Yapıcıoğlu: Hollanda’nın tavrı diplomatik terbiyesizlik

Yapıcıoğlu: Hollanda’nın tavrı diplomatik terbiyesizlik

Bir dizi temaslarda bulunmak için Bitlis'e gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Parti çalışmaları kapsamında ziyaretlerine devam eden HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, gündemin öne çıkan başlıkları hakkında Bitlis'te açıklamalarda bulundu.

Bitlis'teki yerel ve ulusal basın kuruluşlarının temsilcileriyle araya gelen Yapıcıoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya'ya yönelik Hollanda'da sergilenen tavrı 'Diplomatik terbiyesizlik' olarak niteleyerek, yaşanan bu gelişmeyi ise Hollanda'da çarşamba günü yapılacak olan seçimlere bağlamanın mümkün olabileceğini söyledi.

Yapıcıoğlu, "Malumunuz son iki gündür Türkiye'nin en sıcak gündemi Dış İşleri Bakanı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nın Avrupa gezilerinde önlerine çıkarılan engeller, akabinde yaşanan diplomatik kriz. Yaşanan bu durumu diplomatik nezaketsizlikten öte, uluslararası diplomatik bir terbiyesizlik olarak isimlendirebiliriz. Belki diplomasi tarihinde görülmemiş olaylar yaşandı." ifadelerini kullandı.

Yaşanan bu durumun yankılarının bir müddet devam edeceğini belirten Yapıcıoğlu, çarşamba günü yapılacak olan seçimlerden sonra Avrupa'daki davranış şeklinin yerini biraz daha serinkanlılığa bırakacağını söyledi.

Yapıcıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Lakin onlardan farklı bir şey beklemek de çok doğru değil. Malumunuz açıklama yaparlarken 'Nazi Kalıntısı' benzetmesine göndermeler yaparak 'sınır aşıldı', 'çizgi aşıldı' tarzında açıklamaları olmuştu. Bizim aslında düşünmemiz gereken noktalardan biri de şudur: Hangi sınırdan bahsediliyor, kim bu sınırları çiziyor, niçin bu duruma gelindi, nasıl oldu da kendileri dışındaki herkese sınır tayin eder oldular? Biz kendimiz iken, yani Allah'ın bizler için çizmiş olduğu Hududullah'a riayet ederken, biz onlara sınırlarını çiziyorduk. Nerede durmaları gerektiğini biz onlara söylüyorduk. Onlara hadlerini biliyorduk. Ancak kendi çizgilerimizi, kendi ölçülerimizi, Allah'ın bizim için koyduğu çizgiyi biz aşmaya başladığımızda, yani kendimiz olmaktan çıkıp onları taklit etmeye başlayınca, onlara benzemeye başlayınca, bu sefer de onlarda bize efendilik taslamaya başladılar. Onlar bizim için had belirtmeye, bizim için sınırlar çizmeye, o sınırı aştığımızda da bize işte sınırı aştınız, sınırı çiğniyorsunuz demeye başladılar. Öyleyse onlara değil kendimize kızmalıyız."

"İlahi ikazı dikkate alarak asla bize dost olmayacaklarını bilmeliyiz"

Bu durumdan çıkışın yegâne yolunun Müslümanlar olarak özümüze dönmekten geçtiğini belirten Yapıcıoğlu, "Dost ve düşmanımızı yeniden tanımak, asla bunlarla dost olunmayacağını bilerek hareket etmek zorundayız. İnsani ilişkilerimiz, ticari ilişkilerimiz olacaktır, lakin ilahi ikazı dikkate alarak onların asla bize dost olmayacaklarını bilmeliyiz." şeklinde konuştu.

"Siyasetin tepesinde gerginlik var"

Basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Yapıcıoğlu, anayasa değişikliğine dair şu değerlendirmelerde bulundu.

"Şu anda da yine bir sağırlar diyaloğu, bir kör dövüşü, değişiklik paketinin içeriğinden bağımsız olarak bir tartışmadır gidiyor. Bir taraf bu değişiklik geçmezse memleket batacak diyor. Öbür taraf bu teklif geçerse memlekete diktatörlük gelecek diyor. Fakat doğrusu hem evet diyenler hem hayır diyenler çok sağlam gerekçelerle bunu henüz daha kamuoyuna anlatabilmiş değiller. Gerginleştirici tartışmaların sağlıklı olmadığını biz başından beri söyledik. Toplumu daha fazla kutuplaştırmadan, daha fazla gerginliğe sebebiyet vermeden evet diyenler de hayır diyenler de sakin bir üslup ile niçin evet veya hayır dediklerini, işi abartmadan mübalağa etmeden ve milleti birbirine düşürmeden anlatmalı, bu kampanyayı yürütmelidirler. Biz halkın içerisindeyiz. Gezdiğimiz yerlerde referandum ile ilgili sorularla da karşılaşıyoruz. Çok ilginçtir, belki kayıt altına alınması gereken önemli cümlelerden bir tanesidir. Yine biz halkı kutuplaştırıcı sözlerden uzak durulması gerektiğini söylerken esnafın bir tanesi bize şöyle demişti: 'Siz tepedekiler, yukarıdakiler sakin olursanız, biz halkın arasında bir şey yok, biz gayet sakiniz' demişti. Bu vatandaşımız bir gerçeğe işaret ediyordu. Halk sakin ve sakince tartışıyor veya sandığa gidip oyunu kullanacağı günü bekliyor. Ama siyasetin tepesinde gerginlik var. Gerginlik yaşanıyor. Belki bu Hollanda'daki olaydan sonra gerginliğin dozajı biraz düşer. Dışarıdan bir saldırı olunca malum içerideki bazı çekişmeler belki bir dönem için en azından ertelenebilir diye düşünüyorum." 

"Kanaatimce sonuç 'Evet' çıkacaktır"

Referandumun sonucunun ne çıkacağı yönünde bir soruya da "Kanaatimce sonuç 'Evet' çıkacaktır." diyen Yapıcıoğlu,  "Öyle zannediyorum ki 3 aşağı 5 yukarı yüzde 55 civarında evet oyu çıkacağını biz tahmin ediyoruz, öngörüyoruz." ifadelerini kullandı. 

HÜDA PAR'ın referanduma yönelik çalışmaları hakkındaki soruyu da cevaplandıran Yapıcıoğlu, parti olarak sürekli sahada olduklarını ve halk ile iç içe olduklarını söyledi.

Yapıcıoğlu, "Biz zaten her gün sahadayız. Referandum gündemi yokken de sahadaydık. Referandumdan sonra da biz sahada olmaya devam edeceğiz. Sahada olduğumuz zamanlarda da gündemde hangi konu varsa onlara ilişkin görüşlerimizi açıklıyoruz. Referanduma ilişkin tekrar belirtmek gerekirse biz evet çıkmasını istiyoruz ve bizim sözümüzle hareket edenlere 'Sandığa gidin ve oylarınızı evet olarak kullanın' diyoruz." ifadelerini kullandı. (Şükrü Kabataş - İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.