Mehmet GÖKTAŞ

Mehmet GÖKTAŞ

Şehirlerin vefası ve Hz. Hüseyin

Uhud savaşının son saatleriydi, Allah'ın Rasûlü (s.a.v) yüzünden yaralanmış, dişi kırılmış, bitkin bir durumda arkadaşlarının kolları arasında Uhud kayalıklarına çekilmişti. Başta amcası Hamza ve Mus'ab bin Umeyrolmak üzere (Allah onlardan razı olsun) yetmiş sahabişehid olmuştu. Peygamber Aleyhisselam birazcık kendisine gelince;

“Bana Sa'd bin Rebi'den kim haber getirecek, kâfirlerin içine yaman dalmıştı” dedi ve o noktayı uzaktan işaret etti. Sahabeden Übey b. Ka'b“ben size ondan haber getiririm” diyerek işaret edilen tarafa hızla gidip ulaştı. Sonra Sa'd bin Rebi'i toz toprak içinde yatarken buldu. Vücudunda yara almadık bir yer yoktu, yaşıyordu, göğsü bir körük gibi inip çıkıyordu.Übey b. Ka'b yanına çöktü, yüzünün tozunu toprağını sildikten sonra kendisini bizzat Rasûlullah'ın gönderdiğini söyledi ve selamını iletti. Sa'd bin Rebi' gözlerini açtı, selamını aldı ve sonra Allah'ın Rasûlüne bol bol dua etti, Onun görevini yaptığına, risaletini hakkıyla yerine getirdiğine şahitlik ettiğini söyledi. Sonra sesinin tonunu değiştirdi;

“Gelelim ensara, benim kavmime... Git ve haber ver,vallahi kirpiklerini bir birlerine değdirecek kadar güçleri olduğu halde eğer Allah'ın Rasûlünün kılına zarar gelirse bunun hesabını veremezler!” dedi ve sonra gözlerini yumdu, oracıkta şehid oldu.

Übey b. Ka'b olup biteni Peygamber Aleyhisselam'ahaber verince O da ayağa kalktı, kıbleye yöneldi ve ellerini açtı; “Allah'ım, Sa'd bin Rebi' sana varıyor, karşıla onu!” buyurdu.

Evet, kirpiklerini bir birine değdirecek kadar güçleri ve dermanları olduğu halde eğer Allah'ın Rasûlü'ne bir zarar gelirse bunun hesabını Allah'a veremeyeceklerine inanıyorlardı. Çünkü Akabe kayalıklarında onlar yani Medineli ensar öyle söz vermişlerdi; “Eğer Allah'ın Rasûlü Mekke'den çıkarılır ve bizim şehrimize gelirse onu kendi canlarımızı koruduğumuz gibi koruyacağımıza dair Allah'a söz veriyor, bu şekilde biat ediyoruz...” demişlerdi.

İşte bu bir şehrin vefasıydı, Medine'nin, Medinelilerin vefasıydı.

Ve Kufe de bir şehirdir, Kufe de söz vermişti, sayısız adam göndermiş, hayvanların heybelerinin dolusu mektup yazmışlardı Hz. Hüseyin'e;

“Gel, çabuk gel, sana biat ediyoruz, senden başkasının hilafetini kabul etmiyoruz, seni halife olarak başımıza geçiriyoruz...”

Ve sonra Onu Kerbela çölünde yalnız bıraktılar, yalnız bırakmak bir yanaYezid'in ordusuyla birlikte oldular.

Aslında Hz. Hüseyin'den önce Kufe olarak vefasızlığı Onun amcasının oğlu Müslim bin Akil'e gösterdiler, Hz. Hüseyin henüz yoldayken şehid ettiler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.