Kerbelâ bir mekteptir

Nezir TUNÇ

Kerbelâ...

Kalemin yazmak istemediği, harflerinin boğazda düğümlendiği ve zihnin düşünmekten aciz kaldığı kelimedir KERBELÂ.

Kerbelâ: Yası, matemi ve Ehli Beyt'in mazlumiyetini anlattığı kadar; izzeti, adanmışlığı, cesareti ve dirayeti de anlatır.

Kerbelâ: Acıyı, kederi ve Ehli Beyt'in Mustazaflığını anlattığı kadar; ihaneti, vefasızlığı ve dönekliği de anlatır.

Kerbelâ: Hüznü, şehadeti ve Ehli Beyt'in katledilişini anlattığı kadar; Asabiyeti, barbarlığı ve zalimleri de anlatır.

Kerbelâ: Bir mektep, bir ibret, bir sabır ve bir direniş destanıdır.

Kerbelâ: Mazlum ile zalimi, hak ile batılı, ahde vefa ile vefasızlığı ve akide ile asabiyeti birbirinden ayıran turnusol kâğıdıdır.

Kerbelâ'da Hz. Hüseyin'in izzet, cesaret ve adanmışlığına şahit oluyoruz.

 Hz. Zeynep'in sabır, dirayet ve kararlı duruşuna şahit oluyoruz.

Yezid'in despot, gaddar ve zalimliğine şahit oluyoruz.

Kûfe halkının vefasız,  korkak ve güçlüden yana olduklarına şahit oluyoruz.

Toplumlar yaslarını, çileli günlerini unutmak isterler, ancak bizler her yıl 10 Muharrem'de Kerbelâ olayını ısrarla hatırlıyor, bu çerçevede makaleler yazıp etkinlikler düzenliyoruz. Çünkü Kerbelâ bir mekteptir ve bizlerin bu mektepten alacağımız çok dersler ve ibretler vardır.

Evet, Kerbelâ bir mekteptir ve bu mektebin muallimi Seyyid'üş Şüheda Hz. Hüseyin efendimizdir.

Bu mektep, muvahhitlere ölüm sanatını öğretir.

Bu mektep, ümmetin bekası söz konusu olduğunda nasıl serden vazgeçilmesi gerektiğini öğretir.

Bu mektep, vahyin pratiğini, sünneti seniyyenin mücessem halini ve zalimlere karşı kıyamın şeklini öğretir.

Bu mektep, “Eğer kanımın akmasıyla yükselecekse Hz. Muhammed'in (sav) dini, ey kılıçlar alın canımı” demeyi öğretir.

Bu mektep, ümmetin vahdetini, Müslümanların yekvücut olmasını ve izzetin yolunu öğretir.

Kerbela mektebini doğru anlarsak İslam âlemi Kerb-ü Bela (Tasa üzüntü yeri) lara dönüşmez ve zalimlerin zulmü altında inlemez.

Heyhat! Ümmet olarak bizler bırakın bu mektepten ders almayı, belki bir ayrıştırma noktası veya bir ihtilafın membaı olarak görüyoruz. Bunun için Yezidin zulmü, Küfelilerin ihaneti, Hermale'lerin okları ve Şimr'in kılıçları bugün bütün İslam coğrafyalarında hâkim hale gelmiştir.

Oysa Kerbelâ ve Hz. Hüseyin, bütün ehli kıblenin ortak mirası ve ortak paydasıdır. Eğer bu elim hadise risalet öncesi dönemde yaşansaydı belki Buruc suresindeki Ashab-ı Uhdut veya Yasin suresindeki Ashab'ı Karye gibi Kur'an-ı azimüşşana konu olurdu.

Kerbelâ mektebinden ders alıp zamanın Yezitlerine karşı yekvücut olma temennisiyle…

Selam ceddin Mustafa'ya

Selam baban Murtaza'ya

Selam anan Fatıma'ya

Selam o kutlu mayaya

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.