1. YAZARLAR

  2. Abdulhalim SEÇKİN

  3. Mütekavvim - Gayri Mütekavvim Mal
Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Doğruhaber Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mütekavvim - Gayri Mütekavvim Mal

A+A-

Bilfiil ihraz edilmiş olan ve şeriatın kendisinden yararlanmayı mubah kıldığı her şey mütekavvim maldır. İslâm dininin yenilmesini, içilmesini ve kullanılmasını meşru kıldığı ve fiilen elde edilmiş olan her şeye "mâl-i mütekavvim" adı verilmektedir. Taşınır durumdaki mallar ve gayr-i menkul emlâk, helâl olan yiyecekler, umumun istifadesine tahsis edilmiş "cibâl-i mubâha"dan kesilmiş bulunan odunlar ve avlanmış olan hayvanlar, değişik ve fakat mubah yönlerden elde edilmiş mütekavvim mal örnekleridir. Her çeşidiyle menkul ve gayrimenkul eşya ile yenilenebilen şeyler de bu türdendir.

Gayri mütekavvim mal ise bilfiil ihraz edilmeyen yahut çok zaruri haller dışında yararlanılması şeran mubah olmayan şeydir. Birinciye misal, sudaki balık, havadaki kuş, yer altındaki madenler ve benzerleri, av ve otlar gibi mubah olan şeylerdir. Bunlar örfen gayri mütekavvimdir. İkinciye misal, içki ve domuz gibi şeylerdir. Bunlar Müslümanlara göre şeran gayri mütekavvim olan dolayısıyla Müslüman için intifa-ı mubah olmayan şeylerdir. Ancak zaruret halinde ve zaruret miktarınca mubah olur. Mesela insanı helake götürecek şiddetli açlık ve susuzluk halinde bunlardan başka bir şey de bulamazsa bu ikisinden biriyle ölüm tehlikesini ortadan kaldıracak kadar yaralanması mubah olur.

Öyleyse Müslümanlar için şarap, domuz ve besmelesiz kesilen veya kesmeden öldürülen hayvan, mütekavvim mal değildir. Denizdeki henüz tutulmamış balık da mütekavvim mal değildir. Çünkü tutulmadığı için kullanılması veya satılması mümkün değildir.

Şarap ve domuz Hanefilere göre gayri Müslimler için mal-ı mütekavvim sayılmıştır. Çünkü biz onları dinleriyle baş başa bırakmakla emir olunduk. Buna göre, bir Müslüman veya gayri Müslim bunları itlaf etse tazmin etmesi lazım gelir. Diğer fakihlere göre ise bunlar malı mükavvim sayılmaz, çünkü bizim beldemizde oturan gayri Müslimler muamelatta İslami hükümlere uymakla mükelleftirler. Dolayısıyla Müslümanlar için caiz olan şey onlar için de caizdir. Müslümanlara haram olan onlara da haramdır.

Malların mütekavvim ve gayri mütekavvim olarak taksiminin iki yerde faydası vardır:

Akdin sahih olup olmamasında: Mütekavvim malın, satış, kira, hibe, iare(ödünç verme), rehin, vasiyet, şirket gibi mal üzerine yapılan bütün akitlere mahal olması sahih olur. Gayri mütekavvim malın bu akitlerden hiç birisine mahal olması sahih olmaz. Dolayısıyla bir Müslüman’ın şarap veya domuz satışı batıl bir satış olur. Bu iki halin farklı olmasının sebebi satın alınan şeyin o satışta asli gaye olmasıdır. Dolayısıyla mütekavvim olması akdin meydana gelmesi için şarttır. Karşılığında verilen semen ise vesiledir. Bizatihi gaye değildir. Mütekavvim olması akdin sıhhatinin şartıdır. (Meydana gelmesinin şartı değildir. Mesela şarap yerine semen olarak para verse akit sahih olur.)

Telef olduğu zaman tazmininde: Bir insan başkasına ait mütekavvim bir malı telef etse, misli mallardan ise mislini, kiyemi mallardan ise kıymetini tazmin etmesi vaciptir. Ama gayri mütekavvim ise bakılır: Eğer bir Müslüman’a ait şarabı dökmüş veya domuzu öldürmüşse telef eden kişi bunu tazmin etmez. Ama bir zimmîye aitse Hanefilere göre kıymetini tazmin eder. Çünkü bu: – yukarıda açıkladığımız gibi- zimmîlerin nazarında mütekavvim bir maldır.  

İslâm dini menfaat teminine izin verirken meşruiyet çizgisinin dışına çıkmaya müsaade etmemiş; yenilmesi içilmesi haram olan şeyleri değerli bir mal olarak saymamıştır. Allah Teâlâ`nın haram kıldığı ve hakir gördüğü şeyleri alıp satmak demek, bunlara değer vermek olur. Zararlı şeylerden yararlanmak dine, akla ve hikmete aykırı bulunmaktadır. Yenilip içilmesi haram olan ve gayr-i mütekavvim bulunan eşyayı alıp satmak asla caiz değildir.

Bir Müslüman’ın kazanç temin etmede ilk hedefi, helâl yoldan ve meşru usuller ile kâr elde etmek olmalıdır. Bu usulle elde edilen malın kullanılması meşru, yenilip içilmesi helâldir. Kendisine zekât farz, sadaka-i fıtır ve kurban vacip olan mâl-i mütekavvim mal da işte budur.

Dualarınızda bizi de unutmamanız temennisiyle Allah’a emanet olun.

 

 İstanbul Kazlı Çeşme Meydan’ında çok büyük gayretlerle mükemmel bir Kutlu Doğum etkinliği gerçekleştiren tüm Peygamber Sevdalıları kardeşlerimi içten duygularla kutluyor, hepsinin alnından öpüyorum.

Doğruhaber Gazetesi

Bu yazı toplam 582 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.