Eşkiya şehre indi

90’lı yıllarda değiliz ama o yılları aratmayan karanlık olaylar yaşanıyor. Kendilerini polis olarak tanıtan kişiler, gündüz vakti kapı önüne çıkan çarşaflı bir kadını kaçırmaya çalıştı. Kadının, “Avukatımı arayacağım” diyerek telefonuna sarılması üzerine

Diyarbakır’da gündüz vakti kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin bir kadını evinden dışarı çıktığı esnada kaçırmaya çalışması, akıllara “JİTEM ve polis içindeki derin yapılar, 90’lı yıllarda olduğu gibi kirli faaliyetlerine devam mı ediyor?” sorusunu getirdi.

 
Kendilerini polis olarak tanıtan kişiler, özellikle İslami kimlikleri ile tanınan derneklere giden kişileri ve yakınlarını hedef alarak muhbirlik yapmaya zorluyor. Birçok ilde bu tür vahim olayların yaşanmasına rağmen bugüne kadar kendilerini polis olarak tanıtan ve polis içerisinde yer alan derin yapılarla beraber hareket eden bu çetelerle ilgili somut bir adım atılmadı.
 
İstanbul, Adana, Gaziantep, Diyarbakır, Mersin, Van ve daha birçok ilde polis olduklarını iddia eden kişilerin yaptıkları bu kirli ve yasadışı faaliyetlerle ilgili İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, hiçbir açıklama yapmadıkları gibi herhangi bir soruşturma da açmadılar.

DERİN ÇETELERDEN HESAP SORULSUN
Yaşanan bu gelişmeleri gazetemize değerlendiren hukukçular, polis içinde yer alan ve halen de faaliyetlerine devam eden bu derin yapıların deşifre edilerek bunlara yaptıklarının hesabının sorulması gerektiğini ifade ettiler. Polis içerisinde faaliyet gösteren bu derin yapılara yönelik bugüne kadar herhangi bir operasyon yapılmadığını ifade eden Avukat Şaban Dalgın, askeriye içerisinde yer alan derin yapılara yönelik operasyon yapıldığı gibi bunlara yönelik de bir operasyon yapılması gerektiğini söyledi.
 
Polis içerisinde eski karanlık günlerin özlemini çeken derin ve kirli yapılanmaların halen çalıştığını belirten Avukat Halis Yetkiner de zehirli bir ağaç gibi kökleri derinlere inen bu yapıların deşifre edilerek hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

POLİS İÇİNDEKİ DERİN YAPILAR DA TEMİZLENMELİ
Askeriye içinde yer alan derin yapılara yönelik bir temizlik operasyonu yapıldığını ancak polis içindeki derin yapılara yönelik herhangi bir operasyon yapılmadığını belirten Avukat Şaban Dalgın, “Türkiye’de orduda olduğu gibi polis içinde de bir temizlik yapılmadı.
 
Askeriye içinde Ergenekon ve Balyoz gibi büyük operasyonlar yapıldı. Hükümet; önceden yapılan operasyonlar zafiyete uğramasın diye polis içindeki bu yapılanmalara ve polis içinde olup suç örgütleri ve derin yapılar ile çalışan çetelere karşı bir şey yapmadı.
 
Arktık polisin içinde de bu temizliğin yapılması gerekiyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, askeriye içindeki bu yapılara operasyon yapılırken ‘bağırsaklarımızı temizliyoruz’ demişti. Bu bağırsakların bir kısmı da polisin içinde yer alan bu derin yapılardır. Bir ülke bağırsaklarını temizliyorsa polis içindeki suç şebekelerinin de mutlaka biran önce ortaya çıkarmak gerekiyor. Başbakanın ofisinin dinlenmesi de muhtemelen polis içindeki bu kirli yapılar tarafından organize edildi.
 
Ancak bunlar örtbas edildi. Bunların kökü nereye kadar gidiyorsa bunların ortaya çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.

İŞKENCECİ POLİSLER HALEN GÖREV BAŞINDA!
90’lı yıllarda insanları işkencelerden geçiren ve hukuksuz faaliyetler yapan polis içindeki kirli kişilere hiç dokunulmadığına ve bunların halen görevlerine devam ettiğine dikkat çeken Dalgın, “Polisin içinde 90’lı yıllarda kirli faaliyetlerde bulunan şebekeler vardı. Bunlar halen ortaya çıkarılmadı.
 
Bunlar halen faaliyet yapabileceklerine inanıyorlar. Bu çirkin ve yasadışı işleri yapanların ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu suç şebekelerinin ipleri başka derin güçlerin elinde. Bunlar devletin iradesi dışında halkı yönetmek istiyor.
 
Devletin görevi halkın huzurunu bozan ve kargaşaya sebep olacak bu gibi durumlarla ilgili tedbir almaktır. Yaşanan bir olay varsa da ortaya çıkarıp sorumlularını cezalandırmaktır. 90’lı yıllarda insanları işkenceden geçiren polisler halen görevlerinin başında ve ellerini kollarını sallayıp dolaşıyorlar. Bir an önce bunlardan hesap sorulması gerekiyor.
 
Gerçek manada bir bağırsak temizlenmesi ancak 90’lı yıllardaki işkencecilerin ortaya çıkarılması, kime çalıştıkları ve ne tür hukuk dışı işler yaptıklarının ortaya çıkarılması ile yapılabilir” ifadelerini kullandı.

DİKKAT! POLİS SİZİ GÜNDÜZ VAKTİ KAÇIRABİLİR
Gündüz vakti yapılan kaçırma girişiminin büyük bir cesaret olduğunu söyleyen Dalgın, “Polis olduklarını iddia eden bazı kişilerin gündüz vakti bir bayanı kaçırmaya çalışması büyük bir cesarettir. Bu cesareti ancak kendisinin arkasında güçlü bir yapı olduğuna inanan birileri yapabilir. Biz Emniyet yetkilileri ile görüştük.
 
Kendileri ‘bunu ortaya çıkarmak bizim boynumuzun borcudur’ dediler. Olayın olduğu yerde polis araştırma ve keşif yaptı. Biz bunların bir an önce ortaya çıkarılmasını ve faillerinin hesap vermesini istiyoruz” dedi. Dalgın, böyle bir durumla karşılaşan kişilerin acil olarak avukatlarını ve ilgilileri haberdar etmesi gerektiğini söyledi.

DERİN YAPILAR DEŞİFRE EDİLMELİDİR
Polis içinde yer alan bu derin yapıların ortaya çıkarılması ve deşifre edilmesi gerektiğini ifade eden Avukat Halis Yetkiner, “Mevcut hükümet bu tür derin yapılarla büyük bir mücadele yürütüyor. Ama bu yapılanmalar sadece polis içinde değil, birçok yerde yapılanmış. Eski alışkanlıklarını devam ettiren ve eski günlerin özlemi içerisinde olan bu yapılar, vesayet günlerini geri getirmek için çabalıyorlar. Bunlar tamamen temizlenebilmiş değiller. Bunlarla, azimle ve kararlıkla mücadele etmekle beraber bunların deşifre edilmesi lazım. Bunların eşkâllerini ve faaliyetlerini kamuoyuyla paylaşmak gerekiyor” diye konuştu.

BU DERİN YAPILAR ESKİ GÜNLERİN ÖZLEMİNİ ÇEKİYOR
İnsanların iktidarın değişmesiyle bu derin yapıların biteceğini sandığını ancak bu derin yapıların eski günlerin özlemini çektiğini söyleyen Yetkiner, “Bir takım Polis, MİT ve asker kişiler; eski alışkanlıklarını devam ettiriyorlar ve eski günlerin özlemini çekiyorlar. Terörle mücadele birimleri içerisinde yuvalanmış bazı gruplar var. Gayri milli unsurların istihbaratta ve ordu içerisinde denetimi ele geçirdiklerini düşünüyorduk. Bunlara yönelik bir takım temizlik çalışmaları yapıldı. Bunun başarılı olduğunu da söyleyebiliriz” dedi.

HUKUK BUNLARA ÜSTÜN GELECEK
Bu derin yapıların kökleri yaklaşık bir asra yakındır derinlere inmiş zehirli bir ağaç gibi olduğunu dile getiren Avukat Yetkiner, “Birileri bu zehirli ağacı ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ancak kökleri derinlere inen bu zehirli ağacı bir çırpıda temizlemek mümkün olmuyor. Zaman içerisinde bunların etkisinin kırılacağına ve bu ülkede hukukun üstünlüğünün sağlanacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Polis tehdit ve şantajla muhbirleştirme peşinde
Polis olduklarını söyleyen kişilerin tehdit, şantaj, para, iş ve burs vaadiyle hedef seçtikleri kişilere muhbirlik teklifinde bulunduğu hep ifade ediliyor. Bu hukuksuzlukla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı herhangi bir işlem yapmazken sözü edilen odakların, “görev”lerine devam ettiği ifade ediliyor. Yakın geçmiş dönemde yapılan ve basına yansıyan bu iğrenç
 
Tekliflerden bir kaçı şöyle:

İSTANBUL: İstanbul’da R.T adlı üniversite öğrencisine polis muhbirlik teklifinde bulundu.
Öte yandan üniversite son sınıf öğrencisi S.F, polisin, iş ve burs vaadiyle kendisine muhbirlik teklifinde bulunduğunu söyledi.
İstanbul’da 15 yaşında kaçırılarak çıplak görüntüleri çekildikten sonra şantaj yoluyla muhbirleştirilmek istenen H.A gibi benzer olayların Diyarbakır, Bursa ve Batman’da da yaşandığı ortaya çıktı. İnsan Hakları savunucuları kimler tarafından yapıldığı henüz netlik kazanmayan muhbirleştirme skandalının bir an önce deşifre edilmesi gerektiğini belirtti.

GAZİANTEP: Polisin muhbirleştirme yöntemlerine bir örnek de Gaziantep’te yaşandı. Daha önce kendisini iş teklifi için çağırdıkları şahsa muhbirlik teklif eden polisler, istediklerini alamayınca çirkin görüntülerle şantajda bulunduğu şahsı ölüm ve ailesini perişan etmekle tehdit etti.

Kayıp kimlik bahanesiyle Polis Karakoluna çağrılan A. D, karakol içinde kendisine psikolojik baskıda ve tehditlerde bulunulduğunu ve maddi vaatlerle İslami STK’ların yönetici ve üyeleri aleyhine muhbirliğe zorlandığını söyledi.
Gaziantep’te yoksullara yaptığı yardımlarla tanınan bir derneğin üyesi olan M.G, polis tarafından karakola çağrılarak muhbirliğe zorlandı.

ADANA: Adana’da polis, okul yönetimiyle birlikte bazı öğrencileri muhbirlik yapmaya zorladı.
Yüreğir İlçesi Dadaloğlu Lisesinde okuyan bazı öğrenciler, okul müdür yardımcısının kendilerine muhbirlik teklifinde bulunduklarını söylediler.

HATAY: Hatay polisinin mütedeyyin şahıslar üzerindeki muhbirleştirme faaliyetleri aralıksız bir şekilde devam ediyor. Hatay’ın Dörtyol İlçesinde İkamet eden E.P kendisine yapılan muhbirlik teklifini anlattı. 90’lı yıllarda kaldı, denilen uygulamaları sürdüren emniyet içindeki yapılanma, Hatay’da bin bir kılıkla İslami STK ve İslami Parti müdavimlerine yanaşarak kimi zaman tehdit, kimi zaman farklı vaatlerle muhbirlik teklifinde bulunuyor. Bu karanlık odaklar çirkin yüzlerini, bir de İskenderun İlim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (İlim Der) gönüllü üyesi olan V.G’ye (27) yönelik faaliyetleriyle de göstermişlerdi.

KONYA: Konya Emniyetinde bir takım kişilerin, 90’lı yıllarda MİT, JİTEM ve Ergenekon gibi yapıların Doğu ve Güneydoğu’da sıkça uyguladığı muhbirleştirme faaliyetleri yürüttüğü iddia edildi. Konya’da derneğe giden H. G’ye sözü edilen kişiler muhbirlik teklif etti.
 
MERSİN: Mut’ta Umut-Der Başkanı Mühsin Gürbüz, Mersin Emniyeti Terörle Mücadele ekipleri tarafından kendisine muhbirlik teklifi yapıldığını söyledi.
 
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.