01 Kasım 2014 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nakşibendî şeyhi, toplumu bekleyen felaketlere dikkat çekti
18 Aralık 2013 Çarşamba 11:30

Nakşibendî şeyhi, toplumu bekleyen felaketlere dikkat çekti

Nakşibendî Şeyh Abdülkerim Çevik, resmi olarak oynatılan milli piyangodan internete, yılbaşı eğlencelerinden, gayri İslami düğünlere, İslam âlimlerine yapılan saldırılardan gençliğin yozlaşmasına kadar bir çok konuya dikkat çekerek, vatandaşlara uyarılard

BİTLİS-Bitlis'in Güroymak (Norşin) ilçesinde yaşamış merhum Nakşibendî şeyhi Muhammed Ziyaeddin'nin torunu ve bölgenin kanaat önderlerinden Şeyh Abdülkerim Çevik, devlet eliyle oynatılan milli piyango kumarından internete, yılbaşı eğlencelerinden, gayri İslami düğünlere, gayri meşru ilişkilerden uyuşturucuya, İslam âlimlerine yapılan saldırılardan gençliğin yozlaşmasına kadar toplumu bekleyen felaketlere dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

 

Çevik, toplumun içinde bulunduğu manevi buhranları ve toplumu bekleyen büyük felaketler konusunda İlke Haber Ajansının (İLKHA) sorularını yanıtladı;

 

İLKHA: Devlet eliyle oynatılan milli piyango, iddia ve şans topu gibi oyunlara İslam'ın bakış açısı nasıldır ve bu oyunlar toplum üzerinde nasıl bir etki oluşturur?

 

Çevik, "Milli piyango başta olmak üzere kumar'ın her çeşidi dinen haram olduğu Kur'an-ı Kerimdeki ayetlerle sabittir. Tabi haram olan her şeyin toplumlara ve fertlere mutlaka zararları vardır. Çok insanlar vardır ki, kendilerini bu çeşit oyunlarla aldatıp ailelerini yok etmişler. Aileleri darma dağınık edip, hayallerini ve düşüncelerini emeksiz bir mülk ve sermaye elde etmek için bu tür kumarlara yöneltmişler. Dolayısıyla kumarın bulunduğu bir toplumda huzur bulunmadığı gibi, bu toplumun hiçbir şekilde feraha yükselmesi mümkün değildir."

 

İLKHA:Yılbaşı diye tabir edilen ve eğlencelerle kutlanan gecenin İslam'da yeri nedir? Bu geceyi Müslümanlar nasıl karşılamalıdırlar?

 

Çevik, "Yılbaşı diye tabir edilen ve eğlencelerle kutlanan bu gecenin İslamla hiçbir bağlantısı yoktur. Bu geceyi Hıristiyanlar kutlar. Müslümanlar da Hıristiyan ve Yahudilere benzememeleri için bu geceyi eğlenceyle ve farklı bir şekilde kutlamamaları gerekir. Müslümanlar bu gecenin farkında bile olmamalı. Normal diğer günlerdeki geceleri ihya ettiği gibi bu geceyi de o şekilde geçirmelidirler. Bu geceyi kesinlikle Müslümanlar kutlamamalı ve rutin bir şekilde geçirmelidirler."

 

İLKHA:Küfür ehlinin, üzerinde misyonerlik faaliyetlerini yürüttüğü ve Müslüman gençliği yozlaştıran internet ortamları, toplum üzerinde ne gibi tahribatlara yol açıyor?

 

Çevik, "Tabi ki, bu internet ortamı çok büyük bir tehlikedir. Hıristiyan ve Yahudi alemi her dönemde olduğu gibi, Müslüman alemi üzerine büyük bir oyun sergiliyor. Onları dinlerinden, kültürlerinden, varlıklarından örf ve adetlerinden koparmak için ellerinden ne geliyorsa bunu yapmaya çalışıyorlar. Bunu da internet aracılığıyla her yaştaki insanın ruhuna rahatlıkla girebiliyorlar. Son 10-20 yıldır bu internet aracılığıyla İslam dünyasına öyle bir zarar vermişler ki, belki eski misyonerlerin yaptığı tahribat bu kadar büyük değildi. Bu tahribat her insanın, iş yerine, evine hata cebine kadar girmiştir. Böyle bir fitne hiçbir zaman İslam aleminin içine bu kadar girmemişti."

 

İLKHA:Emperyalist güçler, Bangladeş'te cemaat-i İslami genel sekreteri Abdülkadir Molla başta olmak üzere dünya üzerinde İslam âlimlerine yönelik yaptığı katliamlarla neyi hedefliyorlar?

 

Çevik "Emperyalist güçler, hiçbir zaman İslam âlemini istemez. Bu konuda Kur'an-ı Kerim Müslümanları ikaz ediyor. Onlar bizleri istemediği halde, bizler zaman zaman Avrupa'ya yöneliyoruz. Avrupa'yı istiyoruz. Onlarla diyalog kurarak kardeş olmak istiyoruz. Küfür ehli Müslümanlara nerede nasıl bir zarar verebilir hesabının peşindedir. Bir âlimi öldürmek bir âlemi öldürmek gibidir. Dolayısıyla küfür ehli âlimleri öldürerek Müslümanları başsız bırakmayı hedefliyor. Müslümanları başsız bırakınca daha rahat zarar verebiliyorlar. Bu da son zamanlarda Müslümanları imha ve yok etmek için yapılan bir taktiktir. Yapılan bu taktiğe karşı Müslümanlar uyanık olmalı bölünüp parçalanmamalıdırlar."

 

İLKHA:Peygamberin sünneti olan evliliğe atılan ilk adımda, İslam'la bağdaşmayan çalgılı, kadın ve erkelerin iç içte oynadığı gayri İslami düğünlerin, Müslüman nesli üzerinde ne gibi tahribatlara yol açıyor?

 

Çevik, "Bir toplum asimile edilmek istenildiğinde, öncelikle onu dininden, kültüründen ve ruhundan alıkoymakla gerçekleştirilebilir. Bizim bölgenin bir dini, bir varlığı ve bir kültürü vardır. Var olan bu değerleri insanlarımız bütün platformlarda, evinde, ailesinde, düğününde, cenazesinde ve her yerde gösteriyor. Bu yapılan gayri İslami düğünler onu özünden ve ruhundan alıkoyuyor. Evlilik gibi önemli olan bir müessesenin başlangıcı haramla başladığı zaman o evlilik de bir darbe alır. Darbeyle beraber nesilleri de şeytani bir nesil olur. Dolayısıyla bir Müslüman, 'Ben müslümanım' demek istiyorsa mutlaka mukaddes olan o evlilik müessesesini İslam'a ve Kur'an'a göre yapması gerekiyor ki, hem o evlilikte bereket daimi olsun, hem de nesilleri Salihlerden olsun. Çocuklarına Hasan ve Hüseyin ismini koyan Müslümanlar, düğünlerini Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi yapmamalıdırlar.

 

İLKHA:Bahsettiğiniz, toplumu yozlaştıran bu etkenlerin önünü kesmek için Müslüman olan bu topluma tavsiyeleriniz nelerdir?

 

Çevik, "Son zamanlarda global dünyada, İslam gençliği üzerinde oynanan oyunların farkında olmalıyız. Nasıl ki, Avrupa özgürlük ve hürriyet adı altında neslini tüketerek yok ettiyse, bugün aynı oyunlar İslam alemi üzerinde oynanıyor. Saydığımız bu felaketler toplumları ve nesilleri yok ediyor. Bugün Avrupa'nın nesli tükenerek geriliyor, hata yok oluyor. Aynı tehlike ülkemiz ve İslam alemi için de geçerlidir. Şayet bu evlilik dışı ilişkiler, aile planlaması adı altındaki yanlışlıklar, eroin ve esrarın bu kadar yaygınlaşması, hatta 8-9 yaşlarındaki çocuklara kadar inmesi devam ederse, toplumumuzu büyük bir felaket bekliyor demektir. Bunun için evella devletin bir önlem alması gerekiyor. Bu yasakları piyasada yok edecek dereceye getirmesi gerekiyor. Yaptırımlar neyse uygulanması gerekir ve caydırıcı cezai müeyyideler uygulaması gerekiyor. Bununla birlikte Sivil Toplum Kuruluşları, Cemaat liderleri ve fertler, üzerine düşen görevi yapmak için gayret içerisine girmelidirler. Bunu için ne önlem alınması gerekiyorsa mutlaka alınmalıdır" (Şükrü Tontaş-İLKHA)

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Diyarbakır'da 7 Eylül'de yaşanan olayların sorumlusu olarak kimi görüyorsunuz?
TAZİYE MESAJLARI
MEDYA KRİTİK
MEDYADAN ALINTI
BİYOGRAFİ