HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Adana'da partisinin düzenlediği iftar programına katılarak bir konuşma yaptı.
İftar programına partililer ve davetliler katıldı.Programda konuşan Yapıcıoğlu, Gazze'de savaşı devam ettirenlerin savaşı bölgeye yaydıklarını belirtti.
"Yiyecek bir şey bulamadığı için fiilen oruç tutan aç kalan kardeşlerimiz var"
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, “Değerli dava ve yol arkadaşlarım. Allah'ın selamı rahmeti ve mağfireti hepinizin üzerine olsun. Allah tuttuğumuz oruçları yaptığımız hayır ve hasenatları kabul buyursun. Mübarek Ramazan ayında bir iftar sofrasında bir araya geldik. Duaların makbul olduğu saattir. Bizler ulaşabildiğimiz ve bize helal olmasına rağmen Allah rızasını gözeterek akşam saatine kadar yemeden içmeden el çektik. Sadece Ramazan ayında değil başka vakitlerde de yiyecek bir şey bulamadığı için fiilen oruç tutan aç kalan kardeşlerimiz var. Duaların makbul olduğu bu saatlerde onları unutmayalım." dedi.
"Bu savaşı tüm bölgeye yaymak üzere yeniden harekete geçtiler"
Gazze'de savaşı devam ettirenlerin savaşı bölgeye yaydıklarını belirten Yapıcıoğlu, “Yiyecek bir şey, içecek su ve tedavi olacak hastane ve ilaç bulamadığı için çok uzun bir süredir zorluk yaşayan birkaç yüz kilometre ötede kardeşlerimiz var. Malumunuz olduğu üzere Gazze öyle bir siyonist abluka altında neredeyse 20 yıldır zorluk yaşıyordu. Son iki buçuk yıldır öyle yoğun saldırılar altında yaşadılar ki… Sözüm ona ateşkes antlaşmasından sonra yardım kamyonları girecekti, yıkılan binalar inşa edilecekti, tıbbi yardımlar oraya gidecekti, hastalar dışarıya çıkartılacak, enkazlar kaldırılacaktı. Fakat bunların hiçbirisini tam anlamıyla siyonist rejim yerine getirmedi. Bu anlaşmaya imza atan fakat yaptırım gücü olmayan ülkeler siyonist rejime bu anlaşmayı uygulatamadı. Oradaki mezalim devam ederken zulmü gerçekleştirenler bu savaşı tüm bölgeye yaymak üzere yeniden harekete geçtiler." dedi.
"Üçüncü dünya savaşı diyebileceğimiz bir savaşı tetikleme niyeti ve hevesi var"
Siyonist vahşetin durdurulmaması halinde küresel çapta bir savaşın olabileceğini ifade eden Yapıcıoğlu, "Beş gündür yoğun bir şekilde İran’a saldırı var ve İran’ın da buna yaptığı misillemeler var. Bu misillemeler kapsamında Körfez ülkelerindeki ABD üslerine atılan füzeler var. Hatta Kıbrıs’taki İngiliz üssüne de bir saldırı gerçekleşti. Bu siyonist vahşet durdurulmazsa bütün bölgeyi içine alıp küresel çapta adına üçüncü dünya savaşı diyebileceğimiz bir savaşı tetikleme niyeti ve hevesi olduğunu bize gösterdi. Onların zihniyetlerinde yeryüzündeki insan nüfusu çok fazla ve yeryüzünde sadece onlara hizmet edecek kadar insan yaşaması gerekiyor. Dolayısıyla 7 milyardan fazla insanı ortadan kaldırma öldürme ve yok etme hesapları içerisindeler. Allah onların tutuşturduğu savaş ateşini söndürsün. Onların savaş ateşi ile birlikte fitne ateşini tutuşturmaya çalışanlara da fırsat vermesin." açıklamalarında bulundu.
"Siyonist rejim bölge barışının önündeki en büyük engeldir"
Siyonist rejmin bölge barışının önündeki en büyük engel olduğunu dile getiren Yapıcıoğlu, "Bu savaş başladığı andan itibaren biz hep şunu söyledik, sadece Filistin ve Gazze hedefte değil bütün bölge ülkeleri ve özellikle de onların sapık zihniyetine göre Arz-ı mev’ud dâhilinde olan ülkelerin tamamı tehdit ve saldırı altında olacaktır. Hiç kimse güvende değil. Siyonist rejim bölge barışının önündeki en büyük engeldir, küresel barışa yönelmiş en büyük tehdittir. Siyonist terör rejimi, dünyanın en tehlikeli terör örgütüdür; Siyonizm, dünyanın en tehlikeli fikridir. Buna fikir ve düşünce demek ne kadar doğrudur o da ayrı bir tartışma konusu. Öyle bir sapıklık içerisindeler ki onların kanını taşımayan bütün insanlar birdir ve asla onlar gibi değildir. Onlar yaratılmışlar arasında kendilerini özel bir konuma koyuyorlar. Diğer bütün insanları da kendilerine hizmet etmek üzere yaratılmış aşağı seviyede mahlûklar olarak görüyorlar. En tehlikeli ırkçılık budur ki Yahudiler dışındakileri insan olarak kabul etmiyorlar. Bu tehlikenin farkına varmak lazım." ifadelerini kullandı.
"Hedef sadece bir yer değil"
Siyonist rejim ve ABD'nin saldırı hedefinin tek bir yer olmadığını vurgulayan Yapıcıoğlu, "En tehlikeli terör örgütü diyoruz çünkü hiçbir terör örgütünün elinde hava araçları yoktur. Onların elindeyse çok güçlü hava gücü ve o uçaklardan atabilecekleri nükleer silahları var. Bu gerçekten onları dünyanın en tehlikeli terör örgütü haline getiriyor. Onlar ve hamileri onlara boyun eğmeyen yahut onların çıkarına çomak sokma potansiyeli taşıyan herkesi terörist ilan ediyorlar. Hiçbir hukukla da kendilerini bağlı görmüyorlar. Kendi hukuklarına göre başka bir ülkeye savaş açmak için Amerikan kongresinden onay alınması gerekiyor ama başlarındaki deli, sapık saldırgan 'Nobel Barış Ödülüne adayım' diyerek her tarafa saldırıyor ve savaşı bütün dünyaya yayıyor. 'Bunun için kongreden onay almama ihtiyaç yok' diyor. Birleşmiş milletler güvenlik konseyini geçtik kendi kongresinden bile karar alma ihtiyacı olmadığını söylüyor. Üslerini kullandırmayacağını söyleyen ülkelere 'Kimse bunu bize söyleyemez' diye parmak sallıyor, en son İspanya örneğinde olduğu gibi. Durum buyken bölge ülkelerinin tamamı şunu bilmeli ki, hedef sadece bir yer değil, Gazze'den sonra Lübnan, Suriye, Yemen, Irak, Katar, Tunus, Malta ve şimdide İran. Eğer güç ile durdurulmazsa ya da ciddi bir zarar göreceğini hesaba katmazsa duracağı yok." diye konuştu.
"Şantaj altında olduğu için onlara esir düşmüş bir Amerika var"
Amerika'nın Epstein dosyaları dolayısıyla israilin emri altında olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Onların arkasında muhtemel ki Epstein adasında yaptığı melanetler yüzünden şantaj altında olduğu için onlara esir düşmüş bir Amerika var. Bu yönetim daha ilk gün İran’a saldırılarında kızların gittiği ilkokula saldırarak 150’den fazla, yaşları 7 ile 11 arasında değişen kız çocuklarını şehit etti. Bu zihniyete sorarsanız sağda-solda "Kız çocuklarını bunlar okula göndermiyor" diye propaganda yapıyorlar ama aynı zihniyet okula giden kız çocuklarını bombalamakta bir beis görmüyor. Buna şaşırıyor muyuz? Elbette ki hayır. Epstein adasında o yaşlarda ve o yaşlardan belki daha küçük çocuklara tecavüz eden ve kanlarını çekip kendi bedenlerine enjekte edebilen, bazılarını ise pişirip yiyebilen bir zihniyetten bahsediyoruz. Bunlar çocuk öldürmüş çok mu? Eskiden bir sivil yerleşim yerine bomba düşse o bombanın sahipleri bunun bir kaza olduğunu dile getirip özür diliyorlardı. Şimdi bilinçli bir şekilde hedef alıyorlar ve üstelik bu sapkınlıklarını ve vahşetlerini savunabilecek bir cüret gösteriyorlar çünkü kızaracak bir yüzleri yok." dedi.
"Elbirliğiyle bu küresel vahşeti durdurmalıyız"
İnsanlığın bir araya gelerek siyonist küresel vahşeti durdurması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, "Böyle bir zihniyetle karşı karşıya iken bize düşen nedir? Onların bütün bir insanlığa savaş açtığı bilincinde olarak aramızda etnik kimlik, mezhebi kimlik hatta dini kimlik farkı gözetmeksizin onların hedefinde olan ve ben insanım diyen herkes onlar karşısında bir araya gelip güç birliği yaparak elbirliğiyle bu küresel vahşeti durdurmalıyız. Ya bu vahşeti durduracağız ya da birer birer ezileceğiz. Ya bir araya geleceğiz ya da kurbanlık koyunlar gibi sıranın bize gelmesini bekleyeceğiz. Aslında bunlar önümüzde seçenek olarak durmuyor. Kendini bize dayatan bir şey, biraz önce dile getirdiğim: bir olup beraber olup onların gözünü korkutacak güçte olmak bizim için bir mecburiyettir. Şundan emin olun, onlar bundan önce de benzer büyüklük tasladılar. Daha önce de benzer vahşetler yaptılar haddi aştılar. Haddini aştıkları zaman Allah güçlü ve kuvvetli kullarını onların üzerine gönderdi. Onların yüzünü kara etti, darmadağın etti. Evlerinin arasına kadar girip onları aramaya başladılar, bulduklarını ya öldürdüler ya da sürdüler. Allah’ın vaadi haktır. Rabbimiz İsra Suresi’nde buyuruyor ki, 'Biz birinci cezalandırmadan sonra sizleri tekrardan mal ve evlatlarla destekledik neferlerinizin sayısını artırdık, yeniden size güç ve imkân verdik.’ Ondan sonra ikinci azgınlık dönemi geldiğinde yine benzeri bir şey olacaktır. Şu anda daha önce yaptıklarının ötesine geçerek her türlü azgınlığı yapıyorlar. Allah mutlak surette onların yapmış olduğu azgınlığı onların yanına bırakmayacak. Duamız şudur ki o zulmü durduran el biz olalım. Mazlumları kurtaran el bizim elimiz olsun diye dua ediyoruz. Rabbimden dua ve niyazım, gücümüzü toplayıp o zulmü durdurmayı yakın zamanda bizlere nasip etsin. Bütün İslam ümmetine çağrım ümmetin vahdeti en üst sıralarındaki gündemlerinden biri olsun." açıklamalarına yer verdi. (İLKHA)