israil yıkılmalı; yıkılacak da!

Sadullah AYDIN

israil'in varlığı ümmet olarak bizlere çok pahalıya patladı. Acılar denizi içinde yüzdürdü bizi bu lanetli, terörist rejim. Ümmetin gafletinden, dağınıklığından, zayıflığından, ümmetin başında bulunan liderlerin ihanetinden, satılmışlığından faydalanan Batılılar siyonist eşkıyalara ümmetin tam kalbinin ortasında bir rejim kurdurttu. Ümmetin en kutsal mekânlarını bu alçaklara peşkeş çekti.

israil kurulduktan beri ümmet gün yüzü görmedi. En akla gelmedik şeytanlıklarla, fesat ve fitne merkezi görevi görerek ümmeti felaketlerden felaketlere sürükledi israil ve arkasındaki güçler. Ümmet onlarla savaştı ama başındaki hainlerin kabiliyetsizlik ve korkaklığından ötürü zillet dolu yenilgiler tattı.

Uzun yıllar Filistin davasını omuzlama iddiasındaki solcu, laik Filistinliler israil karşısında gözle görülür bir başarı elde edemediler. Müslüman Filistin halkına zilletten başka bir şey kazandıramadılar. Kurtuluş mücadelesi iddiasıyla ortaya atılıp temiz yaradılışlı, samimi Filistinli gençleri etraflarına toplayan laik, solcu liderler işi israil ile işbirliği yapıp Filistin davasını satmaya kadar vardırdılar. İslami direniş hareketleri ortaya çıkıncaya kadar…

İslami hareketlerin direniş cephesi oluşturmasıyla siyonist çeteciler gerçek mücadelenin ne olduğunu acı bir şekilde anlamaya başladı. İslami direnişin gözbebekleri olan Hamas'ın ve Hizbullah'ın elinden aldığı darbelerle şaşkına dönen katil çetenin yenilmezlik efsanesi yerle bir olurken bu çeteyi ümmetin başına bela eden Batılı emperyalistler, özellikle Amerika asıl düşmanın, tehlikeli düşmanın farkına vardılar.

Batı ve israil gerçek düşmanın inkılapçı İslami hareketler olduğunu anlayınca tüm projelerini bu hareketleri gözden düşürmek, zayıflatmak yönünde geliştirmeye başladılar. Irak'ın işgali, Suriye'nin içine sürüklendiği büyük kargaşa, yıkım ve fitne, Müslümanların birbirlerine düşürülmeye çalışılması, hepsinin temel hedefi israil'in güvenliğini sağlamak, büyük israil'in önündeki engelleri kaldırmak, ümmet için umut kaynağı olan direniş cephesini yenilgiye uğratmak içindir.

Kudüs işgalcisi Siyonist çete ve ümmetin zenginliğini Amerika'ya peşkeş çeken satılmış Suudi, Amerika'yı da arkalarına alarak direniş cephesine ölümcül darbeyi vurmayı hayal ediyorlar. Suriye fitnesiyle direniş cephesine gerçekten çok büyük zarar veren israil-Suudi-Amerika cephesi bu konudaki başarılarından da cesaret alarak İslam dünyasını büyük bir savaşın içine sürüklemeye çalışıyorlar.

Amerika Başkanı, yeni atamalarla adeta savaş kabinesini kurdu. Trump'un yeni ekibi İslam'a aşırı düşmanlıklarıyla, israil'e yakın dostluklarıyla bilinen, 15 Temmuz'da darbecileri destekleyen isimlerden oluşuyor.

Bu eşkıyaların unuttuğu bir şey var. Karşılarında 1940'lı, 50'li yılların korkak, satılmış liderleri, hareketleri yok. Allah'a sevdalı, Kudüs'ü kurtarmak için ölüme gülümseyerek koşacak olan Muhammedi bir ümmet var. Tüm fitnelere, karmaşa ve kaosa rağmen her geçen gün vahdete doğru adım atan, cihat aşkıyla bilenen bir direniş cephesi var.

Ümmetin israil'i yıkmaktan başka çaresi yok. israil yıkılmalı, yıkılacak da… Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşacağı günler çok yakındır. Bunu bizden sonraki nesiller değil, biz de göreceğiz inşallah! Türk'ü, Kürd'ü, Arap'ı ve Fars'ı ile ümmet omuz omuza verirse, vahdet ve uhuvvet silahına sarılırsa hiçbir güç onu yenemeyecektir…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.