MUSTAZAF-DER Genel Merkezinin açılışı Diyarbakır'da yapıldı

MUSTAZAF-DER Genel Merkezinin açılışı Diyarbakır'da yapıldı

10 yıl önce 2012 yılında devlet içindeki kirli yapıların kolluk ve yargı kumpası ile kapatılan Mustazaf Der genel merkezinin yeniden açılışı yapıldı.

Mustazaf-der Genel Merkezinin önünde gerçekleşen açılışa halk da yoğun katılım gösterdi.

Kur-an'ı Kerim tilaveti ile başlayan programda Mustazaf-der Genel Başkanı av. Hüseyin Yılmaz bir konuşma yaptı.

Yılmaz, "Bugün buraya 10 yıl önce 2012 yılında devlet içindeki kirli yapıların kolluk ve yargı kumpası ile kapatılan Mustazaf Der genel merkezinin yeniden açılışı için toplanmış bulunmaktayız. Bildiğiniz gibi Mustazaf Der 2004 tarihinde kurulurken kendisine 3 temel ilke/amaç belirlemişti. Bunlar; fakirlikle mücadele, cehaletle mücadele ve ihtilaflarla mücadeledir. Derneğimiz kurulduğu günden kapatıldığı tarihe kadar hayırlı hizmetlerine devam etmiştir. Yardıma muhtaç binlerce ailenin ihtiyaçlarını karşılamış, geçlerin eğitimine ve toplumun bilinçlenmesine yardımcı olmuş, kan davası ve benzeri ihtilaflarda tarafları barıştırarak toplumsal barışa katkı sunmuştur. Derneğimiz, toplumdaki İslami ve ahlaki yozlaşmanın önüne geçmek için aktif faaliyette bulunmuş, bu çerçevede Hz. Peygambere ve İslami değerlere yapılan saldırılara karşı ses getiren birçok etkinlik ve organizasyona öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.

Yılmaz daha önce yapılan etkinlikleri hatırlatarak, "Danimarka’da Peygamberimize hakaret içerikli karikatürlerin yayınlanmasını protesto için Diyarbakır’da Ocak 2006 da yapılan “Peygambere Saygı” mitingi ile aynı yıl Nisan ayında yapılan “Kutlu Doğum” mitinglerinin ardından derneğimize yönelik saldırılar ve karalama kampanyaları başlatıldı. Toplumdaki İslami bilinci artıran bu mitinglere yüzbinlerce kişinin katılmasından rahatsızlık duyan devlet içindeki ve dışındaki kirli ve karanlık yapılar, örgütler, çeteler eş zamanlı olarak derneklerimize saldırmaya ve yasal faaliyetlerimizi engellemeye başladılar. Devlet içindeki kirli yapılar, legal çalışmalarımızı sabote etmek ve faaliyetlerimizi kriminalize etmek için bir yandan kontrollerindeki kolluk gücü vasıtasıyla derneklerimize baskınlar düzenleyip hayırlı hizmetlerimizi ve çalışmalarımızı sabote ettiler. Kolluk ve yargı kumpası ile yasal ve izinli çalışmalarımızı suçmuş gibi gösterip gözaltına alma ve tutuklamaların yanında onlarca üyemize hapis cezaları verdirdiler. 2007 yılında başlayan bu keyfi uygulamalar ve saldırılar derneğimizin mahkeme kararı ile kapatılmasına kadar devam etti." şeklinde konuştu.

Derneklerinin bir çok kez saldırılara maruz kaldığını ifade eden av. Yılmaz, "Diğer yandan terör örgütlerinin hedefi yapıldık. Öyle ki mobeselerin ve kolluk güçlerinin gözleri önünde farklı il ve ilçelerdeki şubelerimiz defaten saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılarda bazı derneklerimiz kundaklandı, birçok üyemiz yaralandı. Hatta Yüksekova’da emniyet müdürlüğüne yaklaşık 500 metre mesafede bulunan dernek şubemiz çetelerce kundaklanmış, dernekte bulunan şube başkan yardımcısı Ubeydullah Durna, kolluk güçlerinin gözleri önünde şehid edilmiştir. Bize yapılan tüm saldırılarda olduğu gibi bu saldırıda da failler yakalanmayarak dosya faili meçhule bırakıldı ve zamanaşımından kapatıldı. Tüm bu provokasyonlarla üyelerimizi kriminalize edemeyen, yasal alanın dışına çekemeyenler birlikte çalıştıkları bazı ajan provokatörler ve muhbirler vasıtasıyla derneğimizi kapattırmak için kumpaslar kurmaya başladılar. 2008 yılında Konya merkezli kurulan kumpas ile genel merkezimizin ve şubelerimizin bazı yöneticileri gözaltına alındı. Bazı dernek üyelerimizin yakınlarının karıştırıldığı bir adli olay ile dernek üye ve yöneticilerimize yönelik suçlamalar birbiri ile ilişkilendirilerek bir ceza davası açıldı. Derneğimizin ve üyelerimizin suça bulaştığı algısı oluşturuldu ve bu gerekçe ile derneğimizin kapatılma süreci başlatılmış oldu." dedi.

Yılmaz, "Söz konusu ceza davasındaki yargılama devam ederken Diyarbakır’da Mustazaf Der genel merkezinin kapatılması için alelacele dava açıldı. Hukuk mahkemesinde açılan bu kapatma davasında, deliller toplanmadan ve ceza davasının neticesi beklenmeden derneğimiz hakkında kapatma kararı verildi. 2012 yılında kolluk ve yargı kumpası ile kapatılan derneğimizle ilgili bu hukuksuz ve keyfi karara karşı AİHM’e ihlal başvurusunda bulunduk. AİHM, 9 Şubat 2021 tarihinde bu başvurumuzu haklı bularak ihlal kararı verdi. 15 Temmuz sonrası yargıda yapılan bazı tasfiyelerden sonra Yargıtay incelemesinde üye ve yöneticilerimiz aleyhine açılan ceza davasındaki kumpasın farkına varıldı. Derneğimizin kapatılmasına gerekçe gösterilen bu ceza dava dosyası netice olarak Örgüt üyeliği ile suçlanan tüm üye ve yöneticilerimizin beraat etmesiyle sonuçlandı. Bu gelişmelerden sonra derneğimizin feshine karar veren mahkemeye yeniden yargılama için başvuruda bulunduk. Yeniden görülen davada derneğimiz hakkında daha önce verilen fesih kararı kaldırıldı. Mahkeme kararı uyarınca valiliğin onayı ile derneğimiz yeniden aktif hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının aracılığıyla bir uyarıda bulunmak istediğini belirten Yılmaz, "Siz basın mensupları aracılığı ile ilgililere bir uyarıda bulunmak istiyorum. Mahkemenin bu kararından sonra Mustazaf Der ile Hizbullah arasında bağlantı kuranlar veya Hizbullah bağlantısı nedeniyle kapatılan Mustazaf Der diye başlayan haber yapanlar, yazı yazanlar ve konuşanlar hakkında hukuki süreç başlatacağımızın bilinmesini istiyorum. Dernekler sivil toplum kuruluşu olarak toplumun vicdanıdır. Sesidir. Soluğudur. Sivil toplum kuruluşlarının resmî ideolojiye göre hareket etmeye zorlamak, uymayanları bir bahane ile kapatmak çözüm değildir. Toplumdaki farklı kesimlerinin duygu düşüncelerini ifade edebilmek, ortak faaliyetlerde bulunmak, siyasal iktidarı etkilemek için bir araya gelmek ve örgütlenmek temel insani haklardandır. Bu hak sistemin yanlışlarını eleştiren, resmî ideolojiyi kabul etmeyen kişi ve toplulukları da kapsamaktadır. Legal alanda örgütlenme hakkı verilmeyen kişi ve kesimler devlet eliyle yasal alanın dışına itilmiş olacaktır. Diğer temel hak ve hürriyetler gibi örgütlenme özgürlüğü de sınırsız değildir. Toplumsal hayatın devamını zarar vermeyecek şekilde makul ve kabul edilebilir bazı sınırları olabilir. Bu münasebetle şiddeti bir hak arama yöntemi olarak görülmesi ve kurumsal olarak fiili olarak şiddete eylemlerine başvurulması, toplumun inanç ve ahlaki değerlerine saldırılması bu sınırlamalar içinde değerlendirilmelidir. Toplumsal yapımızı bozmayı ve aileyi yıkmayı hedef alan cinsel sapıklıkları yaygınlaştırmaya çalışan kesimlerin kurdukları STK’lar örgütlenme özgürlüğü kapsamı dışında tutulmalıdır." dedi.

Yılmaz konuşmasının devamında, "Devlet toplumdaki farklılıkları yok etme veya tek tipleştirme yerine bu farklılıkları bir zenginlik olarak görmeli, yasal zeminde çalışmalarının önünü açmalıdır. Bu kapsamda;

*-dernek faaliyetleri kolaylaştırılmalı, dernek kapatma kriterleri zorlaştırılmalıdır. Fiili olarak suça bulaşan üye dışındaki diğer üyeler ve dernek tüzel kişiliği bu faaliyetlerden dolayı suçlanmamalıdır.

*-İslami ilimler ve dini hizmet konusunda büyük bir boşluğu dolduran Medreselere yasal statü vermelidir.

*-Toplumda fiili olarak bir sivil toplum kuruluşu görevi gören, halkın dini, ibadi ve kültürel ihtiyaçlarına cevap veren cemaatlere ve tarikatlara ve bunların toplanma mekanları olan dergahlara, cem evlerine, tekkelere yasal statü verilmelidir. Bunun için tekke ve zaviyeleri yasaklayan mevzuat değiştirilmelidir. Böylece bu kesimlerin seçim dönemlerinde bazı siyasetçilerce istismar edilmelerin önüne geçilmiş olunacak." şeklinde konuştu.

KRONOLOJİ

11 Eylül 2004 tarihinde Diyarbakır valiliğine yapılan dernek kurma başvurusu 16 Eylül 2004 tarihinde kabul edilerek Mustazaf Der kuruldu.

Ocak 2008 tarihinde Konya merkezli yapılan bir soruşturma kapsamında Mustazaf der genel merkezi ile bazı şubelerinin üye ve yöneticilerinin bir kısmı gözaltına alındı.

Adana Savcılığı, 30 Nisan 2008 tarihinde, Genel Sekreter dâhil olmak üzere, bazı Dernek üyeleri hakkında bir iddianame hazırlandı. (Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/257 soruşturma nolu dosyası)

Diyarbakır Savcılığı, 22 Ağustos 2008 tarihinde, bu iddianameye dayanarak, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde Derneğin kapatılmasını talep etti. (Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/5643 esas nosu ile hazırladığı davanamede, Mustazaflarla Dayanışma Derneğinin amacının kanuna aykırı hale geldiğinden Türk Medeni Kanunu’nun 89. Maddesi gereğince feshine karar verilmesi kamu adına dava ve talep edilmiştir.)

9 Şubat 2010 tarihinde Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, savcılığın talebi haklı buldu ve Derneğin kapatılmasına karar verdi. (Esas: 2008/634 – Karar: 2010/78)

15 Aralık 2011 tarihinde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Asliye Hukuk Mahkemesinin fesih kararını kararını onadı.

Yargıtay, 29 Mart 2012 tarihinde, başvuran Dernek tarafından yapılan karar düzeltme talebini reddeti ve karar kesinleşti. Bunun üzerine dernek hakkında verilen kapatılma kararı, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğundan bahisle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuruda bulunuldu.

13 Temmuz 2018 tarihinde (Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/257 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/177 Esas, 2018/190 Karar sayılı dosyasında); davalı dernek üyelerinin de içinde bulunduğu kişiler hakkında terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildi ve verilen beraat kararları kesinleşti.

9 Şubat 2021tarihinde AİHM Başvurunun kabul edilebilir olduğuna; Sözleşme’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.. (AIHM söz konusu kararda; dernek üyeleri hakkındaki iddiaların ciddiyetini kabul etmekle birlikte, yargılamanın derdestliğini göz önüne alarak masumiyet karinesine değinmiş; kapatma kararında üyelerin faaliyetleri ile derneğin sorumluluğu arasındaki illiyet bağının tartışılmadan derneğin kapatılmasını haklı gösterecek unsurları dile getirmeden ve kapatma yerine diğer tedbirlerin alınması hususlarını değerlendirmeden kapatma kararı verilmesini Sözleşmenin 11. maddesinin ihlali olarak kabul etmiştir.)

10 Mart 2022 tarihinde Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Karar No: 2021/656 Esas- 2022/116 Dava dosyasında (1) Yargılanmanın yenilenmesine yönelik açılan davanın KABULÜNE, (2) Mahkememizin 09/02/2010 Tarih, 2008/634 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI ile davalı derneğin feshine yönelik açılan davanın REDDINE karar verildi.

7 Temmuz 2022 tarihinde mahkemenin, Mustazaf Der’in feshine dair kararın kaldırılması kararı gereğince Diyarbakır valiliği tarafından verilen onay ile dernek aktif hale gelmiştir.

img-20220911-wa0002.jpg

img-20220911-wa0000.jpg

img-20220911-wa0003.jpg

img-20220911-wa0001.jpg

img-20220911-wa0004.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum