Papazı aldılar ama

M. Emin ÖZMEN

Adı: Andrew Craig Brunson.

Görünen İşi: İzmir'deki Evangelist Kilisesinin Rahipliği.

Gerçek İşi: Kendi inanışlarına göre en son fethedilecek olan Edon (Türkiye)'da, misyonerlik faaliyetleri yapmak.

Adı geçen Rahip, Ortadoğu'daki mazlum halkların mazlumiyetlerinden istifade ederek, evangelist fikirlerini empoze etmeye dair faaliyetleri var; ama örgüt üyeliği yapmakla suçlanıyor.  Bu anlamda Kürtlerle yakından ilgileniyor, PKK'lıların iltica işlerine bakıyor, hatta aralarında ayinler dahi düzenliyor. Suriye coğrafyası ile de yakından ilgileniyor. İddialar böyle.  

Tabi Evangelizm'den de hareketle, asıl maksadının “Büyük israil” olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar, Hz. İsa (as)'nın gelişini çabuklaştırmak için Yahudilerin amaçlarına hizmet etmeyi, inanışlarının gereği sayıyorlar. Çünkü Evangelistler, Yahudilerin seçilmiş ırk ve onlara vaat edilen toprakların olduğuna inanıyorlar.

Bütün bunların olması için kaotik bir ortam gerekiyor. Sözde bu kaosun neticesinde; iyiler ile kötüler arasında gerçekleşecek olan “Armageddon” denilen kıyamet savaşından sonra, kendilerinin istediği Tanrı Krallığı gerçekleşecek.

israil'in kuruluşundan günümüze, Ortadoğu'daki birçok olayın yukarıdaki saçmalıklara göre oluyor olması, aslında bu Evangelist sapkınların ABD'nin dış politikası üzerinde ne kadar etkin olduklarını gösteriyor.

İsterseniz birazcık konuyu değiştirelim. Ya da konunun bir başka veçhesine bakalım.  

Bilindiği üzere FETÖ yapılanmasının başı olan şahıs, halen Amerika'da ikamet etmektedir. Kendisinin “İnsanlığa Karşı İşlenen Suç” kategorisinde değerlendirilebilecek askeri darbe girişimi görmezlikten geliniyor ve Türkiye'ye iade edilmiyor.

Tabi aradan geçen süre, bizler için taşların yerine oturması açısından önem arz ediyor. Bilindiği üzere bu grubun bir zamanlar hükümetle güllük gülistanlık şeklindeki ilişkileri, “One Minute” olayından sonra parçalı bulutlu olmaya başlamıştı.

israil tarafından istenmeyen MİT Başkanı Hakan Fidan'ın görevde kalması, bu yapılanmanın hükümete karşı daha da sertleşmesini beraberinde getirmişti. Dershaneler işin görünen kısmı ya da bahanesiydi.

Bakan çocuklarına yapılan operasyonlar, Adana'da MİT tırlarının durdurulması gibi faaliyetlerin hepsi, israil'in güvenliğini sağlamaya yönelik eylemlerdi.

Filistinlilerin israil'e salladıkları yalandan füzeleri bahane ederek, Yahudi çocuklarının yaşadıkları korkuları derinden hisseden malum zat ile Tanrı'yı kıyamete zorlayan Rahibin yollarının kesişme noktası hayli ilginçtir. Belki de bu yüzden “Ver papazı al papazı” şeklinde bir pazarlık argümanı geliştirildi.

Tabi güçlü olan papazını aldı. Brunson, PKK ve FETÖ ile bağlantılı casusluk suçlaması ile yargılanmıştı. 35 yıl hapsi isteniyordu. Ancak işin “Al papazı” kısmı gerçekleşti ve Rahip elini kolunu sallaya sallaya ABD'ye gitti. Devlet başkanı gibi karşılandı.

Pazarlığın “Ver papazı” kısmı ise gerçekleşmedi.

Dedik ya güç meselesi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.