Fedakâr ve mazlum Kürtler

Abdullah KAVAN

Osmanlı dağılınca ecnebi devletler büyük kuvvetlerle Orta Doğu'daki devletleri ele geçirmek için hamleler yaptılar. Yaşadığımız bu coğrafyayı, yani Türkiye sınırlarını ele geçirmek için de büyük planlar ve saldırılar yapıyorlardı. O hengâmede Atatürk ve ekibi bir tespitte bulunuyorlardı. Bu tespitleri isabetliydi. Kürtlerin, özellikle âlimlerine, seydalarına ve şeyhlerine bağlı olduklarını ve bu değerli zatlardan yardım istemeye gitme kararı aldılar. Şark bölgesine, yani bugün Güneydoğu dediğimiz bölgeye geldiler. Âlimlerle uzun görüşmeler yaptılar. Ecnebi devletlerin gelişiyle din, iman ve namusun gideceğini dile getirdiler. Bu konuda hassasiyet sahibi olan âlim ve seydalarımız kanlarının son damlasına kadar mücadele etme kararını aldılar. Kendilerine bağlı olan Müslüman tabanla, ecnebi devletlere karşı destansı bir mücadele gösterdiler. Kimisi şehit olurken kimisi gazi oluyordu. Neticede küffarı püskürtmeyi başardılar.

Bundan sonrası Kürtler için şaşırtıcıdır. Âlimler, meydanlara bir kez daha çıkarılıyordu. Fakat bu sefer asılmak için… Çünkü vaat edilen sistemin tam tersi bir sistemle karşı karşıyaydılar. Din ve iman için savaşan bu âlimler, dinsizliğin getirilmesine rıza gösteremezlerdi. Başta Şeyh Sait olmak üzere Şark'ta yirminin üstünde kıyam başlamıştı. Bu coğrafyadaki âlimleri susturmak için yeni hamleler yapıyorlardı. Onları inançlarından ve kültürlerinden koparmak için planlar hazırladılar. Kürt toplumu arasından maneviyatı azaltmak için bilinen tüm âlimleri meydanlarda, halkın gözleri önünde astılar. Dillerini ve kültürlerini yok etmek içinde 1924'te 1587 sayılı kanunla Güneydoğu'daki tüm mıntıka, semt, belde ve köylerin ismini değiştirdiler. Bir asimilasyon ve inkâr politikası başlattılar. 1925'te “takrir-i sükûn” adı altında “şark ıslahat kanunu” çıkardılar. Bu kanunla Kürtlerin hem dinini hem de dilini yok etmek hedeflenmişti. Tek parti dönemiyle bu yok etme politikası hız kazanmıştı. Harf inkılâbıyla bu mazlum halk tümüyle cahil bırakılmıştı. Ezanı şerif kulaklarına 18 yıl boyunca Türkçe okunmuştu…

Bundan sonrası Kürtçe diye bir dilin olmadığını, dört karışık dilden türediğini söylüyorlardı. Kürt halkının isminin ise, karlı bölgelerde “kart- kurt” sesini çıkaran ayak seslerinden alındığını dillendiriyorlardı. Hatta okullarda bile bunu işliyorlardı. Üçüncü sınıf vatandaş muamelesini gören bu halk, tek parti dönemindeki CHP fikrine kurban ediliyordu. Baskı ve ceberrut bir fikir olan tek parti zihniyetinden bu halk çok büyük acılar çekti. Peki değerlerinin birçoğunu bu baskıcı politikaya kurban veren bu halk bugün hangi konumda? Mevlana Halidi, Melayi Boti'yi, Ahmedi Xani'yi, Melayi Ceziri, Feqi Teyra'yı ve daha birçok değerli âlimini unutmaya sebebiyet veren, o baskıları gören Kürt halkı bugün hangi durumda?

Evet, bugün maalesef Kürt halkının başlarına bela olan ve onların maneviyatıyla alay eden bir zihniyet var. HDP/PKK'dan söz ediyorum. Tek parti dönemindeki baskıcı CHP zihniyeti ve PKK zihniyeti paralellik arz ediyor. Maneviyatlarına düşkün olan Kürt halkını tümüyle dinsizleştirme faaliyetini gösteriyorlar. İslami söylemlere karşı alerjileri olan bu kesim, tabanını farklı akımlara yönlendiriyor. Laik fikirdaşlarına da mesajlar göndermeden durmuyorlar. “Biz bu bölgede laikliğin teminatıyız, eğer bizi çıkarırsanız dinciler gelir” söylemleriyle onları korkutuyorlar.

Hal bu iken gelinen pozisyonda Kürt halkını emperyalist devletlere peşkeş çekenler Kürtlerin arasına hendekler kazarak onları yurtlarından ticaretlerinden ediyor. Küçücük gençleri büyük devletlerin emellerine karşı devlet eliyle katlettiriyor... Fakat Kürt halkını genlerinden uzaklaştıramayacaklardır. Bugün gerçekten Kürtlerin acılarına ortak olabilecek ve onların haklarını savunabilecek samimi liderlere ihtiyaç vardır. Onların hem ahretini hem de dünyalarını kurtaracak bir camiaya ihtiyaç vardır. Bu ses derinden, güçlü ve kararlı bir şekilde hissedilmektedir. Kutlu doğum aylarında devasa mitingleri yapan “Peygamberler Sevdalılarının” tabanı buna en güzel işarettir. Tıpkı Selahaddin-i Eyyubi gibi “mevlit etkinlikleriyle” Kürt halkını azat edecektir. Bu halk böyle bir ruhla bütün ümmete önderlik yapmaya adaydır…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.