Zekat kurumu ve siyaset

İslam'ın temel esaslarından biri olan zekat kurumu, sanıldığı gibi gelirinin sadece fakirlere ve yoksullara harcandığı bir kurum değildir. Zira zekatın verildiği sekiz sınıf vardır. Bu sınıflar Kur'an-ı Kerim'de şu şekilde belirtilmiştir: "Sadakalar (zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirlere, düşkünlere, zekât toplayan memurlara, kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlara, (özgürlüğüne kavuşturulacak) kölelere, borçlulara, Allah yoluna ve yolda kalmış yolculara sarfedilir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe/60) Bu sınıflara baktığımızda  devlet yönetiminde başarı ölçüsü olan adil bütçe dağılımını, İslam'ın ne derece ince kritirlere göre yaptığını ve zekattan elde edilen devlet bütçesini temel sorunları çözmek için dengeli bir şekilde nasıl sarfettiğini görürüz. İslamın zekat geliriyle ilgili esas aldığı bütçe dağılımı günümüz siyasetçileri ve devletler için adil gelir dağılımını sağlamak bağlamında önemli bir örnek niteliği taşımaktadır.

Zekat gelirinin harcandığı sınıflara baktığımızda İslam'ın şu temel sorunları ortadan kaldırmak için mücadele ettiğini görmekteyiz: Açlık, fakirlik, inançsızlık, işsizlik, borçluluk, tutsaklık, bağımlılık ve güvencesizlik. Bu sorunlar günümüzün en büyük toplumsal sorunlarıdır. Bir yönetimin veya siyasi bir gücün başarısı bu sorunlara karşı ürettiği çözümlere göre ölçülmektedir.

İslam zekat gelirini adil bir şekilde paylaşarak bu sorunları ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Zira İslam zekat gelirininin bir kısmını fakir ve miskinlere ayırarak açlık ve yoksulluğa karşı, bir kısmını da zekat dağıtımında görevli olanlara ayırıp kamu alanında çalışanların haklarını güvence altına alarak işsizliğe karşı mücadele etmiştir. Ayrıca İslam gönülleri İslâm'a ısındırmak için İslam'ı umulan kişilere zekat gelirinden bir pay ayırarak inançsızlığı ortadan kaldırmayı amaçlarken; kölelerin özgürlüğü için de bir pay ayırarak  tutsaklığı ortadan kaldırmayı amaçlayıp özgürlüğe verdiği önemi göstermiştir. Günümüzde geçmişteki anlamda kölelik olmadığı için günümüz alimleri bu kapsamda cezaevlerindeki Müslüman tutsakların özgürlüğü için zekatın verilebileceğini ifade etmişlerdir. Bunun yanısıra İslam borcunu ödeyemeyen borçlulara zekat gelirinden pay ayırarak toplumun en büyük sosyal sorunlarından biri olan borçluluk sorununa karşı mücadele etmiştir. Zira borcunu ödeme gücünden yoksun insanların olduğu bir toplumda huzurun sağlanması mümkün değildir.

 Zekatın verildiği sınıflardan biri de Allah yoludur. Allah yolu Allah'ın dini için yapılan bütün çalışmaları kapsayacak şekilde geniş kapsamlı bir ifade olsa da esas olarak Müslümanların siyasi ve askeri gücünü sağlamak için yapılan çalışmaları ifade etmektedir. İslam zekattan elde edilen devlet bütçesinin bir kısmını siyasi ve askeri alanda güçlenmek için ayırarak devletin bağımsızlığını sağlamayı hedeflemiştir. Zekatın verildiği bir diğer grup da yolda kalanlardır. Bu aslında devletin zor durumda kalan vatandaşlarına sunduğu sosyal güvenceyi ifade etmektedir. Yani İslam'da zor durumda kalan, beklenmeyen sorunlara maruz kalan insanlar için zekat gelirinden özel bir bütçe ayırılarak güvencesizliğe karşı mücadele edilmiştir.

Sonuç olarak İslam'ın beş temel ilkesinden biri olan zekat kurumu ekonomik sorunları ortadan kaldırabilecek güce sahip olan önemli bir müessesedir. Günümüzde yöneticiler ve siyasetçiler zekat müesessesini aktif hale getirdikleri zaman ekonomik sorunlardan kurtulmak çok daha kolay olacaktır. Rabbim ülkemize ve bütün islam dünyasına zekat müessesini aktif hale getirecek yöneticiler nasip eylesin. Amin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.