Balfour Deklarasyonu 95'inci yılında

Filistin topraklarında bağımsız İsrail devletinin kurulmasına giden sürecin en önemli kilometre taşı Balfour Deklarasyonu 95. yılında. Konunun uzmanları, Ortadoğu'daki krizlerin temelini teşkil eden deklarasyonu değerlendirdi.

Filistin topraklarında bağımsız İsrail devletinin kurulmasına giden sürecin en önemli kilometre taşı Balfour Deklarasyonu, 95'inci yılında uzmanlar tarafından AA'ya değerlendirildi.

1. Dünya savaşı sırasında, İngiliz savaş kabinesinde Dışişleri Bakanı Althur Balfour tarafından yazılan ve tarihe ''Balfour Deklarasyonu'' olarak geçen belge, tetiklediği gelişmelerle, Ortadoğu'nun yakın tarihindeki krizlerin temeli olarak değerlendiriliyor.

Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, Balfour Deklarasyonu'nun hiçbir olumlu sonucunun olmadığını ifade ederek, ''İsrail'in Ortadoğu'daki varlığı, bölgedeki huzursuzluğun ana kaynağıdır. Çünkü İsrail, Ortadoğu'nun iç dinamiklerine uymayan bir şekilde bölgeye bir hançer gibi yerleştirildi'' diye konuştu.

Arap coğrafyasında Balfour Deklarasyonu'nun feshi için yapılan gösterileri de değerlendiren Aktay, Filistin topraklarında bir İsrail devletinin kurulmuş olması bakımından feshinin de teknik olarak mümkün olamayacağını belirtti.

Aktay, İngiltere, AB ve son zamanlarda bu gruba katılan Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD), İsrail'in çıkarlarını gözettiğini belirterek, ''İsrail, şımarık bir çocuk gibi BM'nin aldığı kararları dahi dikkate almıyor. Ortadoğu'da düzenlenen gösteriler, İsrail'in bu tavrını protesto etmek olarak da algılanabilir'' dedi.

Deklarasyonun maddeleri arasında yer alan ''İsrail'in bölgedeki halkları rahatsız etmemesi'' yönündeki maddeyi uygulamadığını belirten Aktay, ''Deklarasyonun hazırlık aşamasında bu madde, Arap halklarını ikna etmek için konulmuştu. Ancak zamanın basiretsiz Arap liderleri bu maddeyi görüp, göz yumdu'' diye konuştu.

''KARLI ÇIKAN İSRAİL OLDU''

Prof. Dr. Mim Kemal Öke, İngilizlerin Balfour Deklarasyonu'nu 1. Dünya Savaşı'nda savaş gayretlerine bir ivme kazandırmanın yanısıra Musevilerin ve Siyonistlerin uluslararası kamuoyundaki nüfuzundan faydalanmak için imzaladığını hatırlattı.

Büyük Britanya İmparatorluğu'nun karar mercileri arasında Siyonistler ve Siyonizm yanlıları olduğu kadar, ''Arapçıları'' destekleyen ve istihbarat bölümleri içinde çok etkin olan Arap masasının da mevcudiyetine işaret eden Prof. Öke, bu masadaki yetkililerin, deklarasyonun, Müslümanları kızdıracağı ve sömürgelerdeki Müslüman nüfus arasında infiale yol açacağı uyarısında bulunduğunu ancak bu itirazlarının bir etkisinin olmadığını söyledi.

''Balfour Deklarasyonu'ndan Siyonizm ve onun kurmuş olduğu İsrail karlı çıktı'' diyen Öke, sözkonusu girişimin o dönemde İngiltere dış politikası için taşıdığı tehlikeye de dikkati çekti. Öke, ''Bu deklarasyon, İngiltere'nin kendisini Araplar nezdinde ve Ortadoğu'da en güçlü hissettiği bir dönemde, dış politikasında bir gediğe yol açacaktı. Bu gedikten gelen sular da 'İngiliz İmparatorluğu'nun büyük armadasını' batırabilirdi'' dedi.

Arthur Balfour, 2 Kasım 1917'de Siyonist liderlerden Lord Rothschild'e gönderdiği mektupta, Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulması konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirmiş, sözkonusu deklarasyon, daha sonra Fransa, İtalya ve ABD'nin de desteğini almıştı.(AA)

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İlim Tarih Haberleri

28 Şubat postmodern darbesi ve 27 Nisan e-muhtırası
Zilan Katliamı
Zilan Katliamı
Karaismailoğlu: Halkımızın yüzde 70'ini 2023 yılında hızlı tren konforuyla buluşturacağız
Fırat Kalkanı bölgesine saldırı hazırlığındaki PKK'li öldürüldü