Kaygan zeminde çözüm

Hasan SABAZ

Çözüm sürecinin nereye doğru gittiği konusunda çok farklı görüşler ileri sürülüyor.

İmralı'nın talebinin Kandil tarafından kabul edilmediği; ancak bunun yüksek sesle dile getirilmediği, HDP'li vekillerin ikinci Kandil ziyaretinin de bu nedenle yapıldığı söyleniyor.

Hükümete yakın kaynaklar Kandil'in “Masada elim güçlü olsun” düşüncesinden dolayı böyle davrandığını iddia ederken, Kandil'in sözcüleri hükümetin amacının çözüm değil de Pkk'nin tasfiyesi olduğunu söylüyor. Bu arada Pkk'nin tasfiye kararının MGK'da kararlaştırıldığı yönündeki iddia da ayrıca üzerinde durulmayı gerekli kılıyor. Herkes biliyor ki, MGK kararlarına ulaşabilmek için içerde ya da dışarda güçlü istihbarat birimleriyle beraber hareket etmek ya da onlardan yardım almak gerekiyor.

Kandil'in istihbarat kurumları tarafından oyuna getirildiği ve böylece sürecin sonlandırılmasının hedeflendiği iddiasını da yabana atmamak gerekir.

Bu arada iç infazlara alışkın olan Pkk geleneğinden dolayı farklı senaryoların da devreye girme ihtimali var. Öcalan'ın çok tecrübeli olduğu alanda, yani istihbarat dengelerini devreye koyarak tezlerine karşı direnen KCK yöneticilerini tasfiye etmesi ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Amerikan-Alman istihbarat bloğunun Kandil'i bu konularda uyardığı ve Öcalan'a karşı pozisyon almaya zorladığı söyleniyor.

Karmaşa sadece PKK tarafıyla sınırlı değil.

Çözüm süreci konusunda PKK-HDP kadar hükümetin de kafasının karışık olduğu görünüyor. Ya da kimilerinin iddiasına göre bazı hükümet üyelerinin önemli görevlerde bulundukları sıralarda bile sürecin ayrıntılarından haberdar olmadıkları, işletilen ayrı bir ajandanın yürürlükte olduğu ortaya çıkıyor.

İki açıklama üzerinden meseleyi değerlendirelim: Ak Parti Milletvekili adayı ve akademisyen Hüseyin Yayman, Ahmet Hakan'a yaptığı açıklamalarda şunları söyledi:

“PKK Kongresi toplanacak ve “Türkiye'de silahlı mücadeleyi sonlandırdık” diyecek. 2013'te başlayan ancak yarım kalan sınır dışına çekilme yeniden başlayacak ve tamamlanacak. Ama PKK, silah bırakmayacak. Rojava meselesi ve Ortadoğu'daki altüst oluşlar devam ettiği için oradaki varlığını sürdürecek. Türkiye'deki çatışmadan çekilmiş olacak. Çok net olarak şunu söyleyebiliriz: Türkiye 30 yıllık çatışmalı dönem içerisinde hiç yaklaşmadığı kadar çözüme yaklaştı. Önümüzdeki günlerde hem baharın gelmesi hem de çözümün ve barışın gelmesi nedeniyle çifte sevinç yaşayacağız.”

Eğer Yayman'ın dedikleri doğruysa Türkiye hükümeti şimdiye kadar ki tezlerinden vazgeçmiş demektir. Çünkü daha önce söylenenlere göre PKK, ülke dışına çıkacak sonra yapılacak yasal düzenlemelerden sonra silahlarını bırakıp geri dönecekti.

Şimdi silahlı güçlerin Rojava ve benzeri yerlerdeki durumdan dolayı silahı bırakmayacakları söyleniyor.

Yani PKK, istediği zaman kolaylıkla tekrar silahlı mücadeleye geçebilecek.

Bir de Yalçın Akdoğan'ın açıklamaları var.

Biliyorsunuz Akdoğan, çözüm süreci konusunda hükümet içindeki en önemli muhatap konumunda.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan bu hafta iç güvenlik paketi görüşülürken şunları söyledi: “HDP, CHP, MHP nasıl Meclis'i eylem alanına çevirdiler. Nasıl kol kola hareket ediyorlar. Nasıl statüko cephesi kurdular, izliyorsunuz.

Açıkça söylüyorum: Bu cephenin arkasında yine vesayet odakları var, paralel yapı var. Onlar çalıyor, onlar oynuyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu reform paketi yasalaştığında Türkiye'de darbeler dönemi tarihe karışacak, vesayet özlemleri suya düşecek. İster derin devlet yapılanmaları ister paralel devlet yapılanmaları ister KCK türü yapılanmalar, onların hiçbirine eyvallah etmeyiz.”

İnsanın aklına hemen şu geliyor:

HDP, paralel yapının kontrolünde ise müzakerelerin başarılı olmasını nasıl beklersiniz?

Üstelik hükümet bir tarafta bütün gücüyle “paralel yapıyla mücadele”den söz ederken, diğer tarafta HDP üzerinden PKK ile sürdürülen bu müzakereleri kimseye izah edemez.

6-8 Ekim olaylarında bile PKK'den daha çok “paralel yapı”yı eleştirenlerin Akdoğan'ın bu sözlerine izah getirmesi gerekmektedir.

Zemin oldukça kaygan ve oyuncuların bir kısmı bunun farkında değil.

Süreç son seansı trajik olarak biten bir oyunun romantik kısmında mı ilerliyor yoksa bir dram olarak mı devam edecek yakında göreceğiz.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.