Mısır'da siyasi sistemin yavaş yavaş oturmaya ve istikrar kazanmaya başladığı sırada ani bir şekilde Sina'da siyonist İsrail'in işgali altında olan topraklarla Mısır toprakları arasındaki sınırda bulunan sınır koruma birliklerine, 16 askerin ölümüne, onlarca askerin de yaralanmasına neden olan ani saldırı düzenlenmesi bölgede ciddi bir sarsıntı yaptı. Olaydan Mısır kadar, bu ülkeyle ilişkilerini geliştiren, Gazze'ye uygulanan insanlık dışı ambargoyu tamamen etkisiz hale getirme amaçlı işbirliğini artıran, Rafah sınır kapısını da artık düzenli bir şekilde kullanmaya başlayan Filistin tarafı da etkilendi.
Saldırı acemice bir terör saldırısı değildi. Son derece profesyonelce ve hazırlıklı bir şekilde gerçekleştirilmişti. Saldırganlar hedef aldıkları kişilerin kendi dertlerine düştükleri ve kızgın Sina çölünde oruç tutan askerlerin iftara ulaşmanın rahatlığı içinde oldukları bir vakti seçmişlerdi. Bölgedeki silahlı grupların kesinlikle elde etmeleri mümkün olmayan zırhlı araçlarla baskın düzenlediler. Ellerinde de yine söz konusu silahlı grupların temin etmeleri çok zor olan otomatik silahlar ve RGB füzeleri vardı. İki farklı noktaya eş zamanlı saldırı düzenleyen saldırganlar çok kısa bir süre içinde iftar dalgınlığı içindeki askerleri tarayıp onlarca askeri öldürdükten veya yaraladıktan sonra kullandıkları zırhlı araçlardan birini de patlatarak kaçmayı başardılar.
Bu olaylar Rafah'ın Mısır tarafında meydana geliyordu. Aynı saatlerde siyonist işgal güçlerinin de Rafah'ın Filistin tarafına yönelik olarak tanklarla ve havadan uçaklarla bir saldırı düzenlemeleri, saldırılarında ise Arafat döneminde inşa edilmiş ama siyonistlerin geçmişte düzenledikleri saldırılarında tahrip edilmiş ve hâlen yıkık halde olan uluslararası hava alanını hedef almaları kuvvetli ihtimalle bir tesadüf değildi.
Olay üzerinde değerlendirmelerde bulunan uzmanlar böyle bir saldırıdan sadece siyonist işgal devletinin kârlı çıkabileceğini ve bu tür bir saldırıyı bir devlet desteği olmadan gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını dile getirdiler.
Filistin Enformasyon Merkezi, olay hakkında konunun uzmanlarına başvurarak görüşlerini aldı.
Siyasi gelişmeler konusunda tanınmış uzman kişilerden ve Filistin'in ileri gelen akademik şahsiyetlerinden Prof. Dr. Abdüssettar Kasım mevcut şartlarda Mısır askerlerini hedef alan bir saldırının sadece siyonist işgal devletinin yararına olduğunu, onun hesaplarına ve planlarına hizmet ettiğini vurguladı. Kasım, Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı özel açıklamada işgal devletinin bölgede güvenliği sarsarak yeniden Gazze'nin muhasara altında tutulması için şartları oluşturmaya çalıştığını dile getirdi. Kasım, ancak siyonist işgalcinin bu oyununda başarılı olamayacağını ifade etti.
Siyonist işgal devletinin stratejileri hakkında uzman olan Adnan Ebu Amir de Filistin Enformasyon Merkezi'nin sorularına verdiği cevaplarında bu saldırının çok planlı ve hazırlıklı olduğuna dikkat çekerek işgalcilerin taktiklerine işaret eden pek çok ipucu bulunduğunu dile getirdi.
Yine konunun uzmanlarından Dr. Velid el-Mudellel de Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı açıklamada bu saldırının bir kişi veya örgüt işi olmasının imkânsız olduğunu, böyle bir saldırının arkasında mutlaka bu tür taktikleri kullanma konusunda tecrübeli, sistemli bir devlet bulunduğunu, saldırının gerçekleştirildiği noktaya bakıldığında da karşınıza sadece siyonist işgal devletinin çıktığını vurguladı. Eski rejimin kalıntılarının da böyle bir saldırının arkasında yer almaları ihtimalinin bulunduğunu dile getiren Mudellel, Başkan Mursi'nin halkının güvenliğini sağlamaktan aciz kaldığı imajı vermek amacıyla böyle bir taktiğe başvurmuş olmaları ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
Dr. Velid el-Mudellel bu saldırının ana hedefinin, yeni Mısır yönetimiyle Filistin arasında gittikçe güçlenen ilişkilere ve işbirliği çabalarına darbe vurmak olduğuna dikkat çekti.
Filistin Enformasyon Merkezi