'28 Şubat'ta neler olmuştu?

28 Şubat darbesiyle ilgili soruşturmalar başladı. Peki, 28 Şubat darbesine giden süreç nasıl gelişmişti? İşte o dönemin kısa bir özeti:

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Türkiye'nin yakın tarihinde karanlık süreçlerden birdir 28 Şubat süreci. Türkiye, o günkü orgenerallerden birinin deyimi ile post modern darbe olayını yaşadı.

28 Haziran 1996 yılında kurulan Refah-Yol hükümeti bir yıl geçmeden gerçekleşen post modern darbeyle iktidardan indirilmişti.

Refahyol hükümeti kurulduktan 20 gün sonra düşünce kuruluşu RAND merkezli bir toplantı düzenlendi. Toplantının konusu "Türkiye nereye gidiyor" du. Toplantının sonuç bildirisinde Türkiye'nin İslam dünyası ile ittifak arayışlarına gireceği belirtiliyordu.

Erbakan, 2 Ekim'de Mısır, Libya ve Nijerya gezilerine çıktı. 24 Ekim'de D-8'in imzaları Türkiye'de atıldı.

28 Temmuz'da Orgeneral Karadayı Başbakan Erbakan ve yardımcısı Çiller'e irtica konulu bir brifing verdi.

3 Kasım 1996'de Susurluk kazası  gerçekleşti.

4 Ocak 1997'de Deniz kuvvetleri komutanı  İslamcıların, PKK teröründen daha tehlikeli olduklarını  açıkladı. Bu açıklamadan hemen sonra Aczmendilere yönelik tutuklamalar başlatıldı.

30 Ocak 1997'de Kudüs gecesi düzenlendi. Sahne'de İsrail terörünü gösteren oyun sonrasında Sincan Belediye başkanı tutuklandı

11 Şubat'ta şeraite karşı kadın yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüş sırasında "Kahrolsun şeriat" sloganları atıldı

28 Şubat'ta 9 saatlik MGK toplantısı  yapıldı ve hükümetten askerler tarafından hazırlanan 18 maddelik kararların imzalanması istendi.

13 Mart'ta Erbakan alınan kararları  imzaladı. Daha sonra Erbakan kararları imzalamadığını  sadece ön yazıyı imzaladığını iddia etti.

21 Mayıs'ta Yargıtay başsavcısı  Vural savaş refah Partisi'nin kapatılması için dava açtı.

7 Haziran'da genelkurmay irticayı destekledikleri gerekçesi ile birçok şirkete ambargo konulmasını istedi

10 Haziran'da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay konularına irtica konulu brifing verildi ve irtica karşısında yargının hassas olması genelkurmay başkanı tarafından istendi

17 Haziran Kuvvet komutanlarından Hüseyin Kıvrıkoğlu gösteriler devam ederse halka karşı silah kullanmaktan çekinmeyeceklerini açıkladı

18 Haziran Erbakan, Süleyman Demirel'e istifasını sındu.

DARBENİN SONUÇLARI

Türkiye'de dindar kesime karşı yapıldığı bilinen 28 Şubat darbesinin aslında çok daha farklı boyutları ve etkileri de mevcut. Mesela darbeden sonra Türkiye ekonomisi tarihinin en büyük bunalımlarından birini yaşadı. Ekonominin bu tarihi bunalıma girmesinin nedeni ise darbe sürecinde bankacılık ve finans sektöründe gizli kapaklı yaşananlardı.

Asker ve iş dünyası bir yandan dönemin hükümet ortaklarından Refah Partisi'nin üzerine üzerine giderken diğer taraftan cumhuriyet tarihinin en büyük soygununa zemin hazırlıyordu.

O dönemde rastgele kurulan bankalar, yönetici olarak atanan emekli askerler ve akabinde farklı senaryolarla yandaş şirketlere aktarılan krediler ülkenin ekonomisine onarılmaz yaralar açacaktı. 28 Şubat döneminde, batan Etibank, Interbank ve Sümerbank'ın yönetiminde bulunanlar emekli askerlerdi. Bu bankalardan türlü yollarla başka kanallara aktarılan paraların akıbeti ise neredeyse hala bilinmiyor.

2001 yılında patlak veren krizden sonra iktidara gelen 28 Şubat mağdurları tarafından deşifre edilen kirli ilişkiler, ortaya çıkarılan faturalar görenlerin hayretler içinde bıraktı.

TMSF YILLAR SONRA PARALARIN PEŞİNE DÜŞTÜ

28 Şubat döneminde hortumlanan paraların peşine düşen TMSF, türlü türlü zorluklarla karşılaştı. 2002 seçimlerinden sonra TMSF'nin başına geçen Ahmet Ertürk geçen yıllarda Aksiyon Dergisi'ne verdiği bir mülakatında, o dönemi şöyle anlatıyor: "28 Şubat döneminde irtica yaygarası ile başlatılan postmodern darbe sürecinde hortumlanan onlarca bankanın ülkeye ve topluma verdiği hasarı azaltma yolunda en önemli adımlar atıldı. Bankalardan hortumlanan ve bugün bile kimleri haksız yere zengin ettiği, hangi kirli işleri finanse ettiği tam belli olmayan paraların izi takip edildi. 28 Şubat öncesinde Türkiye'yi o noktaya götüren bir süreç yaşandı. 28 Şubat'ın altyapısı kuruldu. Siyasi dengesizlikler ile ekonomik dengesizlikler birbirini destekledi ve rant kapma sürecine dönüştü. Siyaset ekonomideki dengesizlikleri, ekonomi çevreleri de siyaseti kendi lehine kullanarak hak etmedikleri kazançlara ulaştılar. Sonuca ulaşmanın önemli bir aşaması demokratik sisteme yapılan olağan dışı müdahaleler oldu. Demokratik sistemin en önemli özelliği şeffaflık ve hesap verilebilirliği öngörmesidir. Kapalı bir yapıda her türlü senaryoyu uygulayabilirsiniz. Antidemokratik yapıda toplum mühendisliği kadar finansal mühendislik de yapabilirsiniz.

TÜRKİYE 20 SENE GERİYE GİTTİ

Sürecin Türkiye'nin ciddi servet kaybıyla sonuçlandığını belirten Ertürk, "sadece sisteme-siyasete değil ekonomiye de darbe yapıldı. 28 Şubat aynı zamanda finansal darbedir. O yıllarda yaşanan krizler de sözkonusu dengesizliklerin eseriydi. Yine bu çarpık sistemin eseri olarak ortaya çıkan 2001 krizi Türkiye'yi 20 sene geriye götürdü."

VATANDAŞIN CEBİNDEN 5 MİLYAR DOLAR UÇTU

Bazı kaynaklara göre, 28 Şubat darbe sürecinde GSMH 200 milyar dolardan 150 milyar dolara düştü. Yıllık 7-8 olan büyüme hızı darbenin dördüncü yılında son 55 yılın en düşük seviyesindeydi. Ekonomi yüzde 9.5 küçülmüştü. Darbeden önce yüzde 6 olan işsizlik, darbenin üçüncü yılının başında yüzde  9'a çıkmıştı.

KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİR YÜZDE 35 DÜŞTÜ

Kişi başına düşen milli gelir 3000 dolardan 2000 dolara düşmüştü. 1996'da 80 milyar doların altında olan dış borç 115 milyar doları geçmişti. Konsolide bütçe gelirlerinin yüzde 80'i faize gider olmuştu. Oysa ki aynı oran, 1966'da yüzde 55 idi. Bu maddi kayıp. Binlerce başörtülü mağdur, yüzlerce Kur'an kursu ve İmam Hatip Okulu, yüzlerce YAŞ'zede... Bunlar da manevi kayıp.

EN KÂRLI KURULUŞ: OYAK

Yine bazı kaynaklara göre 28 Şubat darbesinden karlı çıkan kuruluşlardan biri OYAK. Son yıllarda ismi Danıştay saldırısı, Ergenekon soruşturmalarında geçen Ordu Yardımlaşma Kuruluşu (OYAK) 1960 darbesinden sonra kurulmuştu. 3 Ocak 1961'de kurulmuştur. Darbeden önce sıralamaya giremeyen OYAK, 2000 yılında 4.9 milyar dolarlık ciroyla Koç ve Sabancı Holding'den sonra üçüncü sıraya yükseldi. 2001 sonuna gelindiğinde Sabancı Holding'in net kârı 120 trilyonken, OYAK'ınki 594 trilyona ulaşmıştı.

OLAN ANADOLU SERMAYESİNE OLDU

Postmodern darbenin en büyük etkilerinden biri de Anadolu'nun küçük esnafınaydı. Henüz büyüme çağında olan Anadolu sermayesi bu darbeyle resmen sarsıldı.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Mustafa Koca, antidemokratik muhtıranın yatırım, ihracat, büyüme gibi kalemleri olumsuz yönde etkilediğini; faturanın 300 milyar doları bulduğunu söyledi.Anadolu sermayesinin büyümesinin engellendiğini vurgulayan Koca, "28 Şubat'ı yapanlar işin ekonomik boyutunu, sosyal olayları düşünmeden bir antidemokratik bir muhtıra verdiler. O zamanki değerler ve saptamalar çerçevesinde tahmini 300 milyar Dolar civarında bir fatura ortaya çıktı. O gün antidemokratik uygulamalar olmasaydı Türkiye'nin bugünkü borç stoku da olmazdı. Türkiye ekonomisi daha borçsuz olarak 2023 hedeflerine daha erken ulaşabilirdi." dedi.

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

2 bin 500 ölü 400 bin yaralı
AFAD'dan yoğun kar yağışına ilişkin açıklama
Olumsuz hava koşulları nedeniyle THY 50, AJet 64 seferini iptal etti
31 Aralık Çarşamba okulların tatil olduğu iller
Asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlendi