Ramazan Ayının Bize Sunduğu Fırsatlar

Zeynel Abidin GÜLSEVER

BİSMİLLAH

Şeytanların zincire vurulduğu bir ay olan Ramazan, bazı fırsatları da bizlere sunuyor. Yani ezeli düşmanımız olan İblis, bu ay istemeyerek de olsa bir ateşkes imzalamış durumdadır. Bilindiği gibi savaşlarda ateşkes bazı fırsatları tarafların eline veriyor.

Bu sebeple taraflar kendini toparlayıp güç toplamaya çalışıyorlar. İşte insanlığın ve özelikle de Müslümanların, müminlerin ve dava adamlarının en büyük ve kavi düşmanı olan bu lâin Şeytan, mademki bu ayda zincire vurulmuş ve sesi soluğu çıkmıyor; o zaman bunu hemen fırsata çevirmeye çalışalım. Tam bir aylık bir hazırlık süresine sahibiz.

Gerçi şeytanın talebesi hükmünde olan nefis ve insi şeytanlar her ne kadar serbest iseler de akıl hocaları yanlarında değil. İşte bu aşamada en fazla kuşanacağımız silah, tövbe silahı olmalıdır. Tövbe nedir, nasıl yapılır, nasıl kuşanılır? diye soracak olursak, cevabı çok basittir: Rabbi Rahim’i tanımaktır, O’nu bilmektir, O’na sığınmaktır ve O’nun kapısının önünden ayrılmamaktır. Nefsi, şeytanın tasallutundan kurtarıp Allah’a ram etmek, evcilleştirmek ve yara berelerden kurtarmaktır.

Nefsi, kir ve pastan temizlemektir, günah ve hatalardan arındırmaktır. Tertemiz yapıp mücadele sahasına sürmektir. Bu ay bunları başarabilmek çok kolay ve tam bir fırsattır. On bir ay süren bir mücadele ve savaş meydanına ancak tövbe silahı ile çıkılabilir.

Bizi çetin bir savaş ve on bir aylık bir muharebe meydanı, zorlu düşman ve düşmanlar bekliyor. Bu düşman ki Salihlerle, evliyalarla, Enbiyalarla savaşıp tecrübe kazanmış, hilekâr ve kalleş bir düşmandır. Ayrıca kendine kul ve köle yaptığı insi şeytanlar yetiştirmiş, nefislerimiz ise ona meyyaldir. Şeytanın çeşit çeşit, türlü-türlü silahları var. Bu silahlarla da senin üç ana cepheni vurmayı hedefliyor.

Birinci ana hedefi, nefsindir. Silahları ise şehvet, şöhret ve mal sevgisidir.

İkinci ana hedefi, kalbindir. Silahları ise kibir, ucub, riya, kin, haset vb. silahlardır.

Üçüncü ana hedefi ise aklını, fikrini vurmak için, milliyetçilik, kavmiyetçilik, meşrepçilik ve sonu izimle biten tüm fikir akımlarıdır.

Onun (Şeytanın) tüm bu silahlarına karşı sana tövbe silahı yeterli ve kâfidir. Yeter ki onu elden düşürmeyesin. Bir istiğfar ile kâinatın Rabbini ve gaibi ordularını yanına aldığını unutmayasın. Nebiyi Zişan (sav) “Günde yüz defa Estağfurullah çekerim” diye buyurması bu baptan olsa gerektir.

Bize düşen, bu ayda yani Ramazan da bunu meleke haline getirip her vakit bu silahı elde tutmak ve herhangi bir yara aldığımızda, onunla tedavi olup cihat meydanını düşmana dar etmektir. Evet, Her arınma bir kuşanmadır. Tövbe-istiğfar hem arınma ve hem de kuşanmadır.

O zaman ey mümin ve dava kardeşlerim!

Gelin hep beraber tövbe edelim. Ve şöyle diyelim; ey Rabbimiz! tövbe ettik, şehvetten ve şehvete götüren tüm yollardan.

Ey Rabbimiz! Tövbe ettik, şöhretten ve ona götüren yollardan.

Ey Rabbimiz! Tövbe ettik, mal, meta, tul-i amel ve dünya sevgisinden.

Ey Rabbimiz! Tövbe ettik, kibir, ucub, riya, gösteriş, kin, haset ve onlara götüren yollardan.

Ey Rabbimiz! Tövbe ettik, milliyet, asabiyet, meşrebiyet, mezhebiyet ve taasubiyet hastalıklarından.

Ey Rabbimiz! Tövbe ettik, tüm İzemlerden ve fikri bozukluklardan. Ve Seni, Kitabını, Habibini ve O’nun Sünnetini kılavuz eyledik, kılavuz eyle Ey Rabbimiz.

Âmin…Vesselam...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.