MEDAV: Kürtçe vaaz ve hutbe verilsin

Şark Medreseler Vakfı (MEDAV), Diyanet İşleri Başkanı Profesör Doktor Mehmet Görmez'e sunduğu raporda Türkiye tarihinin en büyük problemi Kürt Meselesi olduğu vurgusu yapılarak; Kürtçe vaaz, hutbe ve Medrese mezunlarına statü talebinde bulunundu.

BİTLİS-  Şark Medreseler Vakfı (MEDAV), Bitlis’te bir dizi temaslarda bulunan Diyanet İşleri Başkanı Profesör Doktor Mehmet Görmez’e sunduğu raporda Kürt meselesine dikkat çekilerek; Kürtçe vaaz, hutbe ve Medrese mezunlarına statü kazandırılması başta olmak üzere birçok konuda talepte bulundu.

Hazırlana raporu Diyanet Başkanı Görmez’e, MEDAV Genel Sekreteri Nizamettin Yakışık, tarafından okundu.

“Kürt sorunun var olma sebebi Kur’an ve Sünnet’ten uzaklaşmak”

Türkiye’de ve Orta Doğu’da kangrenleşmiş bir Kürt sorunun var olma sebebinin Kur’an  ve Sünnet’ten  uzaklaşmak olduğuna dikkat çeken MEDAV Genel Sekreteri Yakışık,: “Bu son derece önemli meseleyi halletmek için sorumluluk taşıyan herkesin üzerine düşeni hakkıyla yapması gerekir. Sorunu ortadan kaldırmak için var gücüyle çalışmanın vacip olduğu hususu ise ilim ehlinin ve akıl sahibi kimselerin malumudur.” Dedi.

Bu bağlamda büyük mesuliyet taşıyanların, alimler ve amirler olduğunun altını çizen Yakışık, “Nitekim tarih boyunca da bu topluma tesir eden iki sınıf vardır: O da alimler ve amirlerdir. Bu millet büyüklerine, alimlerine saygılıdır, itaat eder. Alimlerin rolü burada daha çoktur. Ehliyetli Seydalar, isterlerse toplumlarını tedenni çukurundan terakkinin zirvelerine çıkarabilirler.”  İfadelerine yer verdi.

“ Êdî Bese”

Toplum olarak; Türküyle, Kürdüyle milletin, akan kanın durdurulmasını haykırdığını sözlerine ekleyen Yakışık,  “Artık insanlar kimi ‘Êdi bese, bila dayîk ne bigrîn ne jî bên giryandin.’  (Yeter artık, analar ağlamasın ve ağlatılmasın) diye feryat etmektedirler. Bu haykırışlara kulak vermek Allah’ın Rahim isminin tecellisi olsa gerek. Çünkü imanî ve insanî mesuliyet bunu gerektirir.” İfadelerini kullandı.

“Kanın durması için herkesin insiyatif alması gerekir”

Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere artık herkesin kanın durması için insiyatif alması gerektiğini belirten Yakışık, sözlerine devamla: “Başta hükümet bütün kurumlarıyla ve sivil toplum kuruluşları özellikle de Diyanet İşleri Başkanlığının ve buna bağlı olarak din görevlilerinin, bu meseleye eğilmesi ve bu konuyu cesaretle ele alması halinde bu mesele en az yüzde 80 oranında çözülecektir. Zira Diyanet İşleri Başkanlığı her köye, her mahalleye imam ve vaizle doğrudan ulaştığı gibi, bizatihi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın insanlar üzerinde etkisi de bu kurumun misyonu itibariyle yüksektir.”  İfadelerine dikkat çekti.

“Türkiye tarihinin en büyük problemi Kürt Meselesi”

Yakışık daha sonra, Irkçılık hastalığına karşı ve Türkiye tarihinin en büyük problemi olan Kürt meselesinin çözümünde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve İslami Cemaatlerin bir duruşu, bir projesi ve katkısı olması gerektiğini kaydetti.

Açıklamasına devamla Yakışık; “Diyanet, İslami Cemaatler ve dindarlar bu meselede taraf olmalıdır. Adaletin, kardeşliğin, sulhun ve çözümün tarafı olmalıdır. Söz konusu bu müesseselerin kanın durdurulmasında ciddi anlamda katkılarının olması zaruridir. Bu da kararlı bir çözüm iradesini göstermekle mümkün olur. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslami cemaatler,  devletin iradesince ortaya konan çözüm sürecine sahip çıkmalı, bütün kurum ve görevlileriyle bunun idamesi için çalışmalıdırlar. Bu problemin bitirilmesinde dindarların önemli bir sorumluluğu olduğu ortadadır. Çünkü Allah’ın yanında bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibidir. Bir insanı diriltmek de bütün insanları diriltmek gibidir. Bununla beraber çözüm meselesinde devletin gerisinde kalmaları taşımış oldukları misyon ile bağdaşamaz.” Diye konuştu.

“Kürtçe vaaz ve hutbeler serbestçe verilsin, Medrese mezunlarına statü kazandırılsın”

Yakışık Diyanet İşleri Başkanlığı’na isteklerini şöyle sıraladı: “Medrese mezunlarına statü kazandırılması. Uluslararası İslami toplantılarda medrese mensuplarına yer verilmesi. Başkanlık bünyesinde temsil sorununun çözülmesi. Medresede öğretilen kitapların ihtisas merkezlerinde okutulup, Diyanet Vakfı tarafından yayınlanarak, ülkedeki medreselere sunulması. Ayrıca Şafii mezhebinin kitaplarına da önem verilmesi. Tebliğ ve irşatta Kürt dilinin kullanılması. Bölgedeki medrese geleneğine ve eğitimine sahip çıkılması. Kürtçe vaaz ve hutbelerin serbestçe verilmesi için imkan sağlanması.

“Kürtçe eserler Diyanet tarafından basılsın”

 Kürtçe eserlerin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılsın. Bölgeyi tanıyan ve gönüllü kimselerin atanması. Din Adamlarınca Ortak Akıl Komisyonu, Kardeşlik ve Müşavere Komisyonu kurulması. Her İlde sosyal barışa katkı sağlayacak, insanlar arası problemlere sulh için aracılık edecek kurulların kurulması. Vatandaşlarımızın din görevlileri tarafından zihinsel olarak rehabilite edilmeleri ve bilgilendirilmeleri.

“Kutlu Doğum konferansların Kürtçe yapılsın”

Kutlu Doğum konferanslarının Kürtçe yapılabilmesi. Kürtçe yayın faaliyetlerine katkı sunulması. Sınav kurullarının adil bir şekilde kurulması. Hutbe ve vaaz’larda kardeşlik temasının hakim olması,                   ayırımcılığın yapılmaması. Tebliğ ve irşatta Kürtçenin edebi dil olarak kullanılmasının teşvik edilmesi.” Şeklinde isteklerini sıraladı. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bitlis Haberleri

Dur ihtarına uymayan tur otobüsünün bagajında 55 düzensiz göçmen yakalandı
Eren ailesi Bitlis'te 1 milyon meyve ağacını toprakla buluşturuyor
Bitlis’te "Bi hareketine bakar hayat" bilgilendirme programı gerçekleştirildi
Kaçmaya çalışan kamyon kasasında 91 düzensiz göçmen yakalandı
Bitlis’te kış öncesi koordinasyon toplantısı yapıldı