Mısır Şehitleri

Mehmet Ali GÖNÜL

Sosyal medyada Mısır’da yargılanan Müslüman Kardeşler’e mensup insanların yargılanmalarına dair videolar var. Akrabalarının özellikle eşleri, kızları veya annelerinin mahkeme salonlarındaki görüntüleri o kadar etkileyici idi ki yüreğine insanın söz geçirmesi, göz yaşlarına hâkim olması imkansızdı.

Bir karede genç bir kız nişanlanmış. Nişan yüzüğünü kutusu içinde uzatıp gösteriyor. Bu tablo yok mu, bitiriyor sözü. Nişan sevincini demir ve telli kafesin içinde olan babasıyla paylaşıyordu.

Yetişkin bir bayan ise şahadet parmağıyla işaretler çizerek eşiyle bir şeyler paylaşıyordu. Ancak ikisinin bildiği ve anlaştığı şekilde.

Hele bir kare vardı ki kelimeler kifayetsiz kalıyordu. Çarşaflı genç bir bayan elleriyle kalp şeklini yapmış kafesteki sevdiğine mesajını veriyordu. Bu tablo normal görünse de bu genç bayanın gözlerinde kapaklarına hücum etmiş gözyaşları vardı.

Allah’ım! Bir insanın gözlerinde hem hüzün hem sevinç ancak böyle bir karede bir araya gelebilirdi. Üzülüyor desen; hayır! Seviniyor desen; kelimeler kifayetsiz.

Bu insanlar dünyanın gözleri önünde bile bile zulüm görüyor, idam ediliyor ve insanlık susuyor. Müslümanlar susuyor, batı susuyor, doğu susuyor, kuzey susuyor, güney susuyor. Neyleyeyim ben bu dünyayı. Allah’ın melekleri ve rahmeti kucak açmış bekliyor da bekliyor mazlum yiğitleri.

Kim bilir hangi umutlar, hangi arzular ve hangi emellerle varmışlardı bu salona. Çilelere göğüs gere gere… Yollarda, kapılarda sıkıntılar yaşaya yaşaya… Yaşanılan her acı, göğüs gerilen her çile ve başlarına yağan her beladan azade salona girdiklerinde, sevdiklerine gözleri takıldığında onca şeyi yaşayan kendileri değilmiş gibi mağrur ve ümitli… Sevdiklerine yansıtılmayan sıkıntılar, idama giden eşlerini düğüne yollar gibi zalimlere gösterilmeyip sinelerinde söndürülen dik duruşlar…. Birazdan idama gidecek eşine/oğluna son sarılmalar…

Sosyal medyanın gözlere yakın ettiği bu görüntüler, gözlerden ırak olan tabloların ne dehşette olduğunu anlatmaya yetmiyor mu? Gördüğümüz manzaralar duygusal devinimler yaşatırken görmediklerimizi yok mu sayacağız?

Hasan el-Benna şehit edilirken onu defnetmeye götüren kadınlardı. Mahkemelerde görüntülere yansıyanlar kadınlardı. Annelerimiz, bacılarımız, eşlerimiz hayatı ve çilesini bizimle belki bizden fazla göğüsleyen aziz insanlar… Siz ne muhteşemsiniz!

Allah’ım!  Sen şahitsin. Sen her şeyi görensin. Sen hükmünü hükümlerin üstünde bir hüküm olarak verensin. Ateşin köz köz yakıp durduğu sinelere ferahlığı ancak Sen verirsin. Dağına göre kar yağdıransın. İman ettik. Bu acıyı ve çileyi eritecek, göğüsleyecek, zalime içi kan ağlasa da kızılcık şerbeti içtiğini söyleyecek izzeti veren Sensin. Kime gidecek bu insanlar, kime gidecek bu mazlumlar.

Allah’ım! Mısır şehitleri canlarıyla İslam’ın izzetini yücelttiler Sen de onları yücelt. Öyle ki katında razı olduklarından/olanlardan olsunlar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.