Ramazan ayı Müslümanlarda büyük bir heyecan, umut ve sevinç duyguları yeşertirken, bu durumu Batı Yaka halkı için söyleyemiyoruz. İşgalcinin barbarlığı yüzünden buradaki insanlar bu sevinci bir türlü yakalayamıyor. Başka yerlerdeki insanlar bu ayın rahmet ve bereketiyle sevinirken Siyonist işgalci, Filistin’deki yeraltı ve yerüstü sularını çalarak Batı Yaka’daki halkı susuz bırakmakta, hayır ve fazilet ayı Ramazan’da onlara Kerbela günleri yaşatmaktadır.
Olaya yakından bakanlar yaz aylarında özellikle de Ramazan ayında içme suyundan mahrum bırakılan bu insanların çok pahalıya su almak zorunda kaldığını görecektir. Filistin halkı, çalınan suyunu işgalciden hem de piyasadaki fiyatının çok üzerinde bir bedelle geri almak zorunda bırakılıyor.
Siyonistlerin Filistinlileri susuz bırakma politikası
Kuzey Ağvar’daki El-Malih Köyü Konseyi Başkanı Arif Deramiğe konuya ilişkin yaptığı açıklamada işgal rejiminin El-Ağvar’daki suları çalması ve Filistinleri geri kalan sulardan da mahrum bırakması nedeniyle bu bölgelerin son derece şiddetli su sıkıntısı çektiğini söyledi.
Açıklamanın devamında Deramiğe, işgal rejiminin Yahudi yerleşkelerine götürmek için Filistinlilere ait suları ve su kaynaklarını yağmaladığını, yerüstü sularına el koymakla yetinmeyip, yer altı su kaynaklarının bulunduğu bölgelere yakın yerlerde devasa kuyular kazdığını belirterek, Siyonist gaspçılarla işgal askerlerinin Filistinlilerin sularıyla yaşarken, Filistin halkının bir bardak suya hasret kaldığını, bölgedeki Filistinlilerin içme suyu için 20 kilometre yol almak zorunda kaldığını ifade etti.
Batı Yaka’daki yaklaşık 600 kadar su kaynağının çoğunu işgal rejimi gasp etmiş durumda, gasp etmediklerine de Filistinlileri yaklaştırmıyor.
İşgal rejiminin Filistinlilere karşı adeta su savaşı verdiğine dikkat çeken Deramiğe “İşgal rejimi yeraltı ve yerüstü su kaynakları konusunda Filistinlilere karşı savaş açtığı gibi, Filistinlilerin kendi imkânlarıyla su tankı, havuz ve gölet yapmalarını da engelliyor. Köylere baskın yapıp havuzları, kuyuları imha eden işgal güçleri son günlerde 12 su tankına el koydu” dedi.
İşgalcilerin insanlık dışı uygulamalarına örnekler veren Deramiğe, işgal güçlerinin havuzlardan birini yıktığında, Filistinli bir çocuğun elindeki boş kaba su doldurmaya çalışırken işgal askerlerinin kendisini engelleyen resminin bölgede olup biten her şeyi özetlediğini kaydetti.
Acı rakamlar
Batı Yaka’nın El-Halil şehrinde yerleşim birimlerinden sorumlu Filistinli yetkili Abdulhadi Hantaş ise yaptığı açıklamada, işgal rejiminin Batı Yaka’daki sularının %52’sini gasp ettiğini, geri kalan sulardan %32’sini etraftaki Yahudi yerleşkelerine dağıttığını söyledi.
Filistin Enformasyon Merkezine konuyla ilgili bilgi veren Hantaş şunları söyledi: “Geri kalan suyun %16’sı ise bölgedeki Filistinlilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Batı Yaka’da yaşayan 3 milyon insan işgalcinin gaspından geri kalan ve zaten yetersiz olan sulardan istifade edemiyor, istifade bir yana kaynaklara bile yaklaşamıyor. İşgal rejimi başka alanlarda olduğu gibi bu alanda da çok etraflı bir savaş yürütüyor. Filistinlileri hayat kaynağı olan sudan yoksun bırakmak için planlı bir politika uyguluyor. El-Halil şehrini örnek verirsek, işgal rejimi buraya yakın su kaynaklarına karşı savaş ilan etmiş durumda. Filistinlilere ait su kaynaklarını yıkmak için fırsat kolluyor. İzinsiz olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin basit imkanlarıyla kazıdığı kuyuları kapatırken, buradaki suları çalmak için kendisi daha derin kuyular açıyor.”
El-Halil ve çevresindeki belde ve köylerin mantar gibi türeyen Yahudi yerleşkeleri yüzünden yaz aylarında büyük bir su sıkıntısı çektiğine dikkat çeken Hantaş, Filistinlilerin sularını çalan gaspçıların Filistin halkını susuz bıraktığını kaydetti.
Hantaş devamla şu bilgileri verdi: “İşgal rejimi Filistin’in yerüstü ve yeraltı sularını gasp edip Filistinlileri engellemekle kalmıyor, bu halkın yağmur sularından istifade etmesini de engelliyor. İşgalci, halkın kendi imkânlarıyla ve bin bir güçlükle yaptığı göletleri de yıkıyor ve halkın bu sulardan yararlanmaması için ırkçı bir politika yürütüyor.”
Her şeye rağmen direniş
Batı Yaka halkı yakasını bir türlü Siyonist işgalcilerin zulmünden kurtaramıyor. Bir taraftan baskı, baskın, saldırı, tutuklanma ve cinayetlere maruz kalırken, diğer yandan kendisine ait olan imkânlardan mahrum bırakılıyor. Ama her şeye rağmen direniş Filistin halkı için hayatta kalma seçeneği olmaya devam ediyor. Bunun farkında olan Filistinliler direnmeye devam ediyor; yıkılan kuyuları, yerle bir edilen göletleri onarıyor; gasp edilen tankların yerine yenilerini yapıyor ve su havuzlarının duvarını yeniden yükseltiyor.
Filistinhaber