam gelip emniyetin kapısında patlatabiliyor.  İstihbaratta mı zafiyet var, başka bir yerde mi zafiyet var bilmiyoruz. Ama ortada bir zafiyet var.” dedi.

“Patlamanın şokunu hala atlatabilmiş değiliz”

Abdest almak için banyoya girdiği esnada patlamanın yaşandığını anlatan Hıdır Yavuz, yaşadıkları korku dolu anları şu şekilde anlattı; “Evdeydim, birden bire patlama oldu ve evin her tarafı camlar kapılar pencereler hepsi paramparça oldu. Eşim mutfaktaydı, ağır yaralandı. Gerçekten büyük bir şok yaşadık hala o şoku atlatamadık. Birçok duvarımız yıkıldı, birçoğu çatlamış yıkılmak üzeredir. Hem arabam gitti hem evim eşyalar darmadağın oldu. Büyük bir zarar var beyaz eşyalar hepsi zarar gördü. Ev kullanılmayacak halde şuan kendimize ev arıyoruz. Üç dört gündür perişan durumdayız evde de yatamıyoruz. Dış kapımız dahi patladı tüm ev darmadağın oldu ama enteresan bir şey Kur’an tefsirlerinin bulunduğu kitaplı tek devrilmedi. Diğer odada bulunan kitaplığın duvarı yıkıldı ama kitaplığa bir şey olmadı üzerinde bulunan Kur’an-ı Kerim devrilmedi.”

“Mutfağa doğru gidiyordum, ama…”

Mutfağa girdiğinde eşinin kanlar içerisinde olduğunu söyleyen Yavuz, “Ben tam o esnada mutfağa gidecektim sanki bir ses bana gitme dedi. Bende abdest almak için banyoya girdiğim an patlama oldu. Eğer mutfağa girseydim cam parçaları yüzüme vücuduma mermi gibi dokunacaktı. Abdest alayım derken cenabı Allah orda bizi bu felaketten de kurtardı. Rabbime şükürler olsun. Eşim mutfaktaydı. İftar için dolma hazırlığı yapıyordu. Patlamayla birlikte oturduğu koltuktan fırlayarak yere düştü. Ben geldiğimde kanlar içerisindeydi. Arabayı almaya gittim arabam da pert olmuştu. Kayın biraderimi çağırdım onunla hastaneye gittik. Ambulansı bekleseydik kan kaybından gideceği korkusuyla başka bir araba ile götürdük. Rabbim bize bağışladı. Bu olayların da bitmesini istiyoruz. İnşallah bir an önce biter.” temennisinde bulundu.

“Herkes görevini bilsin”

Devletin bölgeyi sahipsiz bırakmaması gerektiğine vurgu yapan Abdülhakim Çelik, şunları söyledi; “Patlama anında evdeydim. Bir dakika önce uyanmıştım. Saat 10. 45 civarı bir patlama sesi duyduk. Hemen o panikle çocuklarda çığlık sesleriyle dışarıya çıktık. Dışarıya çıktığımız gibi alt katta çoluk çocuk balkondan düşmüştü. Çok kötü bir manzara idi. Olan oldu, ama herkes görevini bilsin ve ihmal olmasın. O araç nasıl ilçemize geldi, güvenlik noktaları yeterli mi değil mi, denetim mekanizması var mı, yok mu? Bunun araştırılması lazım. Devlet büyüklerinden isteğimiz budur; bölgeyi sahipsiz bırakmayın. Güvenlik güçleri üzerlerine düşen güvenlik noktalarını ne gerekiyorsa yapmaları lazımdır.  Biz Kürdüyle, Arabıyla, Türküyle hepimiz biriz beraberiz. Bu ülkede hiçbir zaman terör başaramayacaktır bölge insanı onların arkasında değildir. Bizim tek amacımız kardeşçe yaşamaktır.”

“Bir daha yaşanmamasını istiyoruz”

Biran önce bu olayların son bulmasını isteyen Fatma Betül Çelik ise patlama anını şu şekilde anlattı; “O gün uyuyorduk, bir sesle uyandık, sonra da sarsıldık. Cam, kapı ve pençeler kırıldı. Üstümüze düştü, bütün camlar ev üstümüze yıkıldı. Çok korktuk. Bu olayların bir daha yaşanmamasını istiyoruz. Birçok kişi hayatını kaybetti, onlarca çocuk babasız, annesiz kaldı. Allah bunu yapanların belasını versin.”

“Korkmuyoruz, dimdik ayakta duruyoruz”

Olayın şokunu hala üzerlerinden atlatamadıklarını belirten Nezihe Çelik, “Kızımla pencerenin önünde oturuyorduk. Cam kapı üzerimize düştü hala şoktayız. Bu Ramazan’da kökleri kurusun inşallah. Korkmuyoruz, dimdik ayakta duruyoruz. Devlet de vatandaşa sahip çıksın.” dedi. (M. Salih Keskin/Mehmet Aslan/Süleyman Tunç – İLKHA)  


















































 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.