Prof. Dr. Tekin: Ramazan, sadece aç kalma ayı değil, Kur'an'ı raflardan indirip kalplere indirme ayıdır

Prof Tekin, "Bu ay, vahyin yeryüzüne rahmet olarak inişinin yıldönümüdür. Kur'an'ın indiği bir zaman dilimi, elbette sıradan olamaz. O hâlde Ramazan, sadece aç kalma ayı değil; Kur'an'la dirilme ayıdır. Kur'an'ı raflardan indirip kalplere indirme ayıdır."

Ramazan ayının amacının insanı aç bırakmak değil, bilinç ve irade kazandırmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Tekin, gün boyu helal olanı terk eden müminin harama karşı daha güçlü durmayı öğrenerek nefsinin arzularını kontrol altına alabileceğini ve yaşamın diğer alanlarında da ölçülü davranabileceğini vurguladı..

Tekin, Ramazan ayının sıradan zamanların ötesinde bir zaman olduğunu dile getirerek, "Ramazan, sadece takvimde yer alan bir ay değil; kalbin yeniden inşa edildiği, ruhun arındığı, insanın kendisiyle ve Rabbiyle yüzleştiği ilâhi bir mevsimdir. Bu ay, sıradan zamanların ötesinde bir zamandır. Çünkü onu diğer aylardan ayıran, bizzat Allah Teâlâ'nın ona yüklediği manadır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: 'Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğruyu yanlıştan ayıran apaçık deliller olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.' Ramazanı değerli kılan en büyük hakikat, Kur'an'ın bu ayda indirilmiş olmasıdır. Bu ay, vahyin yeryüzüne rahmet olarak inişinin yıldönümüdür. Kur'an'ın indiği bir zaman dilimi, elbette sıradan olamaz. O hâlde Ramazan, sadece aç kalma ayı değil; Kur'an'la dirilme ayıdır. Kur'an'ı raflardan indirip kalplere indirme ayıdır." dedi.

"Oruç mideyi değil, nefsi terbiye etmelidir. Açlık sadece bedende değil, dilde, gözde, kalpte de hissedilmelidir"

Ramazan ayının büyük bir fırsat olduğunu hatırlatan Tekin, "Resûlullah Aleyhisselam Ramazanın kıymetini şu müjdeyle dile getirir: 'Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.' Ne büyük bir fırsat! Bir ay boyunca sabır, takva ve ihlasla geçirilen günlerin neticesi, geçmiş günahların affı… İnsan daha ne ister? Ancak bu bağışlanma kuru bir açlıkla değil; iman ve ihlasla mümkündür. Oruç mideyi değil, nefsi terbiye etmelidir. Açlık sadece bedende değil, dilde, gözde, kalpte de hissedilmelidir. Çünkü oruç, Allah'ın ifadesiyle takvaya ulaştırmak içindir: 'Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı; umulur ki sakınırsınız.' Demek ki Ramazanın hedefi aç bırakmak değil, bilinç kazandırmaktır. Nefsin arzularını dizginleyebilen insan, hayatta da ölçüyü koruyabilir. Ramazan, irade eğitimidir. Gün boyu helal olanı terk eden mümin, harama karşı daha güçlü durmayı öğrenir." şeklinde konuştu.

Tekin, "Peygamber Efendimiz Aleyhisselam, bu ayın rahmet kapılarını şöyle tasvir eder: 'Ramazan geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.' Bu hadis, Ramazanın manevi atmosferini anlatır. İlâhî rahmet adeta sağanak gibi iner. Ancak zincire vurulmayan bir şey vardır: insanın kendi nefsi. Eğer kişi Ramazanı gafletle geçirirse, zincirli şeytandan değil; serbest bırakılmış nefsinden zarar görür. Ramazan aynı zamanda paylaşma ayıdır. Açlığın ne demek olduğunu bizzat yaşayarak öğrenen mümin, fakirin hâlini daha iyi anlar. Resûlullah Alehisslam Ramazanda esen rüzgârdan daha cömert olurdu. Çünkü bu ay, infakın ve merhametin zirve yaptığı aydır. Sofralar genişlerken gönüller de genişlemelidir." ifadelerini kullandı.

"Kadir Gecesi, 80 küsur yıllık bir ömre bedel bir zaman dilimidir"

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi hakkında da konuşan Tekin, "Ve elbette Kadir Gecesi… Bin aydan hayırlı bir gece. 80 küsur yıllık bir ömre bedel bir zaman dilimi… Allah'ın rahmetinin zirve yaptığı, meleklerin yeryüzüne indiği, duaların semaya yükseldiği o mübarek gece… Ramazan, içinde böyle bir geceyi barındıran eşsiz bir hazinedir. Ancak asıl soru şudur: Ramazan bizden razı olacak mı? Çünkü mesele Ramazana ulaşmak değil; Ramazanı hakkıyla yaşamaktır. Nice insanlar vardır ki aç kalır ama arınamaz. Nice insanlar vardır ki susuz kalır ama takvaya ulaşamaz. Peygamberimiz (sav) şöyle uyarır: 'Oruç tutan nice kimseler vardır ki, orucundan kendisine kalan sadece açlık ve susuzluktur.' O hâlde Ramazan, sadece bedenin değil; kalbin de oruç tuttuğu bir ay olmalıdır. Dil yalandan, gıybetten; göz haramdan; kulak batıldan; kalp kibirden ve kinden uzak durmalıdır. Ramazan bir arınma seferberliğidir." şeklinde belirtti.

"Ramazan bir ay sürer, ama etkisi bir ömür sürmelidir"

Tekin, ifadelerini şöyle sonlandırdı:

"Bugün ümmetin dağınıklığı, kalplerin katılığı, merhametin azalması Ramazanı yaşıyoruz ama Ramazanın bizi yaşamıyor olmasıdır. Kur'an'ı okuyoruz ama Kur'an bizi okumuyor. Oruç tutuyoruz ama nefsimizi tutamıyoruz. Dolayısıyla bu Ramazanı bir milat yapalım. Kur'an'la bağımızı güçlendirmeliyiz. Seccadeyle dostluğumuzu artırıp secdelerimizi çoğaltmalı, infakı artırıp kalplerimizi yumuşatmalıyız. Çünkü Ramazan geçer; fakat onun bize kazandırdıkları kalır. Unutulmamalıdır ki Ramazan bir ay sürer, ama etkisi bir ömür sürmelidir."

İLKHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Mardin Haberleri

Aydın: Ramazanın ruhunu tüccarlar olarak yaşatabilmemiz gerekir
Mardin Yıldız Kent site sakinleri: 3 aydan beri suyumuz yok, sürekli satın almak zorunda kalıyoruz
Mardin'de 6 kiloluk dev böbrek ameliyatla alındı
Mardin'de doktor, hasta yakını tarafından darp edildi
Emekli İmam Yağmurcu, 36 yıldır sürdürdüğü aktarcılıkla şifaya vesile oluyor