Omzumdaki Kudret Elisin (Yusufilere ithafen)

Sezgin ÖZBAY

Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selâm da O'nun pak Rasûlüne olsun.

Bugün yazı yazamayacaktım. Sanki dünya ve ahiret omzuma binmiş, sanki kâinat dolusu bela var başımda… Sanki hüznüm hiç bitmeyecek ve beni eritirken kendisi büyüyecek, semirecek ve her yeri kaplayacak. Sanki şu yaşadığım hüzün beni durduracak… Yerinde saymak da ne ki, sanki her gün biraz daha geriletecek…

Sonra sen geldin aklıma… Ben özgür olduğum halde dünyaya sığamıyorum ama sen? Senin nurdan kanatların mı var ki dört duvar arasında sıkılmıyor, sıkılsan da çıkıp, dolaşıp geliyorsun?

Yine iki bayram arasındayız, senin ailenden ayrı geçirdiğin bir bayramı daha geride bıraktık. Kaç on bayram geçti zindanda? Yine ailen gelemedi mi ziyaretine? Yahut geldi de arama tarama derken evladının saçını okşayacak zaman bile bırakmadılar mı sana?

Omzumdaki kudret elisin, Yusuf! Üzerime çullanan sorunların, sorumlulukların, ağırlıkların altında ezilirken bana destek olan en güzel şeylerden biri senin sabrın. Senin metanetin, edebin, o dimdik duran ve Hakk'tan başkasına eğilmeyen başın ümit aşılıyor yılgın gönlüme… ‘Pes etme! Biraz daha sabret! Selamete çıkacaksın.' diyor duruşun. Eşin ve çocukların, annen ve baban, seni seven ama dokunamayan yakınların düştükçe aklıma, dertlerimden, dert ettiklerimden utanıyorum. Ama yine de herkesin derdi kendine göre ve herkese cüssesine göre yük veriliyor.

Biliyorum yükün ağır… Biliyorum, yetişemediğin yakınların, yetişemediğin sorunlar yüreğini kanatıyor. Belki taziyesine katılamadığın yakınların rüyalarına giriyor. Belki hasta evladın, eşin aklından çıkmıyor. Eminim ki ümmetin derdi seni uyutmuyor; dünyanın bir ucundan girip, diğer ucundan çıkıyorsun. Kendini unutup ümmetin haline ağlıyor, sabah namazının vakti girince kendine geliyorsun belki. Ama yüreği daralmışlara, yeryüzü kendisine dar gelmişlere, hüzne boğulmuşlara da dua etmez misin?

Ey Yusuf'un kardeşi Yusuf! Etrafında hüzünden duvarlar çekilmiş özgür mahkumlara da dokunsun dilinden dökülen dualar.

Özgürlüğün mahkumiyetini bilir misin ey Yusuf? Hayalinde bir dünya vardır ama onda yaşayamazsın. Kendini bir yere de hapsedemezsin, çünkü hayat devam ediyordur. Sanki her şey üstüne gelir de kaçamazsın. Her şey sana muhaliftir ama sesini çıkaramazsın. Böyle bir mahkumiyet düşün ey Yusuf'un yareni Yusuf… Ve bundan sonra dualarına bu, dünyaya sığmayanları da ekle lütfen. Ekle ki, arafta yaşayan ruhlar sükunete kavuşsun ve dünya zindanında yaşamak zorunda kalanlara Rabbim senin dilinden bir inşirah bahşetsin.

Bu bir şiir değil, bir edebi metin değil, bir dua talebidir. Benimle birlikte bütün hüzünlü gönüllere dağıtsın Rabbim hüzün bulutlarını tarumar eden rüzgarları… Âmîn…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.