1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Uzmanlardan ebeveynlere yaz tatili uyarısı
Uzmanlardan ebeveynlere yaz tatili uyarısı

Uzmanlardan ebeveynlere yaz tatili uyarısı

Yaz tatilinin sağlıklı bir şekilde geçmesi için öğrenci ve velilere uyarılarda bulunan uzmanlar, çocukların kötü çevre edinmemeleri için ebeveynlerin dikkat etmesi gerektiğini söylediler.

A+A-

2015 2016 eğitim-öğretim yılının sona ermesini değerlendiren Eğitimci-Yazar Hasan Yılmaz, okulların tatile girmesiyle öğrencilerin sağlıklı bir tatil geçirmeleri için ebeveynlere tavsiyelerde bulunarak, çocukların kötü çevre edinmemeleri için dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Yaz tatilinin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, tatili nedeniyle çocukların kendilerini bir boşlukta görmesine, kötü çevre edinme ve onları bekleyen tuzaklara düşmesine fırsat verilmemesi gerektiğini söyleyerek, ebeveynler ve toplum olarak bu hususta dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bir yılı geride bırakırken sadece geçen zamanı değil süre zarfında yaşanan sevinç ve kederlerinde geride bırakıldığını söyleyen Yılmaz, "İnsan psikolojik huzur için başarıyı kendine atfederken, başarısızlığı dış etkenlere bağlar. Bu anlayışını da bir hak zemininde yorumlar. Her şeyi haksızlık olarak da yorumlayıp kendini hep haklı görmek, bir geleneğin anlayışı olsa gerek. Bu anlamda 'Nice şer bildiklerimizde hayır, nice hayır bildiklerimizde ise şer vardır.' Bu anlayış en ulvi, en üst düzey bir anlayıştır. Çoğu zaman öğrenciler, bu anlayışı bir kenara bırakarak eğitimi ayakta tutan öğretmen-veli anlayışına sitem ederler. Oysaki sitem ettikleri onları hedefe ulaştırmak için onların mutluluğu için sürekli çalışanlardır. Bu fedakâr tutum ancak veli ve öğretmen tutumu olabilir." dedi.

"Veli ve öğretmenin amacı öğrenciyi en güzel yere taşımaktır"

"Veli ve öğretmenin amacı da öğrenciyi en güzel yere taşımaktır." diyen Yılmaz daha sonra şöyle konuştu: "Öğrencilerin dünyevi ve uhrevi anlamda güzel yerlerde olmasını arzulayan bu değerli insanlara kulak vermek lazım. Bir yıl boyunca çabalayan uğraşan bu iki anlayış sahipleriyle konuşup sorunları masaya yatırdığımızda karşımıza şöyle bir realite çıkıyor. Tatil sürecinde çocuklarını uhrevi anlamda yetişmesini arzulayan ve yardımcı olan ailelerin çocuklarında özellikle eğitim sürecinde bir ahlaki olgunluk ortaya çıkıyor. Bu ahlaki olgunluk etkin dinleme sistemlerini etkilediği gibi, eğitime de bir değer katıyor."

"Doğru teşhis, doğru tedavi, doğru takip"

Öğrenciye verilecek olan eğitime dikkat çeken Yılmaz, "Aklımıza şu gelebilir. Her uhrevi değer alan öğrenci ahlaklı mı olur ya da farklı mekânlarda ailesi tarafından yetiştirilen öğrenciler ahlak kazanamaz mı? Sorusu tartışılır. Şuna inanıyorum ki eğitimde ya da başka bir alanda en önemli şey bireyi geliştirebilecek ona uygun programlardır. Komşudan ilaç alarak çocuğu tedavi etme yöntemi yanlış bir yöntemdir. Doğrusu nedir? Doğrusu; Doğru teşhis, doğru tedavi, doğru takip." diyerek öğrencilere verilecek eğitime dikkat çekti.

"Başarmak için kendimizi olumlu yönde değiştirmeliyiz"

Başarmak için insanın kendisini olumlu yönde değiştirmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Eğitim hayatımızın bir yılı parlak geçmese de bizi olumsuz etkileyen etkenleri öncelikle zihnimizden kaldırmalı, başarmak için kendimizi olumlu yönde değiştirmeliyiz. Küçük bir değişim başarı kaynağı olabilir. Her insan sosyal yaşamın çeşitli dönemlerinde kendini unutabilir, kaybedebilir. Önemli olan kendisini yeniden keşfetmesidir. İnsan başkasına değer verdiği gibi kendine de değer vermeli, yeteneklerini düşünerek kendini arayıp bulmalıdır." şeklinde konuştu.

"Hayattaki her başarı bir çabanın karşılığıdır"

Son olarak ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Yılmaz, şunları kaydetti: "Karne notunu sadece öğrenciye indirgemek yanlıştır. Çocuklarımıza değer vererek onlara değer ortamı hazırlamalıyız. Bu çabaların uzun vadede de olsa mutlaka karşılığı görülecektir. Hayattaki her başarı, bir çabanın karşılığıdır. Bedelsiz bir hizmet söz konusu olmadığı gibi çabasız bir başarı da yoktur. Toplum olarak başarılı bireylerin yetişmesini arzularken hep onların mesleki durumlarını gözümüzde büyüttük ve ahlaki yönlerini dikkate almayarak onlara el pençe durduk. Gelinen noktaya bakıldığında ise bu anlayışın bizden neler götürdüğünü, memleketi nasıl etkilediğini, bizleri ne kadar telafisiz zarara uğrattığına şahit olduk. İyi ve mutlu bir geleceği arzuluyorsak öncelikle her işimizin ahlaki olmasına dikkat etmeliyiz."

İLKHA

Bu haber toplam 989 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.