12. Yargı Paketi ile IBAN kullanımına ilişkin getirilen düzenleme tam olarak neyi değiştiriyor?

İktisatçı İbrahim Özçelik, 12. Yargı Paketi kapsamında IBAN kullanımına ilişkin getirilen düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulunarak merak edilen soruları yanıtladı.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.

İktisatçı İbrahim Özçelik, İLKHA mikrofonuna yaptığı açıklamada, IBAN kullanımına ilişkin yasalaşan düzenlemeyle birlikte vatandaşları ve esnafı bekleyen yeni yükümlülükler ile IBAN üzerinden para gönderirken en sık yapılan hatalara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Özçelik, 12. Yargı Paketi ile temel amacın, IBAN'ın suç gelirlerinin aklanması, kayıt dışı ekonomi, vergi kaybı ve dolandırıcılık amacıyla kullanılmasının önüne geçmek olduğunu belirtti. Düzenlemenin, sıradan banka transferlerini yasaklamadığını ifade eden Özçelik, başkasına ait hesapların ticari amaçla kullandırılması, kimliğin gizlenmesi ve mali işlemlerin gerçek sahibinin tespitini zorlaştıran uygulamalara karşı daha güçlü yaptırımlar öngördüğünü söyledi.

"Türkiye'de 2025 yılında FAST ve EFT ile milyarlarca elektronik para transferi gerçekleştirilmiştir"

Düzenlemenin tam olarak neyi değiştirdiğini, vatandaşları ve esnafı bekleyen yeni yükümlülükleri anlatan Özçelik "12. Yargı Paketi ile birlikte temel amaç, IBAN'ın suç gelirlerinin aklanması, kayıt dışı ekonomi, vergi kaybı ve dolandırıcılık amacıyla kullanılmasının önüne geçmektir. Düzenleme, sıradan banka transferlerini yasaklamamakta ancak başkasına ait hesapların ticari amaçla kullandırılması, kimliğin gizlenmesi ve mali işlemlerin gerçek sahibinin tespitini zorlaştıran uygulamalara karşı daha güçlü yaptırımlar getirmektedir. Vatandaşlar açısından en önemli değişiklik, para transferlerinde işlemin gerçek amacını yansıtan açıklamalar yazmanın ve kendi hesaplarını üçüncü kişilerin kullanımına sunmamanın önem kazanmasıdır. Maliye Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2025 yılında FAST ve EFT sistemi üzerinden milyarlarca elektronik para transferi gerçekleştirilmiştir. Dijital ödeme hacmindeki bu büyüme nedeniyle denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, kamu otoriteleri açısından önemli hale gelmiştir." şeklinde konuştu.

"Denetim kadar bilgilendirme faaliyetleri de önemlidir"

Özçelik "Türkiye'de kayıt dışı ekonomi uzun yıllardır önemli bir kamu politikası sorunudur. Dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte para hareketlerinin izlenebilirliği artmış olsa da başkasına ait hesapların kullanılması denetimi zorlaştırabilmektedir. Yeni düzenlemenin özellikle şu alanlarda etkili olması beklenmektedir: Vergi kayıp ve kaçağının azaltılması, POS cihazı yerine kişisel IBAN kullanan işletmelerin tespit edilmesi, dolandırıcılık gelirlerinin izlenmesi, kara para aklama yöntemlerinin zorlaştırılması, finansal sistemde şeffaflığın artırılması. Ancak uygulamada bazı sorunlar da görülebilir. Vatandaşların yeni kuralları tam olarak bilmemesi, aile bireyleri arasında yapılan normal para transferlerinin yanlış anlaşılması, küçük esnafın ticari hesap kullanımına uyum sürecinde zorluk yaşaması ve dijital okuryazarlık seviyesi düşük kişilerin mağdur olabilmesi bunlardan bazılarıdır. Bu nedenle denetim kadar bilgilendirme faaliyetleri de önemlidir." ifadelerini kullandı.

"En sık yapılan hata açıklama kısmını tamamen boş bırakmak"

IBAN üzerinden yapılan para transferlerinde en sık yapılan hatalara dikkat çeken Özçelik "Vatandaşların dikkat etmesi gereken başlıca hususlar şunlardır: Para gönderirken mümkün olduğunca işlemin nedenini açıklama kısmına yazmaları, başkasına ait bir IBAN'a ödeme yapmaları istenirse bunun nedenini sorgulamaları, ticari alışverişlerde satıcı adına kayıtlı hesapları tercih etmeleri, tanımadıkları kişilere para göndermemeleri. En sık yapılan hatalar ise açıklama kısmını tamamen boş bırakmak, telefonla arayan dolandırıcıların verdiği IBAN'a ödeme yapmak ve yakınlarının hesabını sürekli ticari amaçla kullanmaktır. Bu tür hatalar ileride hem hukuki hem de vergisel sorunlara neden olabilir." diye belirtti.

"Kayıt dışılığın yaygınlaşması olumsuz etkiler oluşturmakta"

Özçelik, kayıt dışı ekonominin tanımı ve ülkeye etkilerine değinerek, şunları kaydetti:

"Kayıt dışı ekonomi, ekonomik faaliyetlerin vergi idaresine ve diğer resmî kurumlara bildirilmemesi nedeniyle millî gelir hesaplarına yansımayan kısmını ifade etmektedir. Vergi dışılık, kayıt dışı istihdam, yasa dışı faaliyetler ile mal ve hizmetlerin gerçek değerinden düşük beyan edilmesi kayıt dışı ekonominin başlıca biçimleridir. Kayıt dışı ekonomi, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) üretim, harcama ve gelir yöntemleriyle doğru şekilde hesaplanmasını olumsuz etkilemekte ve ülke ekonomisinin gerçek büyüklüğünün olduğundan daha düşük görünmesine neden olmaktadır. Dünyanın hemen her ülkesinde görülen bu olgunun boyutu, ülkelerin ekonomik, sosyal ve kurumsal yapılarına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Kayıt dışı ekonominin en önemli sonuçları arasında vergi gelirlerinin azalması, kamu hizmetlerinin finansmanının zorlaşması, haksız rekabetin artması, çalışanların sosyal güvenlik haklarından yoksun kalması ve ekonomik verilerin sağlıklı biçimde üretilememesi nedeniyle kamu politikalarının etkinliğinin azalması yer almaktadır. Ayrıca kayıt dışılığın yaygınlaşması, vergiye gönüllü uyumu ve toplumsal güveni zayıflatarak ekonomik düzen üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler oluşturmaktadır."

"Türkiye'de kayıt dışı ekonominin GSYİH içindeki payı yaklaşık yüzde 16,1"

Özçelik, kayıt dışılığın azaltılması halinde ekonomiye önemli katkılar sağlanabileceğini ifade ederek "Kayıt dışı ekonomi, farklı düzeylerde olmakla birlikte tüm ülkelerde görülen yaygın bir ekonomik olgudur. Küresel ölçekte kayıt dışı ekonominin dünya GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 12,5'ini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Türkiye'de kayıt dışı ekonominin GSYİH içindeki payının yaklaşık yüzde 16,1 olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran birçok gelişmiş ülkeye kıyasla daha yüksektir. Bu durum, kayıt dışılığın azaltılması halinde ekonomiye önemli katkılar sağlanabileceğini göstermektedir. Böyle bir iyileşmenin, istihdamın artmasına da önemli ölçüde katkı sunabileceği değerlendirilmektedir." dedi.

İLKHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Mardin Haberleri

Yüksek faiz oranları piyasada ciddi bir durgunluğa neden oluyor
Mardin’de 15 Temmuz darbe ile ilgili halkı yanıltıcı bilgiyi yaymadan bir kişi tutuklandı
Mardin Nusaybin’de mutfak tüpü patladı: 2 kişi yaralandı
Bakan Işıkhan: Mardin'in kalkınma sürecini sosyal kalkınma ve sosyal donatılarla da gerçekleştirmek zorundayız
Prof. Dr. Ebu Zeyd: Gazze'de bir doktor ölürken dünya neden susuyor?