1. YAZARLAR

  2. Sait ŞAHİN

  3. "Sadaka Verdiğiniz Elinizi Öpün..."
Sait ŞAHİN

Sait ŞAHİN

Doğruhaber Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Sadaka Verdiğiniz Elinizi Öpün..."

A+A-

Hadiste kişi sadaka verdiği zaman, fakirin eline geçmeden Allah’ın eline geçtiği müjdelenmiştir. Hz. Ali bu sebeple “sadaka verdiğiniz elinizi öpün” diyor.

Resulullah’ın (sav) Ramazan ayı girdiğinde esen rüzgârdan daha cömert olduğu rivayet edilir. Normal zamanlarda da elde bir şey tutmayan, eldekini, avuçtakini muhtaçlara dağıtan bir peygamberdi. Kendisinden sonra para türünden birikmiş bir şey bırakmak istemediğinden, vefatından önceki şiddetli hastalığı sırasında, her kendinden geçip ayıldığında evdeki üç dinarı soruyor ve onun fakirlere dağıtılmasını istiyordu.      

Müslüman, sürekli sadaka verme ahlakına sahip olmakla beraber, Ramazan ayında bu ahlakın zirvesini yaşamalıdır. Zira sadaka en güzel manasını Ramazan ayı içinde bulur. Mümin “Allah’ın ahlakıyla” ahlaklanandır. Ramazan ayını rahmet ayı kılan Allah Teala’nın mümin kulları da sadakalarıyla Allah’ın kullarına rahmetlerini artırmalıdır.

Ramazan ayı günahlardan arınma ayı ise; günahlardan arınmanın en etkili ve kolay yolu sadakadır.

“…Onların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini günahlardan temizleyesin ve arındırasın…” (Tevbe:103)

Bu ayet, Tebük Seferi’nden geri kalan Müslümanlar hakkında iniyor. Günahlarını itiraf ediyorlar, Allah Teâla da tövbelerinin kabulü için Resulullah’a (sav) onların mallarından sadaka alıp, onları arındırmasını söylüyor.

Allah yolunda seferden geri kalmanın tövbe ve arınma yolu sadaka ise; dünyasının meşgul edip davetten, tebliğden Allah yolunda mücadeleden uzak tutuğu Müslümanların çokça sadaka vermesi gerekir. Resulullah’ın (sav) varislerinin de onlara yardımcı olması gerekir. Gidip, “sadakalarınızı almak suretiyle günahlarınızdan arınmanıza yardımcı olmaya geldik” diyerek sadakalarını almaları gerekir. Bu, sadaka verecek durumda olanlara yapılacak büyük bir iyiliktir. Nefsine ve şeytanlara kalsa, belki sadakanın hakkını vermeyecektir.

Sadaka konusuna genellikle fakirin ihtiyacı olarak bakılır. Belki bu yönü vardır. Ancak asıl sadakaya muhtaç olan zenginlerdir. Sadakaya muhtaçtırlar, çünkü sadaka üzerinden maddi manevi temizleniyorlar. Sadaka vermeseler temizlenemeyecekler. Bu yüzden sadaka verebilecek bir fakir veya sadakasını muhtaçlara ulaştıracak bir aracı bulan zenginler, sadakalarını kabul edip, arınmalarına yardımcı oldukları için onlara teşekkür etmelidirler. Sadaka fakirin hakkı, zenginin ise ihtiyacıdır. Sadakanın hakikati ve mahiyeti bilinse, fakirin “Allah rızası için” diye yalvarıp sadaka istemesinden ziyade; zenginin “Allah rızası için sadakamı kabul et” diye yalvarması gerekir.  

 “Ömrü uzatan, mala bereket katan, belayı def eden, günahlardan arındıran…” sadakayı vermek çok hayırlı bir iştir. Anacak tüm hayırlarına karşılık, nefse ağır gelen bir iştir. Mal yığmak, fıtratına süslü kılınmış insanoğlunun sadaka vermemesi için şeytan ve avaneleri seferber olur. Sadakadaki hayırlara insanların ulaşmaması için büyük bir mücadele verirler. Hadiste; “Bir kimse sadaka vermek istediği zaman, yetmiş şeytan sadakadan men etmek için onunla uğraşır” deniliyor.

Anlatıldığına göre adamın biri, camide imamdan bu hadisi işitiyor ve ben gidip sadaka verecek ve şeytanları yeneceğim diyor. Eve varıp zahire çuvalını sırtlıyor, tam kapıdan çıkacakken, hanımı önüne çıkıyor: “Bey ne yapıyorsun, bu bizim ihtiyacımız, biz ne yaparız, perişan oluruz…” deyip engel oluyor. Adam bir türlü hanımını aşamayınca, çuvalı indirip camiye dönüyor. İmam “ne oldu?” diye sorunca; “içimdeki şeytanları yendim ama dışımdaki şeytanlara yenildim” diyor. İnsan, içindeki şeytanları yenip sadaka vermeye kalksa, şeytan etrafındakileri devreye sokuyor; bu bazen kişinin hanımı, bazen kocası, bazen annesi, evladı, dostu vs. oluyor. Şeytan, sadakaya engel olmak için onların dili ile konuşmaya başlıyor.     

Kendimiz sadaka ehli olmakla beraber, çocuklarımızı da sadaka vermeye alıştıralım. Bazen sadaka isteyen bir muhtaca, sadakayı çocuklarınızın eliyle verdirin ki, sadaka vermenin ve fakiri sevindirmenin hazzı ruhlarına işlesin.

Sadaka veremeyecek durumda olanlar da üzülmesinler. Çünkü “Allah’ı anmak, iyiliği emir, kötülüğü nehiy, güzel söz, mümin kardeşinin yüzüne gülümseme, insanlara yardımcı olma, kendini kötülük işlemekten tutma, hatta eşi ile cinsel ilişkisi” bile sadakadır.

Sadaka ile arınıp Allah’a yakınlaşanlardan olmak duası ile…

 

Bu yazı toplam 658 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.