Zavallılar!

Allah’a şükürler olsun ki, mü’min ve Müslümanız.

Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin mesajının “tevhid” olduğuna ve tek dinin İslam olduğuna inanıyoruz. Çünkü İslam bütün peygamberlerin getirdiği dinin adıdır.

İbrahim Aleyhisselam Müslüman’dı.

Musa Aleyhisselam da İsa Aleyhisselam da Müslüman’dı.

“… Biz O’nun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız…” (Bakara:285)

‘Biz Kur’an’a da ondan önce indirilenlere de iman ederiz’ (Bkz. Bakara:4)

“Mü’minler ancak kardeştirler…” (Hucurat:10)

‘Biz onların dinlerine tabi olmadıkça Yahudi ve Hıristiyanların asla bizden hoşnut olmayacaklarına’ (Bkz. Bakara:120) inanıyoruz.

Biz de onlardan ve inançlarından hoşnut değiliz.

Hem inançlarına şirk bulaştırdıkları için hem de Allah’ın kullarına zulmettikleri için onlardan hoşnut değiliz.

Onlar sapkın topluluklardı.

Allah onlara lütufta bulundu ve peygamberler gönderdi.

Çoğu yalanladı, çok azı teslim oldu.

Onlar peygamberlerinin getirdiği apaçık belgelere (beyyine) rağmen saptılar.

İyilik ve takvada değil sapkınlık ve zulümde birbirleriyle yardımlaştılar.

Allah’ın kullarına zulmettiler.

Hiçbir şeyin hürmetine bakmadılar.

Çocukları, kadınları ve yaşlıları katlettiler. Mabetleri tahrip ettiler.

Şeytanla işbirliği içinde fıtrata savaş açtılar.

Allah’ın haram kıldığı her ne varsa yaydılar yaygınlaştırdılar. Medeniyet dediler, demokrasi dediler, insan hakları dediler; ama en çok bombaları onlar üretip dünyaya dağıttılar.

Nükleer silahlar, kimyasal silahlar kullandılar ve insanların neslini, toprağını, göğünü, umutlarını katlettiler.  Kirli soluklarıyla yeryüzünü kirlettiler.

Ama utanma ve haya duygusundan da mahrumdular.

Bunca yaptıkları tahribat, tahrifat ve zulümler ortada dururken başkalarını suçlama yoluna gittiler.

Süslü yerlerde, süslü sözcükler kurarak bir şeyler ilan ettiler.

Yalan ve ikiyüzlülük üzerine inşa edilmiş bir medeniyet kurdular.

O kadar çok yazıp çizdiler ki, kendi uydurduklarına kendileri bile inandılar bir süre sonra.

Sonra insanları inanmaya zorladılar.

İnsanca düşünmeye çalışanlara “vebalı” muamelesi yaptılar, tecrit ettiler onları.

Böylece katliamları orta yerde dururken, insanlık dışı vahşetleri orta yerde dururken yine de erdemlerden söz edebildiler.

Ama kaçış yok!

Zamanın her parçasında Kur’an’a dönen Müslümanlar, onların büyülü dünyasını parçalayıp kirli ve kanlı yüzlerini teşhir ettiler.

Onlar bu iletişim çağında bile insanların zihinlerini esir almayı başardılar; ama dünyanın gözünden Ebu Gureyb’i, Guantanamo’yu, ve Afganistan’daki katliamları gizleyemediler.

Şimdilerde kinden kuduran manyaklarını salıyorlar bir bir.

Hakir yaratıklar, İslam’ın değerlerine hakaret ederek bir şeyler kazanacaklarını sanıyorlar.

Aziz Peygambere saldırıyorlar.

Kur’an yakma faaliyetlerine girişiyorlar.

Papazlarıyla, dinlileriyle, dinsizleriyle aynı şarkıyı söylüyor, aynı melanetin parçası oluyorlar.

Kur’an yakıyorlar.

Zavallılar!

Kendilerini kuşatan cehennem ateşi hırsla onları beklerken, onlar ateşlerini artırmak için Kur’an yakmaya kalkışıyorlar.

Cehenneme yakıt taşıyorlar.

Zavallılar!

Ama kaçış yok!

Rabbin gazabını artırmaktan başka işe yaramıyor yaptığınız.

Ebu Cehil artığı zavallılar!

Sizleri tanıyoruz.

Ağzınızdan taşan kinden haberdarız.

Sizi Allah’ın azabına havale ediyoruz. Kininizle geberin!

“Ey iman edenler! Kendinizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Onlar aranızda fesat çıkarmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeylerden hoşlanırlar. Kinleri ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediğiyse daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz." (Âl-i İmran:118)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.