1. YAZARLAR

  2. Abdulhakim SONKAYA

  3. Bir nefes yetmez` İstanbul`a bir nefha gerek
Abdulhakim SONKAYA

Abdulhakim SONKAYA

Doğruhaber Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir nefes yetmez` İstanbul`a bir nefha gerek

A+A-

Nefha ve Nefes arasında ciddi bir fark vardır. Bilindiği üzere Allah(c.c), ruhunu ona üflemek suretiyle insanı yaratmıştır.

Ruh, ilahi nefhadan(üfleme) kaynaklanır. Nefs ise nefesten gelir. İnsanın tabiatı, karakteri, duruşu, elhasıl her bir şeyi nefese veya nefhaya göre şekillenir.

Üfleme ile nefes arasında bariz farklar vardır. Mesela üfleme, bedenin canlı kalması için zorunlu değildir. Buna mukabil nefes beden için zorunludur. Yani insan nefes alıp vermezse bedenen yaşayamaz. Ama üfleme beden açısından hayatî değildir.

Üfleme, ruh içindir. Nasıl ki beden, nefes olmadan yaşayamazsa ruh da üfleme olmadan yenilenemez, zayıf kalır. İnsanlar nefesin önemini bilir. Lakin ruhun üfürülmesinin farkına varmaz. Bu da bu kimselerin bedenî olarak canlı ve fakat ruhî olarak zayıf ve takatsiz olmalarına sebep olur. Çünkü ruh, insana üfürülerek verilmiştir. Eğer insan aynı şekilde kendi ruhundan üfürmezse ruhu zayıf kalır, yenilenmez. Bu nedenle Hak Teâlâ halis ve azimli kulları için; “onları katından bir ruh ile destekler”(Mücadele:22) buyurur. Çünkü bunlar Allah’ı ve Resulünü sevdikleri için sürekli ruh üflerler. Allahtan aldıklarını paylaşarak başkalarını o ruhla ihya ederler. Allah da onları sevdiği için onlara tekrar ruh verir ve bu, böyle ilelebet devam eder.

Üfleme, tek taraflıdır. Verilir ama alınmaz. Buna mukabil nefeste alıp verme esastır. Nefes, bir döngüdür. Alınır ve verilir. Verilir ve alınır. İnsan, nefes alıp vermez ya da verip de almazsa yaşayamaz. Yani nefes, insanın nefsi içindir. Nefeste insanın nefsi esas olduğu için nefse “nefs” denilmiştir. Çünkü nefs ve nefes manen ve lafzen aynı kökten gelir.  

Üfleme, Allahın(c.c) insana verdiği en özel ve mutlak değerdir. Çünkü Allah(c.c), insanı “kün-ol” emriyle değil, ona ruhunu üfleyerek yaratmıştır. Bu da insanın en özel ve en üstün olmasının delidir. Ayrıca bu, insanın ebedi olmasının da delilidir. Çünkü Hak teala, üflediğini bir daha geri almaz. Bu nedenle insan, Allah’ın(c.c) üflemesiyle sonsuzluğu elde etmiştir.

Hizmet-i İslamiyye nefesle değil, üflemeyle olur. Çünkü nefes geri dönüşümlüdür. Hesaba dayalıdır. Binaenaleyh nefes nefese yapılan hizmet ihlaslı olamaz. Nefes alınırsa verilir. İçte tutulamaz. Verilirse tekrar alınır. Çünkü feda edilemez. Ama ruhun üflenmesi öyle değildir; insan onu aldığında içinde sindirir. Sonra onu üfleyerek dışarıya verir. Onu verdiğinde de onun yeri hemen dolar.

Hizmet-i İslamiyye nefes ile değil, üflemeyle olur. Çünkü nefes geri dönüşümlüdür. Onunla bir şey yeşermez. Nefes nefese yapılan hizmet bir taraftan toplarken öte taraftan dağıtır. Bir taraftan parlatırken diğer yandan söndürür. Nefse dayalı hizmet nefes nefese olur. Ruhsuzdur. Takatsizdir. İstikrarı ve devamlılığı yoktur. Çabuk tükenir. Kök salma ve yeşerme şansı yoktur. Oysa üflemeye dayalı hizmet nerde ve nereye odaklanırsa orada kök salar. Çünkü o, ruhtan geldiği için canlıdır. Zapt u rapt altına alınamaz. Kendi kendine kökleşir. Güçlenir ve ürün verir. Ruhun üflenmesi suretiyle meydana gelen harekette canlılık vardır. Bağlılık ve sadakat vardır. Azim ve gayret vardır. Ruhun nefhası, nefesin uzun soluklu olmasını sağlar. Ama nefsin nefesi ruhu zehirler.

Nefes, kişiye bağlıdır. Nefse aittir. Oysa ruh bulunduğu yerin şartlarına, iklimine, toprağına uyum sağlar. Her yerde yeşerip boy verir. Ürün verir. Çünkü o, Allah’tandır. Hiçbir şart ona yabancı değildir.

 Marmara Peygamber Sevdalıları Platformu’nun tertip ettiği “İstanbul Kutlu Doğum Mitingi” bu ruhla yapılmıştır. Artık bu ruh Aziz İstanbul’a üfürülmüştür. Bu ruh Aziz İstanbul’a Can vermiştir. Artık bu ruh İstanbul’dadır. İstanbul’a aittir. Çünkü bu; bir nefes değil, ruhtur. Teneffüs değil, Candır.

İstanbul, sun’i teneffüslerle idare edilecek bir şehir değildir. Aziz İstanbul’a ruh gerek, can gerek. Biiznillah bu ruh, Peygamber Sevdasıyla İstanbul’a üfürülmüştür ve artık bu ruh İstanbul’dadır, İstanbulludur.  

Muhteşem konuşmalar yapan Mehmet Göktaş ve Said Şahin Hocalara, harika bir sunum yapan Yunus Emiroğlu’na, kusursuz bir organizasyona imza atan Marmara Peygamber Sevdalıları Platformunun tüm fertlerine ve mevlide teşrif eden Aziz İstanbul’un Aziz Müslümanlarına selam olsun.

Doğruhaber Gazetesi

Bu yazı toplam 962 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.