Yapıcıoğlu: Balfour ümmete hazırlanmış bir suikast planıdır

Yapıcıoğlu: Balfour ümmete hazırlanmış bir suikast planıdır

Yüzüncü yılında Balfour Deklarasyonu ve Filistin’de katledilen Müslümanların durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, "Balfour ümmete hazırlanmış bir suikast planıdır." dedi.

100 yıl önce imzalanan Balfour Deklarasyonunu İslam ümmetine hazırlanmış bir suikast olarak nitelendiren HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Bu planlar ümmeti birbirinden paramparça etme, onları birbirine düşürme ve onların bir daha ayağa kalkamayacak şekilde güçten düşürmesi planlarıdır." dedi.

Balfour deklarasyonu ile yüzyıl önce ümmete hazırlanan suikast planının bugün de adım adım işlediğine dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Hiç kimse Balfour Deklarasyonunun Sykes-Picot anlaşmasından bağımsız olduğunu, bugün meydana gelen gelişmelerin, yaşadığımız olayların da o anlaşmalardan veya o gün yapılanlardan bağımsız olduğun düşünmesin. Yüzyıllık, belki birkaç yüzyıllık plan yapıyorlar. Bu planlar ümmeti birbirinden koparma, paramparça etme, onları birbirine düşürme ve onların bir daha ayağa kalkamayacak şekilde güçten düşürülmesi planlarıdır." ifadelerini kullandı.

"Balfour Deklarasyonu; bu planın açığa çıkmasının, ilan edilmesinin adıdır"

Siyonizm’i Avrupa’dan gönderip ümmetin başına bela edenlerin bunu, bu aralar kutlamaya hazırlandıklarını belirten Yapıcıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunu da bir plan dâhilinde yaptılar. Balfour Deklarasyonu; bu planın açığa çıkmasının, ilan edilmesinin adıdır belki. O deklarasyonun en bariz yönlerinden bir tanesi planlandığı şekilde peyderpey birinci dünya savaşından sonra, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Yahudilerin Filistin topraklarına gönderilmesi, onlara silah temin edilmesi ve nihayetinde 1948’de onların kendilerini devlet olarak ilan etmesinin zeminini hazırladı. Bu planın zamanında ve aksamadan işlemesinin en büyük nedenlerinden bir tanesi de başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinin, Siyonist çetenin orada bir devlet kurduğunu ilan etmesinden sonra onu devlet olarak tanıması ve bugün bir devlet gibi muamele edip onlarla ilişkiye girmeleridir."

"Siyonist çeteyi,  asla bir devlet olarak kabul etmeyeceğiz"

HÜDA PAR olarak Filistin toprakları üstüne çöreklenmiş, orayı gasp etmiş olan Siyonist çeteyi,  asla bir devlet olarak kabul etmeyeceklerini vurgulayan Yapıcıoğlu, "Hiçbir Müslümanın da o Siyonist çeteyi, İslam toprakları üzerine getirilip kurulmuş, orayı işgal etmiş ve her gün Müslüman kanını döken o çeteyi devlet olarak kabul etmeleri ve onunla ilişkiye girmeleri doğru  değildir. Şer’en de bu caiz değildir. Siyaseten de doğru değildir. Onunla iyi geçinip, dünyada kendisine bir yer edinebileceğini düşünenler çok fena aldanıyorlar. Onların inancı, kendilerinin efendi olduğu, diğer bütün insanların onlara hizmet etmek için yaratıldığı şeklindedir. Onlar kendi dinlerinden, kendi inançlarından vazgeçecek değiller. Dolayısıyla ben onlarla dost olacağım diye zannedenler, şunu hiçbir zaman unutmasınlar; inançları gereği onlar ancak ve ancak kendi dinlerinden olmayan diğer insanları kendilerine hizmetkâr ve köle olarak kabul ederler. Onlara hizmet etmeyi, onlara köle olmayı sindirenler onlara yanaşsınlar, onların dostları olduklarına zannetmeye devam etsinler. Biz asla bunu yapmayacağız, hiçbir Müslümanın da bunu yapmaması gerekir." ifadelerini kullandı.

"Dünyadaki en tehlikeli ırkçılık Siyonizmdir"

Siyonistlerin sadece kendilerinin dostu olduklarını ve kendilerini diğer bütün insanlardan farklı ve üstün gördüklerini belirten Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:

"Bu nedenle dünyadaki en tehlikeli ırkçılık Siyonizm’dir. En tehlikeli düşünce veya siyasi yapı Siyonizm’dir. Irkçı oldukları için de bunu bir siyasi düşünce olarak değerlendirmek de mümkün değildir. Bu bir hastalıktır, ruhi bir hastalıktır ve bu hastalığın İslam ümmetinin bağrından, tam ortasından, kalbinden sökülüp atılması gerekir."

"İngiltere, Siyonizmi dünyanın başına yeniden bela eden ülkedir"

HAMAS’ın, İngiltere’nin bu yaptığı işten dolayı (Balfour Deklarasyonu) değil kutlama yapması, özür dilemesi gerektiği yönündeki açıklamasına işaretle konuşan Yapıcıoğlu, "Evet, sadece bir özür de yetmez aslında. Çünkü Siyonist çeteyi, Avrupa’dan veya dünyanın farklı bölgelerinden oraya gönderip Yahudileri Siyonist çetenin emrine sokan ve orada toprakları işgal etmelerine zemin hazırlayan ülkedir İngiltere’dir. Ve Siyonizm'i dünyanın başına yeniden bela eden ülkedir. Biraz önce söylediğim gibi Siyonizm, dünyanın başına açılmış en büyük belalardan biridir. Başta İslam ümmeti olmak üzere. Onlar belki, Avrupa’dan Yahudileri uzaklaştırarak, onların şerrinden kendilerini muhafaza etmeye çalıştılar. Bundan şu anlaşılmasın; bütün Yahudiler hepsi aynı derecede şerirdir veya hepsi Siyonist'tir anlamında söylemiyorum. Ama Siyonizm düşüncesinde olanlar, yani o hülyanın peşinde koşanlar dünyanın başına beladırlar ve bu belayı İngiltere açmıştır. Ve İngiltere bundan dolayı bütün insanlıktan özür dilemelidir. Hatta belki de bütün insanlık İngiltere’den şunu dava etmelidir; 'İnsanlığın başına açtığınız bu beladan dolayı bu belayı def etmek için yine bu belayla uğraşan insanlarla birlikte hareket etmeniz ve bu belayı ortadan kaldırmaya çalışmanız gerekir' demek lazım." şeklinde konuştu.

"En büyük gücümüz bizim birliğimizdir, beraberliğimizdir, kardeşliğimizdir." diyen Yapıcıoğlu,  sözlerine şöyle devam etti:

"Bizim birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bozulduğu zaman bizler, ne idüğü tam olarak belli olmayan ve herkese göre değişen, kendi şahsi veya grup çıkarlarımızı ya da tırnak içerisinde milli çıkarlarımızı önceleyip Allah’ın emirlerine kulak tıkadığımızda düşeceğimiz hali çok net şekilde ortaya koyuyor, bugün yaşanan olaylar."

Siyonistlerin, Gazze'deki son saldırıları sonucu şehit olan Müslümanlara bir kez daha Allah’tan rahmet dilediğini belirten Yapıcıoğlu, "Siyonist çetenin ilk yaptığı saldırı, ilk katliam değil bu, son da olmayacak. Ümmet bu halde oldukça, ümmet birbiriyle uğraştıkça bu saldırılar karşısında çaresizliğimiz devam edecektir. İslam coğrafyasının her parçasında, her tarafta pek çok sorun var. Dikkatlerimiz farklı farklı yönlere dağılıyor. Ama belki bir gün, inşallah yeniden Allah Teâlâ’nın emrettiği gibi kardeşler olduğumuzu hatırlarsak, kendi yaralarımızı kendimiz sarmaya, birbirimize kardeşçe el uzatıp, dostluk eli uzatıp birbirimize sarılmaya başlarsak bu sorunlarımızı bir bir çözeceğiz. O zaman belki Filistin davasına veya Mescid-i Aksa davasına daha fazla odaklanabileceğiz. O zaman belki Siyonizm pılını pırtını toplayıp geldiği yere geri dönecek." dedi.

İLKHA






 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.