Soma faciası sonrası

Abdulhalim SEÇKİN

Soma’da 301 can verildi. Can verenler arkalarında gözü yaşlı, çocuk, ana ve babalar bıraktı. Devletin ailelere yapacağı kimi maddi ve sosyal desteklerle belki bir nebze acıları hafifletecektir. Ancak hafızalardaki yerlerini muhafaza edecekler ve bu meşum hadise tarihte bugün kara bir gün olarak yad edilecektir. Mezar taşlarında hepsinin doğum tarihi farklı olsa da vefat tarihleri 13 Mayıs 2014 olarak kazılacaktır. Allah cümlesine rahmet etsin. Ailelerine sabrı cemil versin.

Facianın sebep olduğu “ölüm madeni” kapatıldı. Girişlerine duvarlar örüldü. Esasında bu duvarın üzerine bir de 301 kişinin ismi bir kitabe şeklinde yazılmalı ve bu maden bir daha açılmamalıdır. Fakat öyle olacağa pek benzemiyor. Memleketin kömüre ihtiyacı var. Binlerce tonluk kömür rezervleri yeraltında gömülü bırakılamaz. Çıkarılıp insanların istifadesine sunulması gerekiyor. Ancak bu ocaklar kimseye mezar olmadan çıkarılması gerekiyor.

Yüzlerce maden ocağı “ölüm madeni” ile aynı şartlarda ve hatta daha da kötü şartlarla çalışmaya devam ediyor. Bu ocaklarda da her an bir patlamanın olup olmayacağı belli değil. Tedbirler yetersiz. Çoğunda, -belki sayılı bir kaçı hariç- yaşam odaları yok. Yaşam odalarının maliyeti yüksek olduğundan çoğu ocak bu yaşam odalarını kurmuyor. Facianın üzerinden bir hafta geçti ve tüm bu ocaklarda iş başı startı verildi. Ancak şartlar pek de çalışmaya elverişli değil.

Bu faciadan sonra bu ocaklarda sıkı denetimlerin yapılması gerekir. Şartları yetersiz olanların kapatılması en doğru şeydir. Çünkü şartları yerinde olmayanların her biri yeni bir faciaya bir davetlidir.

Bu madenlerde çalışan binlerce işçi, çalışmak zorundadır. Çünkü hepsinin çoluk çocuğu var ve onların geçimlerinin sağlanması gerekir. Başka imkânları da yok. Bu kömürde bir şekilde çıkarılacak. Ancak tehlike devam ediyor.

Kömür ocaklarında kömür tozunun oluşturduğu tehlike, karbon monoksit tehlikesi, grizu patlaması tehlikesi vs.

Çalışan işçilerin iş güvenliği ne kadar var?

Bu tehlikeler minimuma düşürülemez mi?

Çalışanların çalışma şartları ne kadar düzeltilebilir?

Bu konularda ciddi çalışmaların yapılması gerekir. Bir kişi değil, 301 kişi, 301 baba, 301 aile reisi, dile kolay... 301 hane çok büyük bir köye tekabül ediyor. Ve hepsinin aile reisi kömür ocağında can vermiş. Yüzlerce, belki bini bulan çocuk baba şefkatinden mahrum büyüyecek.

Bu facia da ihmal var mı? Ki maden yetkililerinin açıklamalarından ihmalin olduğu anlaşılıyor. Maden yetkililerinin birbirlerinden haberleri yok. Birbirlerini suçlayan açıklamaları suistimallerin de olduğunu gösteriyor. Bu ihmallerin önüne geçebilmek için ciddi ve caydırıcı cezaların getirilmesi gerekiyor. Ocak sahiplerinin ihmalkârlıklarının önüne geçmek gerekir.

Doğrusu çok üzücüdür ve esef vericidir. Facia meydana gelmeden iş güvenliği konuşulmuyor. Ancak bu tarz büyük facialardan sonra iş güvenliği, işçi sağlığı gündeme getiriliyor. İşçilerin çalışma şartları ancak bu facialardan sonra akla geliyor. Çoğu zamanda belli bir süre sonra unutuluyor. Hâlbuki bu ocaklarda binlerce işçi çalışıyorsa, bunların iş güvenliği maksimum düzeyde sağlanmalıdır. Sürekli denetimler neticesinde aksak ve eksiklikler en minimuma indirilmelidir.

Bakanlar Kurulu sonrası Bülent Arınç, facia ile ilgili, “Madenlerin kapatılması konusu geçmişte de konuşuldu. Ancak bu gerçekçi değildir. 15 milyar ton rezervi bulunan Türkiye’nin bunun yerine ithalata gitmesi Türkiye’nin cari açığını çok büyük boyutlara çıkarır. Burada insanlar ekmek yiyor, kömür yakıt olarak, ısı olarak birçok alanda kullanılıyor. Soma’da sadece bir kooperatifin 3 bin kamyonu var.  Ancak buradan çıkarılacak 15 milyar tonluk kömürün bedeli, bir kişinin bedeli değildir. Bunun için öncelikle insan sağlığı için tüm tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Yurt dışında çok daha ilkel maden çıkarma olduğu gibi en son teknolojilerle donatılmış maden sahaları da söz konusu. Türkiye olarak, en ileri teknoloji uygulayan örnekler baz alınarak hiçbir can kaybına yol açmadan bu konuda yapılacakların tümü hakkında görüş birliğine varıldı.” diye açıklama yaptı.

Bakalım zaman neyi gösterecek? Allah akibetimizi hayır eylesin. Amin…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.