1. YAZARLAR

  2. Mehmet EŞİN

  3. Susa, Şehadet ve Camiler
Mehmet EŞİN

Mehmet EŞİN

Doğruhaber Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Susa, Şehadet ve Camiler

A+A-

Şeyh Said ve kıyam arkadaşlarının mazlumane bir şekilde idam edilmeleri, Erzincan’ın Başbağlar köyünün yakılıp yıkılarak otuz üç Müslümanın şehit edilmesi, Silvan’ın Susa köyünde yatsı namazını kılmak için camiye giden cami yarenlerinden 10’unun şehit edilmeleriyle sonuçlanan katliamın yıldönümlerini idrak ediyoruz.

Tarih boyunca cami ve cami yarenleri İslam düşmanları tarafından hep hedef haline gelmişlerdir. Susa Cami ve yarenlerinin mürted örgüt tarafından hedef haline gelmesi ve toplu imha edilmek istenmeleri ne ilk ne de son olaydır.  Allah’ın evi olan Kâbe nasıl ki İslam düşmanları ve isimleri Müslüman olan zalim ve fasıklar tarafından tarih boyunca yakılıp yıkılmak istenmişse, oraya giden Allah misafirleri engellenmiş, taciz, saldırı ve katliamlara uğratılmışsa; Kâbe’nin yeryüzündeki şubeleri olan camiler de aynı durumlarla karşı karşıya gelmiştir. Yakın tarihe bakıldığında camilerin kapatılması, ahıra çevrilmesi, bürokratik engellemelerle inşaatlarına izin verilmemesi, müzelere çevrilmeleri ve turistlere açılması, Müslümanları direk veya dolaylı olarak oraya gitmelerini engellemeler,  bu düşmanlığın bir göstergesidir.  

Camiler, İslam’ın şiarlarındandır. Resululah aleyhisselatu vesselam ve Onun yolunu takip eden müminler, gittikleri ve fethettikleri her yerde yapılan işlerden ilki oraya cami inşa etmek olmuştur. Resulullah (as) Medine’ye hicretinde giriştiği ilk iş Mescid-i Nebevi’yi inşa etmek olmuş, evini caminin bitişiğine yaptırtmış, misafirlerini ve dışardan gelen elçi ve heyetleri camide ağırlamış, Müslümanların eğitimini camide sürdürmüş, savaşta yaralanan sahabilerin tedavisini camide yaptırtmış, zekât ve infak mallarını camide toplayarak dağıtmış, fakir ve miskinleri camide barındırmıştır. Kısacası tüm işlerini camide yapmıştır. Bu durum yer ve imkân kıtlığından değil,  aksine geniş ve konforlu evleri inşa etmeye maddi imkânların elverdiği,  Medine’de sahabelerin geniş, gösterişli ev ve yazlıkları olmasına rağmen sürekli Mescid-i Nebevi’yi kullanmıştır.

Müslümanlar için caminin alternatifi yoktur. Günümüzde kullanılan çalışma ofisleri, dernekler, vakıflar, kurslar ve diğer mekânlar, caminin yerini dolduramaz ve alternatifi olamaz. Buraları ancak cami merkezli bir hayat ve mücadelenin yardımcı unsurları olabilir. Camileri maddi ve manevi ihya etmeyi Allah’u Teâlâ teşvik etmiş ve övmüştür. Camilerdeki manevi atmosfer ve bereket başka mekânlarda yoktur. Hadisin de belirttiği gibi deccalın ve fitnesinin giremediği yerler camilerdir. Ne kadar zengin ve kabul görmüş olursa olsun hiçbir dernek ve vakıf, camiler kadar yaygın şube açamaz.

Müslümanlarla iletişim kurmak, halk nezdinde etkin olmak isteyen -ister beşeri ister ilahi-  hiçbir hareket camileri göz ardı ederek başarıya uluşamaz.  Baskı ve tazyik olmadan,  maddi bir karşılık beklenmeden,  yaşlı-genç, erkek-kadın,  çocuk-yetişkin, hasta-sıhhatli, sakat-sağlam, zengin-fakir, işçi-patronun…  Cami dışında yağmur çamur demeden günde beş vakit severek gittikleri bir mekân yoktur.  Allah,  dışında başka yere yönlendirecek bir güç de yoktur. Camilerin bu misyonunu anlayan İslam düşmanları kendi şeytani planları önünde camileri engel olarak görmüşlerdir. Bunun için iki yol izlemişlerdir;  Ya Susa Camiinde ve Filistin’deki El Halil Camiindeki gibi katliam yaparak, kapılarına kilit vurdurarak cami ve cami yarenlerine olan kinlerini kusmuşlar; ya da camiler inşa ederek, onararak,  yardımlarda bulunarak şeytani yüzlerini maskeleme ve kendi amaçları doğrultusunda kullanmak istemişlerdir.

“Allah`ın mescitlerini, yalnızca Allah`a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah`tan başkasından korkmayanlar onarabilir” fermanıyla Müslümanlar,  camileri maddi ve manevi olarak ihya etmeli, gerçek misyonuna kavuşmaları için canla başla çalışmalıdır. 

Susa cami yarenlerinin arkalarından ağlayarak, ağıt yakarak görevimizi yapmış, miraslarına sahip çıkmış olmayız,  ancak camilere sahip çıkarak ve cami merkezli bir toplum ve ümmet yetiştirerek yerine getirebiliriz… Ne mutlu cami yerenlerine…

1 Tevbe: 18

Doğruhaber Gazetesi

 

Bu yazı toplam 782 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.