Evden Öğretim

M. Medet SOLMAZ

Bismihi Teâlâ

Yılsonuna kadar milyonlarca çocuk, genç uzaktan eğitimle eve kapandı. Belki bu uzayabilir de..!

Yüz yüze eğitimden uzak kalan temel eğitimden yüksek öğretime değin fertlerin evden öğretimlerine sorumlu tutuldukları bu süreçte, özellikle yetişkinlere de ciddi iş düşmektedir.

Sürecin yol açtığı hasar hususunda her birimiz üzerimize düşeni yaptık mı başka hasarlara belki yol açmamış oluruz. Laftan çok işin; sesten çok nefes vermenin zamanıdır. Her şeyden ziyade birbirimize merhamet etmenin, vicdanla, izanla davranmanın tam zamanıdır. Hayat kitabımız Kur’an’ın deyişiyle

“Onlar ki; bollukta da darlıkta da infak ederler; öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanların hatalarını bağışlarlar; zira Allah iyilik edenleri sever.”(Ali-İmran,134)

Muazzam bir meziyet, yüksek bir seciye ve değerler üstünde değerler dizgesi!.. Diğer deyişle tekamül yolunda kare taşları!..

Bu süreçte gencin, çocuğun; kaygılarına, korkularına eğilmek zorundayız. Zaten kaygıyı hatta endişeyi belirsizlik ve bilinmezliğin doğurduğu bilinen bir şey...

Tavrımız kesinlikle içten ve doğal olmalıdır. Yapay, yapmacık, hoşgörüden uzak tutumlar yapılmasa daha iyi olacaktır...

Doğal seyrinde aldığımız tecrübelerimize azcık hikmetli havayı soldurmakla çok şeyi başarabiliriz. Bunun için her birimizin pedagojik -formasyon- almamız belli ölçüde aranmaz. Zira “annelik”, “babalık”  tecrübeyle, yaşanmışlıkla elde edilen en doğal statü; en kadim statüdür. Yeter ki rolümüzü norm tüzüğüne göre diri tutalım.

-ADIM BİR: Kaygılarını eleştirmeden, yargılamadan; etkin dinlemeyle ilk adımı atabiliriz. Yani önce dinlemek sonra duygu akımı iletimini sağlamak gerek!..

-ADIM İKİ: Süreç hakkında net bilgi vermek. Özellikle “evdeyiz, güvendeyiz” mesajının tam adrese ulaşması için ikna metodunu göstermek gerek!..

-ADIM ÜÇ: Bilişsel ve duyuşsal olarak ön tedbirleri almak koşuluyla “odasının”, “okuldaki sınıfı” olduğu noktasında inandırmak gerek!..

Evden eğitimi aileler ciddi alırsa birey de en azından ortalama bir ciddiyet gösterecektir. Bu konuda elden başka bir şey gelmediğine göre derse katılım, etkinlikleri yapma, ödevlerini yerine getirmede taviz verilmemelidir. Zira çevrim içi eğitime ilk defa muhatap kalındığı için ayak diretmeyle karşılaşılabilir. Ancak bunlar tutarlı bir denetimle aşılmayacak şeyler değildir.

Eğitimcilerin varlığı her zeminde ve mekânda mevcudiyeti uzaktan, yakından fark etmez iksirdir. Çevrim içi de olsa öğrencisiyle bağlantısı mümkündür. Disiplinli bir kontrol ve dönütle süreci bireyin lehine dönüştürmede ciddi katkı sağlamalıdır. Hatta okul ortamından daha fazla işe, öğrenciye yönelebilmelidir.

Bu süreçte birey ekrana dokunma ve daha çok seyreyleme ortamı bulabilir. Buna bağlı olarak zaman tüketecektir fakat buna sınır koyma, ölçülü davranma telkin edilmelidir. Hele özellikle temel eğitim yaşında olan çocuklarımızın ev içinde oyuncaklarıyla oynamalarına bizatihi teşvik etmek gerekir.

Özetle aileler; çocuğun evdeki öğretimlerine öğretmenleriyle uyum içerisinde bilgisayar, telefon, tablet gibi destekleyici araçlarla çevirim içi derslere katılımının düzenini sağlamak; ortamı elverişli hale getirmek ve bu cihazlar üzerinde oyun oynamalarına sınırlama getirmek gibi zorlu bir sınavdan geçmektedirler…

Kalın sağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.