İyi yönlerine rağmen cimri gibi davranan üvey anne

Özkan YAMAN

Üvey annesinin aşırı cimriliğinden bahseden hanımefendi okuyucumuz şöyle diyor.

“İki erkek bir kız üç kardeşiz. Annem altı yıl önce öldü. Biz ilk başta çok kızıyorduk ama sonunda halam bizi ikna etti ve babam bizim olumlu baktığımızı da görünce iki yıl sonra evlendi.

Üvey annem örtünmesine dikkat ediyor, hiç bir erkekle muhatap olmuyor, babama da çok sahip çıkıyor. Belki rahmetli annemden de iyi yemek yapıyor. Temizlikte de hassas. Bir de oğlu oldu yani babam çok memnun. Onun rahat olması bizi de sevindiriyor. En küçük öz kardeşim lise son sınıfta, biz iki kız kardeş de üniversiteye gidiyoruz. Şehir dışındayız, tatillerde evde oluyoruz.

Üvey anneme başta anne diye hitap ediyorduk. Allah var, bize karşı öyle çok açık bir eziyeti ve haksızlığı da yok. Ama hepsine bedel bir sorunu var. Babam inşaallah bu yılın ortasında emekli oluyor. Üvey annem babamın bütün maaşına el koyuyor. Babam da hiç itiraz etmiyor. Banka ve kredi kartları da dahil hepsini ona veriyor. Haliyle bize para göndereceği zaman da üvey annemin iznini alıyor. O da sürekli borçları filan gerekçe gösterip bize öyle az para gönderiyor ki, ‘baba bu para yetmiyor' dediğimizde; ‘kızım idareli kullanın, bu size yeter' diyor. Sonra öğreniyoruz ki, üvey annem kendisine her ay bir bilezik alıyormuş. Babama bunu söylediğimizde, ‘kızım onun hiç bileziği olmasın mı?' demişti. Böylece üvey annemizle aramız iyice açıldı. Babam önceleri her sene bize elbise alırdı, şimdi almaz oldu. Birlikte gezmeye giderdik. Artık varsa yoksa küçük oğluyla yeni eşi var. Babamın bize az bir şey masraf ettiğini görse deliye dönüyor. Bazen ‘iyi ki yaşımız küçük değilmiş' diyorum..”

Üvey annenin olumlu yönlerinin önce zikredilmiş olması, iyi taraflarının hissedilir derecede olduğunu gösterdiği gibi, aynı zamanda bu ifadelerle yanlışının ona yakışmadığı da anlatılmak isteniyor.

İster evli olsun ister bekâr, ister erkek olsun ister kadın; Müslüman, hayatı boyunca çelişkilerini azaltmaya çalışan kişidir.

Mesela şöyle diyen: “Ben tesettürüme dikkat ettiğim gibi namazıma da dikkat etmeliyim, temizlikte hassas olduğum gibi, hem Rabbimin benden razı olacağı hususlarda hem de yakınımdan başlayarak insanların benden beklediği tutum ve davranışlarda hassas olmalıyım. Kitap, dergi vs. okumayı ihmal etmemem gerektiği gibi akrabamı da ihmal etmemeliyim. Doğru sözlü olmam icap ettiği gibi cömert de olmalıyım ve hakeza..”

Bu çelişkileri azaltabildiği ölçüde insan Allah'a yaklaşır. Peki çelişkileri bariz olanların karşısında ne yapmalı?

Dua etmeli, sabretmeli, düzelmesi için hikmetle, ısrarla, temkinle ve sebat ile çalışmalı. Okuyucumuzun yaptığı gibi güzel görmeli, çok büyütmemeli, haline şükretmeli.

Dua bekleriz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.