Birileri 14 Şubat Sevgililer Günü mü dedi

M. Medet SOLMAZ

Bismihi Teâlâ

Geçenlerde iş gereği aynı mekânıteneffüs ettiğimiz arkadaşlar -bu arada kulakları çınlasın- 14 Şubat gününe münhasır bir grup arkadaşla ailecek bir araya geleceklerini söyledi. Tabi ki bu arada beni de ailece davet ettiler. Ben de arkadaşa niye 4 değil, 24 değil,34 değil de, 14 Şubat diye sorunca? Arkadaş, işte adettendir ne yapalım, aileyi memnun edelim gibisinden bir şeyler dile getirdi…

Bu örneği,toplum görüntüsünün küçük bir maketi olması açısından sizinle paylaşmak istedim. Sihirli kavramlarla günleri kirleten zihniyetin hallerine, muratlarına ilişkin birkaçkelamı kaleme alalım dedik:

Kendimize soralım, gerçekten batıdan ithal olunan bu günleri gündemimize almak zorunda mıyız? Sevgililer günü, annelergünü, kadınlargünü… gibi kısır döngüye mahpus mu kalınmalı? Tarihi kan, talan, yalan üzere kurulan batıdan medeniyet, marifet ummak avenelik değil de nedir?!

İnsanlığın ve İslam'ın düşmanı olan emperyalistler  maalesef masum olan bu güzel sözcükleri de kirletiyorlar.Kapitalist düzenler  bu günler adına milyar dolarları kasalarına götürmenin keyfini yaşamıyorlar mı?..

Medeniyetinden yoksun bırakılmış ya da medeniyetini yaşamaktan bihaber olan halkı Müslüman toplumlarda, ekserisi belki de bilinçsizce bu tür günleri muhatap alıyor. Kendisine olan güven yetersizliğinden ve batı özentisinden ötürü gaflet ehli denilebilecek bu kesimin uyanması umulur. Zira birey ve toplumların kendilerine olan özgüvenin depolanması ve batının şeytani yüzünün gün geçtikçe anlaşılacağından umutsuz değilim şahsen.

Kendilerini toplum mühendisleri(!) olarak gören zihniyetin(batının) asıl gayesi ne olabilir? Diğer deyişle murat edilen argümannedir? Elbette pek çok şey arzu edilmiştir. Bu materyalist ve sömürü güruh bana göre hem kapital yönünden güç devşirmek, hem de seküler kültürlerini yaymak istemektedir. Bu yayılmacı politikalarla kendi kültürlerini yaymanın savaşını vermiyorlar mı? Zira ayakta kalmaları buna bağlı. Kıyasıyamaddi güç, son hızlatoplumu ifsat etme…

İşte burada kendilerine mürit bulmuyor değiller… Örneğin güya sevgililer günü modern, çağdaş, ilerici(!) alameti olarak görülüyor. Savunucuları kimi zaman dost hayatı yaşayan evsizler, kimi zaman nikâh akdine düşman olan zihniyetler, kimi zaman para sermayedarları… İdealleri, günah ve haramlarla yoğrulmuş bir toplum inşa etmek. Netice de fuhşiyat, çirkeflik kısaca muzır melanetler adına ne varsa bu vesilelerle doruğa çıkarmaktır. Budoğrultuda milyarlarcadolarlar harcanarak kapitalist sistemin çarkına da sutaşınmış olunmuyor mu?

Dolayısıyla gayri müslim adetler toplumlarda kültürel tahribatlara yol açabileceği gibi kimlik bunalımına da sebebiyet vermektedir.

Yeni nesiller İslam medeniyetinin dinamikleriyle yetiştirilmedi mi? Bu süslü püslü kavramlarla daha çok nesiller katlolunmuyor mu..? Onun için kültürel değerlerimizi yaşamalı ve yaşatmalıyız. Hıristiyan âleminin adetleri olan bu tür safsatalardan ateşten kaçar gibi kaçınılmalı değil mi?..

 Zarifoğlu,

''İnsan sevmeli; bazen bir insanı yahut bir ağacı ya da kanadı kırık bir kuşu…

Zaten sevmezse insan, insan mı olur?'' dizelerinde belirttiği gibi katıksız sevgi budur.

Kalınsağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.