Kütüphaneler ve Çocuk Kitapları

Muhammed Ali AKAY

6. sınıfa giden bir öğrenci okulun kütüphanesine gelir. Kitaplıktan okumak için bir kitap almak ister. Teneffüsün bitmesine rağmen öğrenci kitaplıktan bir türlü kitap seçemez. Ve Kütüphaneden sorumlu öğretmenin yanına gelir. Der ki:

“Hocam ülkemizden hiç kimsenin okuma yazması yok mu?'

Öğretmen: “Bu ne biçim söz oğlum! Senin dahi okuma yazman var.”

Çocuk: “Hocam onu kastetmedim. Yani bizim içimizden olan bir yazarın kitabını sabahtandır arıyorum; ama bütün kitapların yazarları hep yabancıdır. Ben de acaba dedim hiç bizim yazarımız yok mu? Hep yazarlar yabancılardan mı olur diye merak ettim.”

Öğretmen acı bir tebessüm ile birazdan iç çekerek “Vallahi haklısın Ahmet'im. Bizim kitaplığımızda yerli yazarlarımız var; ama çok az. İnşallah Müslüman olan, bizim içimizde yaşamış, milletini seven, Allah'a iman etmiş yazarlarımız çıkar. Sen o temiz kalbinle dua et Ahmet, olur mu?”

6. sınıf öğrencisi: “Olur, dua edeceğim hocam” der ve derse gider. Ama herhangi bir kitap almadan...

Yukarıda anlattığım olay hikâye değil, kurgu değil, eleştirmek veya ironi yapmak için yazılmış bir hikâye değil. Bizzat yaşanmış ve bir öğretmen ile öğrencisi arasında tamamen doğal bir ortamda gerçekleşmiş bir diyalogdur. Gerçekten Milli Eğitimin tavsiye ettiği kitapları bir gözden geçirin. 100 Temel esere bir bakalım. Her sınıftaki çocuğa okutulan bu kitaplar, ortaokuldaki çocuklar için 80 sayfa halinde kısaltılarak okutuluyor, liselilere biraz daha genişletilerek okutuluyor. Bu kitapların birçoğunda Hıristiyan kültürle karşılaşan çocuklarımız çok sıkılıyor.

 Okul kütüphanelerinde gönül rahatlığıyla önerilebilecek kitaplar çok az. FETÖ'cüler çok sayıda yayınevi ile ortalığı bulandırdılar. FETÖ'den önce de “öz Türkçeciler” diye bilinen kafatasçı, ulusalcı çevreler, gençlerimize ve çocuklarımıza ırkçılığı aşılamaya çalıştılar. Kısacası bu milletin Ahmet'leri, Mehmetleri kendi kültüründen neşet eden eserlerden hep mahrum kaldılar. Piyasada olan birçok İslami görünen kitaplar ise Anadolu insanının saf İslam anlayışı ile uyuşmayan, içine hurafelerin katıldığı türden kitaplardı. Dolayısı ile bu kitaplar, hidayete vesile olma açısından çok kısır kaldı.

 Diyanet de çocuk kitapları çıkarma konusunda sınıfta kaldı. Aslında Diyanetin yayın politikasını sorgulamak gerekir. Bir türlü halka inemeyen bir tarzda kitaplar yayınlanıyor. Akademik bir dil ve tarz ile çıkartılan kitaplar, insanımıza bir türlü hitap edemedi. Son dönemlerde yaz Kur'an kursları için hazırlanan çocuk kitaplarını bir tarafa koyacak olursak, gençlere ve çocuklara yönelik yeterli düzeyde eser, Diyanet çıkartmadı veya çıkartamadı.

 Evet, ortada çocuk kitapları konusunda bir boşluk var. Sorunlar ve ihmaller de var. Biz yazarken eleştirmek, birilerini suçlamak ve gözden düşürmek için yazmıyoruz. Allah biliyor, biz ıslah için ve milletimizin serzenişlerini duyurmak için yazıyoruz. Bu konuda başta Diyanet İşleri Başkanlığı yayın hayatını ve tarzını gözden geçirmelidir. Halkın seviyesine inecek, insanımızın dini ihtiyacını sürükleyici bir tarzda yazılmış eserlerle gidermelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanetten ve İslami STK'lardan destek alarak yeniden 100 Temel eser denilecek bir liste hazırlayıp güncelleme yapması gerekir. İslami dergilerin, hamd olsun, çocuk ekleri her geçen gün kalitesi artıyor. Aslında bu ihtiyaç Çocuk dergisi çıkaran İslami dergilerden yardım alınarak çok rahat çözülebilir. Yeter ki bu milletin evladını düşünen bağrı yanık, kalbi imanla dolu adamlar, “Ya Allah” deyip gayret etsinler.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.