1. HABERLER

  2. GAZİANTEP

  3. “Sakallı olduğum için diplomamı 10 yıl sonra alabildim”
“Sakallı olduğum için diplomamı 10 yıl sonra alabildim”

“Sakallı olduğum için diplomamı 10 yıl sonra alabildim”

Sakallı olduğu ve başörtülülere destek verdiği için 28 Şubat’ın hışmına uğradığını ve o dönem bütün stajlarda başarısız gösterilerek kendisine diploma verilmediğini söyleyen Doktor Mehmet Emin İnce, diplomasını ancak 10 yıl sonra alabildiğini söyledi

A+A-

28 Şubat sürecinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenim gören Doktor Mehmet Emin İnce, o dönem inancı gereği sakal bıraktığı ve başörtüsü eylemlerine katıldığı için girdiği tüm stajlarda başarısız gösterildiğini ve bundan dolayı diploması verilmeyerek mezun edilmediğini söyledi.

Türkiye’de hakkettiği diplomasını alamadığını belirten İnce, stajlarını tamamlamak için Almanya’ya gitmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

Almanya’da Hannover Üniversitesinde stajını tamamladıktan sonra mezun olduğunu belirten Doktor İnce, mezuniyetinden sonra Türkiye’ye döndüğünü ve o dönem sakallı olduğu için diploma alamadığı tıp fakültesinden ancak 10 yıl sonra mezun olabildiğini söyledi.

Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanı görevini yürüten Doktor İnce, o dönem yaşadığı sıkıntıları İLKHA’ya anlattı. Doktor İnce, aradan geçen onca yıla rağmen yaşadığı haksızlıkları halen unutamadığını söyledi.

Geciken mezuniyeti ve meslek hayatına atılmasıyla ilgili süreci duygu dolu kelimelerle anlatan Doktor İnce, 28 Şubat’ın unutulmaması için o dönem yaşananların sadece darbenin yıl dönümünde değil, diğer günlerde de anlatılması gerektiğini söyledi.

Yeni neslin o dönem yaşananları bilmesi gerektiğini vurgulayan Doktor İnce, “O yıllarda ben beşinci sınıftaydım. Birkaç stajım vardı. Onları geçtikten sonra birkaç uyarı ve kınamadan sonra altıncı sınıfa geçtim, stajım bitti. Vermem gereken hiçbir dersim kalmadı. Ben okulumu bitirmiştim. Son sınıfta da bana sıkıntı çıkartıyorlardı. Bende, hocalarımıza ‘mademki böyle bir sorun var bana müsaade edin ben başka bir ile gideyim, orada devam edeyim ve stajımı orada alayım’ teklifinde bulundum. Çünkü stajlarım bitmişti. O zamanlar not vermiyorlardı. Belirtilen süre içerisinde orada bulundunuz mu stajınızı tamamlamış sayılıyordunuz. Baktım ki Cumhuriyet Üniversitesinde devam edemiyorum, Elâzığ, Diyarbakır, Trabzon ve Samsun'a gittim. Oralarda devam edebilir miyim diye bir araştırma yaptım. Sabahleyin ‘olabilir’ diyenler, öğleden sonra tekrar gittiğimde bana ‘olamaz, burada başlayamazsınız, staj izni vermiyoruz’ diyorlardı.” ifadelerini kullandı.

 “Son senemi Hannover Üniversitesinde tamamladım”

Türkiye’de staj almak için gittiği her üniversiteden geri çevrildiğini belirten Doktor İnce, “Baktım Türkiye’deki hiçbir üniversitede stajlarımı tamamlayamayacağım, bende daha sonra Azerbaycan ve Almanya'ya başvurdum. Ailem Almanya'da olduğu için Almanya'da bana izin çıkmıştı. Yedi tane stajım vardı, 12 ay içerisinde almam gereken dersim vardı. Onlardan onay aldık, yurtdışına misafir öğrenci olarak gittim. Son senemi Almanya'daki Hannover Üniversitesinde tamamladım. Hatta bitirdikten sonra oradaki bir öğretim üyesi ‘eğer devam etmek istiyorsanız burada uzmanlığınızı da yapabilirsiniz bu konuda da size yardımcı olmak istiyoruz.’ dediler. Tabi ben Türkiye’de olup bitenleri onlara anlatmak istemedim ve Türkiye’ye dönmek istediğimi söyledim.” ifadelerini kullandı.

“Üniversiteden mezun olamadım ve diplomamı alamadım”

Almanya’da stajını tamamladıktan sonra mezun olmak için Türkiye’ye döndüğünü belirten Doktor İnce, şöyle konuştu:

“Türkiye'ye geldiğimde diplomamı istedim ‘diplomanı veremeyiz. Senin o dönemden kalan davaların var’ dediler. Danıştay'da dava aleyhime sonuçlandığı için ‘sana tuttuğumuz tutanaktan dolayı biz seni tekrar bırakacağız’ dediler. Yani geçmiş olduğum stajlardan beni tekrar bıraktılar. Kılık kıyafetten dolayı 11 tane mahkemem vardı. Normalde bu, anayasaya aykırı bir durumdu. Hiçbir yönetmelik anayasaya aykırı olamazdı. Anayasaya göre kılık kıyafet üniversitelerde serbestti. Mahkemede bunu ne kadar söylesem de mahkemeler yine de aleyhime sonuçlandı. Üniversiteden mezun olamadım ve diplomamı da alamadım. On yıl beklemek zorunda kaldım.”

“Sen çıkmazsan ben ders anlatmayacağım”

Öğrencilik yıllarında yaşadıklarını aradan geçen onca yıla rağmen halen unutamadığını söyleyen Doktor İnce, “Biz üniversitenin ana kapısından içeri girerken bizde endişe başlıyordu. Okuldan atılacağımızı düşünüyorduk. Yani kampüse bile giremiyorduk. O zamanlar bir otobüse binmek bile bizim için büyük bir sıkıntıydı. Hem başörtülü arkadaşlar hem de o zaman sakallı olan arkadaşlarımız sıkıntılar yaşıyorlardı. Bu durum yıllarca bu şekilde devam etti. Sakallı olarak derse girdiğimde hoca, ‘niye böyle geldin, seni stajlara almayacağız çıkman lazım. Sen çıkmazsan ben ders anlatmayacağım’ diyordu. Bizi diğer arkadaşlarla karşı karşıya getiriyorlardı. Aldığım uyarı ve kınamaları Almanya'daki aileme gönderiyorlardı. ‘Aileme göndermeyin’ diyordum. Fakat yine de gönderiyorlardı. ‘Biz bunu yapmak ve göndermek zorundayız’ diyorlardı. Ama öyle bir an geldi ki ben yurtdışında iken göndermeleri gereken bir evrakımı okuldan uzaklaştırılmama rağmen bunu aileme göndermediler. Sonradan öğrendim ki yakında bir af çıkacak, ‘bu uzaklaştırmayı ona bildirirsek bu, tekrar gelip başlayacak’ diyerek evrakımı göndermemişlerdi.” şeklinde konuştu.

“En büyük hayallerimden bir tanesi bilim adamı olmaktı”

 “En büyük hayallerimden bir tanesi bir bilim adamı olmaktı.” diyen Doktor İnce, üniversitede, laboratuvarda çalışma yapmasına bile izin verilmediğini söyledi.

Doktor İnce, “Ülkemiz ve insanlarımız için yeni bir şeyleri keşfetmek isterdim. Bu hayallerle geldik ama bambaşka sorunlarla karşılaştık. O günleri hatırladığım zaman ister istemez içimde bir üzüntü oluşuyor. Bir yandan da Allah'a şükrediyoruz. Allah hamdolsun geri adım atmadık. Hep beraber birbirimizi destekledik.” dedi.

28 Şubat sürecinde öğrencilere kılık, kıyafet ve sakal yasağı geldiğini anlatan İnce, “O dönemde imam hatipler kapatıldı, Kur'an kursları yasaklandı. Belli bir yaşın altındaki çocukların camiye girmesi yasaktı. O dönem camide Ku’ran dersi veren imamları apar topar götürüyorlardı. Hâlbuki Almanya'da kreşteki çocukları getirip camileri geziyorlardı. Camiyi tanıtıyorlardı. Orada öyle iken bizde maalesef böyleydi. Çok üzücü şeylerdi.” ifadelerini kullandı. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)









Bu haber toplam 1318 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.