1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Türkiye'den AB Genel İşler Konseyine tepki
Türkiye'den AB Genel İşler Konseyine tepki

Türkiye'den AB Genel İşler Konseyine tepki

​Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’nin toplantısında alınan kararların Türkiye'ye ilişkin bölümünün hakkaniyetle bağdaşmadığını vurgularken AB Bakanı Çelik, kararın ön yargılı olduğuna dikkat çekti.

A+A-

Dışişleri Bakanlığı ile AB Bakanı Ömer Çelik, dün Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’nin toplantısında alınan kararların Türkiye'ye ilişkin bölümüne tepki gösterdi.

Dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada, "Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’nin 26 Haziran’da gerçekleştirilen toplantısında alınan kararların ülkemize ilişkin bölümü hakkaniyetle bağdaşmamaktadır." denilerek Sözkonusu kararlarda, Türkiye'nin adaylık statüsüne halel getirilmemekle birlikte, “AB Genişlemesi” bahsinde katılım sürecinin devamının anlamsız bir sebep-sonuç ilişkisi içinde yeni koşullara bağlanması kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Açıklamada, "Öte yandan, hem ülkemizin hem de AB’nin çıkarlarına hizmet edecek olan Gümrük Birliği güncellemesinin de şartlara bağlanmasını anlamak mümkün değildir. AB’nin, Türkiye’ye adil ve dürüst davranmadığı bir kez daha görülmüştür. AB’nin sözkonusu tutumuna rağmen süreçten uzaklaşan ülkemiz olmayacaktır." denildi.

"AB’nin Türkiye karşıtı bir zihniyet tarafından nasıl esir alındığını açıkça ortaya koymaktadır"

AB Bakanı Ömer Çelik de karar resmi twitter hesabı üzerinden tepki gösterdi.

AB Genel İşler Konseyi’nin dün kabul ettiği sonuç belgesinin AB’nin kolektif aklının ne kadar karışmış olduğunu göstermesi bakımından tarihi nitelikte olduğunu belirten Çelik, "Bu vizyon yoksunu, gerçeklerden uzak ve çelişkilerle dolu belge, AB’nin Türkiye karşıtı bir zihniyet tarafından nasıl esir alındığını açıkça ortaya koymaktadır. Başta Avusturya olmak üzere bazı üye ülkerin Türkiye karşıtı zihniyeti dün Genel İşler Konseyi’nden sonuç belgesi olarak çıkmıştır. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ülkemize yeterince destek olmadıklarını kapalı toplantılarımızda itiraf eden AB yetkilileri, yine ülkemize teröristler karşısında destek vermek yerine, ülkemizin teröre karşı aldığı önlemleri eleştirme yoluna gitmiştir." dedi.

Çelik, "Ülkemiz, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini henüz tamamlamışken, yeni bir dönem başlarken, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemiyle devasa bir reform süreci başlamak üzereyken yapılan bu açıklama ülkemize karşı ne kadar ön yargılı olunduğunu göstermektedir." diye belirti.

"İsrail mezalimi karşısında çekimser kalanlar Türkiye’ye ders veremezler"

Başta Avusturya olmak üzere bazı üye ülkelerin Türkiye konusundaki iflah olmaz takıntılarını tatmin etmek üzere hazırlanan belgenin kendi içinde çelişkilerle dolu olduğuna işaret eden Çelik, "Bir yandan yargının bağımsızlığından bahseden açıklama, bir yandan da yargıya intikal etmiş olan iki Yunan askeri ve AB vatandaşları konusunda beklentilerini dile getirerek yargıya mesaj vermektedir. Ülkemize AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikasına uyumlu hareket etme çağrısı yapan AB öncelikle kendi üyelerini Filistin gibi insani trajedilerin yaşandığı konularda tutarlı ve insani bir tutuma yönlendirmelidir. İsrail mezalimi karşısında çekimser kalanlar Türkiye’ye ders veremezler." ifadelerini kullandı.

Çelik, şunları kaydetti: "AB’nin Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs meselesinde objektiflikten uzak, tarafgir, meşruiyete değil ilkel mahalle dayanışmasına dayalı yaklaşımını ciddiye almamız da mümkün değildir. 18 Mart mutabakatının devamının önemini vurgulayan açıklamanın, mutabakatın asli unsurları olan yeni fasılların açılmasında ve Gümrük Birliğinin güncellenmesinde hiç bir adım atılmayacağını söylemesi, vize muafiyetinden bahsetmemesi dürüstlükten uzak ve çelişkili bir yaklaşımdır. 18 Mart sadece göç meselesinden ibaret değildir. AB’nin taahhütleri bulunan yukarıdaki konular da 18 Mart’ın asli unsurlarıdır. AB bu açıklaması ile 18 Mart anlaşmasına uymayacağını ilan etmiştir."

"İddianın ciddiye alınacak tarafı yoktur"

"AB’nin sadece kendi çıkarına gördüğü göç, terör, ulaştırma, enerji gibi alanlarda Türkiye’yi kilit ortak göreceği ve ülkemize karşı sözlerini ve taahhütlerini yerine getirmekten imtina edeceği seçici bir ilişki biçimini kabul etmemiz mümkün değildir." değerlendirmesinde bulunan Çelik, "Aşırı sağın iktidar olduğu ülkelerin esir aldığı AB Konseyi’nin ülkemizin AB’den uzaklaştığı iddiası trajikomiktir. Bu iddianın ciddiye alınacak tarafı yoktur. Avusturya’nın Türkiye-AB ilişkilerini bitirme niyeti bazı üye ülkelerin de desteğiyle AB pozisyonu haline getirilmiştir. Biz değerler Avrupasını temsil eden bir AB’ye üye olmak istiyoruz. Aşırı sağın iktidar olduğu, bunun normalleştirildiği ve AB’nin kendi kurucu değerlerinden uzaklaştığı bir AB ne üyelerine ne adaylarına gelecek vadedebilir." açıklamasında bulundu.

İLKHA

Bu haber toplam 674 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.